0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Eski sokaklarda yankılanır sesim,
Toprakta iz bırakır çocukluğum.
Gözümde tüllenir masum bir resim,
Umutla bezenmiş yorgunluğum.
Ahşap pencereler, tozlu raflar,
Bilye oynadığımız o taş yollar,
Yüreğimi ısıtır hatıralar,
Zamanı geriye sarmaz yollar.
Annemin tencerede kaynayan aşı,
Babamın şefkatle okşayan başı,
Gözümden süzülmez o masum yaşın,
Çocukluk, ömrümün en tatlı yaşı.
Uçurtmam göklerde dans ederdi hey,
Bir fincan gazozdu en büyük şölen.
Şimdi ne o günler, ne eski ney,
Ruhumda yankılanır kalpten gelen.
Bahçede dut ağacı, dalda serçe,
Hayaller kurardık hep gizlice.
Yüreğimiz tertemiz, içimiz ce,
Geceler uyunurdu sevince.
Kırık dökük oyuncaklar sandıkta,
Saklambaç oynardık biz ay ışıkta.
Zaman akıp gitmiş sanki şaka,
Hasretim o eski, güzel anıta.
Çamura bulanırdı güzel eller,
Bizi çağırırdı serin yeller.
O günleri anar şimdi gazeller,
Mazide kaldı o tatlı seneler.
Bir mendilce saklandı ak tenim,
Çocukluk limanı, sığınır evim.
Ne kadar büyüse de bu bedenim,
Hâlâ o çocukla doludur yerim.
Rüyama girer o bahçeli evler,
Sanki kulağımda fısıldar devler.
Zamanın çarkında bükülür levhalar,
Mazide kaldı o gülümseyenler.
Gözümde bir damla yaş, dudakta ah,
Çocukluğum geçer şimdi hep sabah.
Geri gelmez bilirim, eyvah ki eyvah,
Hayaloğlu der ki, ruhuma sığın, ey mah!
Receo Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.