0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
50
Okunma

Bir gün anladım;
insanın en büyük savaşı
başkalarıyla değil,
kendi içinde büyüttüğü suskunluklarla başlar.
Yıllarca taşıdım içimde
bana ait olmayan yükleri.
Başkasının korkularını,
başkasının ezberlerini,
başkasının çizdiği sınırları…
Sonra bir gece
sessizliğin tam ortasında sordum kendime:
“Ben kimim?”
Cevap gelmedi hemen.
Çünkü yıllardır herkes konuşmuştu benim yerime.
Benim yerime sevinmişler,
benim yerime üzülmüşler,
hatta benim yerime susmuşlardı.
Ama içimde bir ses vardı,
küçük ama inatçı…
Yıkıntıların arasından çıkan
bir çocuk gibi diyordu ki:
“Henüz bitmedi.”
Ben de kalktım,
tozunu sildim geçmişimin.
Kırılan yanlarımı saklamadım artık.
Çünkü insan bazen
en çok yarasından tanınır.
Ey hayat!
Bana verdiğin bütün ağır sınavlara rağmen
sana küsmeyi öğrenmedim.
Ama sana boyun eğmeyi de…
Çünkü biliyorum;
başını eğen her insan yenilmiş değildir,
bazen toprağa yaklaşır ki
yeniden yeşersin.
Ben hâlâ buradayım.
Biraz yorgun,
biraz kırgın,
ama içimde hâlâ
kimsenin söndüremediği
bir ateşle.
Ve bu benim isyanım:
Bağırarak değil,
dimdik yaşayarak.
— Nafiz Karak
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.