1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
unutmayı da unuttum
ah çekmeyi, ilenci
rögar kapaklarını bir bir kırdım metropollerin
sırtımda çocuk yaşta binlerce dilenci
kadim yalnızlığına örtünen kadınlardan geçilmiyordu gök
mil çektim sözlerime lady godiva geçerken
ne kadar küfür varsa sarkıttım sonra çömeldim
şaraba durduk bulutlarla
sen
kasımları sevmezsin
üşür için kasımpatılar gibi her akşam bilmez miyim
dalından vakitsiz düşen yaprakları anarsın
ne de çabuk büyüdün ah
bez bebek olurdu daha düne kadar hayallerin
sırtından çıkan bıçak acıtmazdı oyuncakların
ölülerle de oynardın
uslu kız
gözlerinden süzülen yaşlardan damıttım
yabancı zannetme bu dizeleri
nutuk değil onlar
senin
yastığı yüzüne kapayıp ağlarken
kağıt mendillerde unuttuğun büyük harfler
içinden çıkamadığın sulugöz senin
bilmem bu kaçıncı silinişim defterden
her seferinde yeni bir kalem yaptırdım esine
bir kez daha inanayım diye hissedemeyenlere
ne çare
saati mevsimi adresi yok yanılmanın
önü üç nokta sonu üç nokta...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.