Hiçbir söz yoktur ki, eskiden söylenmemiş olsun. terence
Devrimkaya~
Devrimkaya~

Öyle işte...

Yorum

Öyle işte...

( 6 kişi )

3

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

118

Okunma

Öyle işte...




Gök hizasında asılı bulutların
ölümsüz umutlarını emziriyor
cenin hâlinde neşterlenmiş bir kadavra.


Afaroz edilen meydanların insansız yüzünde,
salanan düşlerin çekiç darbesinde,
düşük avazların tuz sesinde
yıkanan kalbin duvarları boğulmakta.


Sorma.


Sıvası çıplak kalan şehrin
dalgalanan karanlığını...


Kirpiğine düşen buzullar ülkesinde
sobelenmiş sancıyı.


An ve dolunay,
tütsülenmiş bir pınar eşiğinde.


Bakma,
gamzesiyle sevişen tebessümün felsefesine.


Mavi öksüren açık bir griyim, der
dışarıda şapka çıkaran anlam.


Özgür bir sanatın yazdan randevusuna
geciken ellerin
ne bilsin
deniz kokan harflerin sancısını?


Sonra,
yan masadan düşen sözcükler
düşüyor hece hece
şiirimin paragrafına.


Evet, evet...
Şiirin gelişme ve sonuç bölümü
yan masadan ikram.


Düşünsene;
yana düşen kırmızı
mayısa bulayıp,
beyaza kundaklayıp
çöpe atıyorsun.


Öyle işte...




Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Öyle işte... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Öyle işte... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Öyle işte... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
28.7.2026 23:02:31
bazı teşbihler benzetmeler okunur geçilir
bazıları ayakta alkışlanır.

öyle idi Devrim şairim.

bazı benzetmeler bir dizeyi güzelleştirir,
orda kalır.
bazıları bir şiirin tamına lolomotif olur.

bazıları ise insanın dil hakkındaki bütün ezberlerini sessizce yıkar.


şiirde ustalıkla kullanılan o kadar çok
imgelem var ki.
bütün teşbihlerin ulaşabileceği ufku genişletmiş.


aklın duvarları yavaş yavaş yerinden sökülüyor. alıştığımız anlamlar, yıllardır oturduğu koltuktan kalkıyor.

bir an geliyor,
insan kendi ruhunun hiç bilmediği bir odasında oturduğunu fark ediyor.

öyle idi Devrim şairim.

sanki biri
gerçekliğin düğmelerini çözmüş,
dünyanın üzerine örttüğü örtüyü usulca kaldırmıştı.
gördüğüm şey artık dünya değildi.
dünyanın rüyasıydı.


en içten tebriklerimi
saygı ve iyi dileklerimi sunuyorum.

eyvallah.

Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
28.7.2026 22:18:41
5 puan verdi
'mayısa bulayıp,
beyaza kundaklayıp
çöpe atıyorsun.'

burayı açsak açık açık
ceza gelir mi acaba

yüreğine sağlık...
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
28.7.2026 22:16:31
5 puan verdi
Özellikle sanatsal sancıyı ve hayata gecikmişliği ironik bir dille yakalayıp sonrasında o ağır hüznü çöp kenarına bırakıvermesi, okuyucunun zihninde uzun süre yankılanacak türden bir final sunuyor. İmgeleri özgün, dili işlenmiş ve atmosfere tamamen hâkim çok nitelikli bir çalışma. Yüreğe ve kaleme sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL