0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
25
Okunma
Kapansın kapılar, başlasın o gizli gece,
Eşinle sığınırsın o en güvenli limana.
Dışarıda ne varsa yorucu, karanlık ve bilmece,
Birer birer dökülür filtresizce yan yana.
Biz bizim kalemizde dünyayı temize çeker,
Dışarının gürültüsünü baş başa uyuturuz.
Derken bir masa kurulur, yükselir neşeli sesler,
Arkadaş adımlarıyla hayatın köpüğü üflenir.
Merakla tutulur o tatlı, o kısa nefesler,
"Duydun mu?" sorusuyla anlar birden renklenir.
Çok derine dalmadan, rüzgârı arkamıza alıp,
Güler geçer, günün yorgunluğunu fırlatırız.
Ama en son dostun kapısı çalınır sessizce,
Orada maskeler yorulur, kelimeler çıplak kalır.
İçimizdeki nehir akar gider o derin gecede,
Başkası dediklerimiz, kendi yaramızdan pay alır.
Hasetten uzak, şefkat dolu o berrak aynada;
Sözler biter, birbirimizin kalbinde dinleniriz.
Dedikodu dediğimiz o kadim rüzgâr eser,
Göz göze, fısıltıyla ya da bir fincan kahvenin kokusuyla...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.