0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
29
Okunma
İçim gidiyor, dayanamıyorum sana.
Nedir bu halin? Bıçak sırtında yürüyorsun.
Ellerin kinle yapışmış talihin yakasına.
Çizgisiz, düz, ben beyaz çamurlu, ellerin.
Sağında, kansız, hat bilmez, hudud tanımazlar.
Solunda, kanlı hümaşa bastırılmazlar
Yüzünden bir bir düşüyor, bin parça.
Bininde ayrı hasret, ayrı yalnızlık.
Sen yine de Gururla dalgalan gök yüzümde
Göğüm siyah yüzüm kara
Cengin içinden çıkıp, sakallarıma bulaşan kanla gelmek istiyorum sana.
Girmek istiyorum, saklı denizime yeşil ırmağıma
Dokunmak istiyorum, taşıma toprağıma.
Can vermek istiyorum, yalnızca sana.
Zira canıma can katan sensin.
Yüreğimdeki kabarcıkların mimarı sensin.
Yetindiğim kadar Koruyup kollamak,
Yettiği kadar da sarıp sarmalamak geliyor içimden seni.
Ama Kaderimle kalbim arasındaki sırlı bilmecesin
Mavzer de gül açar mı? Yiğit gülünü saçar mı?
Söğütten kan akar. Toprak kanı içer mi?
Siz bu bilmeceyi çözerken…
Yüreğimi kanatan söğüte sarılasım gelir..
Nedir bilmiyorum bu hissin bendeki tarifi ?
Dilimde mıhlanmış bir şarkı var oda sensin.
Gözleri bağlı şarkımdaki sözlerin.
Kime giderler, nereye giderler bilmiyorum?
Trablusgarp’a giderse, Enver paşama emanet…
Bu ne şehitlik bir sevda sana duyduğum.
İçimde uçuşan şarapnel kelebeklerini hissediyorum.
Siperli sözlerin Ateşli zincire vurmuş kalbimi.
Bu bir cezamı, bana revamı bilmiyorum?
İlkesi sensin adını koyamadığım, kızıl elmamın.
Ülküsü uğruna sönen gençlik, benim gençliğim.
Bu ne büyük bir sevda imiş?
Sevdanın Adına ülkü deyin bundan sonra
Ülkü... Ülküm...
Sana söz, teline zarar gelirse yakarım dünyayı.
Önce müttefigimi, sonra Romayı.
Göğüm siyah yüzüm kara olsa da
Sen yinede gururla dalgalan gökyüzümde.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.