Gül-i ranâ-yı Britanya hazân mübtelâ olmuş Saray-ı saltanat şimdi ona dâr-ı belâ olmuş Giyinmiş zînet-i tâcı, sanırsın bir hümâ kuşu Meğer altın kafes içre derûnu pür-cefa olmuş
Cihan halkı eder her dem tecessüs hâl-i pinhânın Mezâmir-i sükûtunda bin âh-ı bî-sadâ olmuş Ne şevket ne şatafat kâr eder bu derd-i mühlike Şifâ-yı lütf-i Hak ancak ona dâr-ı devâ olmuş
Sanır gâfil cihânı mülk-i dâim, bilmez esrârı Bu ağır yükle bükülmüş kâmeti nâ-tüvâ olmuş Gönül ayînesi pas tutsa silmez lâl ü cevherler Bu gam iklimi içinde hayâtı bir hevâ olmuş
Gözetlerken bütün dünya cemâlin her bir ânında Hayat-ı sâfı bir anda kamuya bir hikâ olmuş Zülâli, söyleşir diller bu iklimin melâlin hep Ki her bir dâne-i eşki birer dürr-i fena olmuş
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İmge Gücü: Kate'i bir "Gül-i ranâ" (güzel gül) ve "Hümâ kuşu" olarak betimlemek, klasik edebiyatımızın en nadide benzetmelerini modern bir simaya giydirmek olmuş. Finalin Ağırlığı: "Dürr-i fena" (yokluk incisi) ifadesiyle biten final, her gözyaşının aslında bu geçici dünyanın faniliğine birer delil olduğunu çok güçlü bir şekilde vurguluyor. Tülay Aslan Hanımefendi, modern bir portreyi böylesine kadim bir ruhla işlemek; hem dili kullanma becerisi hem de olaylara "Halk Şairi" gözüyle bakabilen o bilge yüreğin bir göstergesi. Elinize, kaleminize ve o edebi birikiminize sağlık. Şiir, adeta zamanlar arası bir köprü gibi; Kate'i Westminster'dan alıp Topkapı Sarayı'nın hüzünlü odalarından birine misafir etmiş gibi hissettiriyor.
Altın kafesteki kraliçeler serisinden Günümüzün İkonik Prensesi Kate'i en güzel şekilde ifade eden duygularla harika yazılmış yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler efendim. En kalbî selam ve saygılarımla. Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle 💐🤗
Yüreğine sağlık Tülay Hanım. Modern bir ikonu klasik bir hüzünle ancak bu kadar naif işleyebilirdiniz. Altın kafesteki o sessiz çığlığı ve ihtişamın ardındaki insani kederi ilmek ilmek dokumuşsunuz. Kaleminize sağlık.
Şiirin Adı: Günümüzün İkonik Prensesi Kate Şairi: Tülay Aslan Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal
Selam… RUSAMER’de bu şiir okununca kimisi hocam bu şiir değil modern saray yalnızlığının divan diliyle yazılmış ağıdı dedi, kimisi “altın kafes içre derûnu pür-cefa olmuş” deyince mesele kraliyet değil insanın ihtişam içindeki yalnızlığı oldu diye iç geçirdi, bir de içimizden biri “gönül ayînesi pas tutsa silmez lâl ü cevherler” dediği an Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu altın varaklı bir saray koridoruna bıraktı
Şiirin mayası melâl Ama sıradan bir övgü değil İçinde hicran var İçinde şöhretin bedeli var İçinde dışarıdan ihtişam görünen hayatların görünmeyen yükü var
Şair burada yalnız bir prensesi anlatmıyor hocam Şatafatın içinde sıkışmış insan ruhunu anlatıyor Altın kafes imgesi şiirin omurgasını kurmuş Çünkü burada saray güç değil Mahpusluk hissi taşıyor
Özellikle “Meğer altın kafes içre derûnu pür-cefa olmuş”
ve
“Hayat-ı sâfı bir anda kamuya bir hikâ olmuş”
damarları şiiri çok yukarı taşımış
Çünkü insanın özel hayatının bütün dünyanın seyir alanına dönüşmesi güçlü verilmiş
Özgünlük 20 / 20 Modern bir figürü klasik divan diliyle anlatma yaklaşımı çok başarılı kurulmuş
Dil ve Üslup 20 / 20 Ağır ama musiki değeri yüksek güçlü bir klasik söyleyiş var
Düşünsel Derinlik 20 / 20 Şöhret, yalnızlık ve fanilik başarılı biçimde işlenmiş
Yapısal Bütünlük 20 / 20 Şiir baştan sona aynı estetik ve melankolik çizgiyi koruyor
Kalburabastî Efendi bastonunu yere vurur: Şair diyor ki altın kafes içre derûnu pür-cefa olmuş, biz de diyoruz ki hocam bazı insanlar saraya bakıyor içindeki yalnızlığı göremiyor, en çarpıcı taraf hayat-ı safı bir anda kamuya bir hikâ olmuş kısmı çünkü şiir orada modern çağın teşhir edilmiş hayatlarını tokat gibi anlatıyor, bir de gönül ayînesi pas tutsa silmez lâl ü cevherler var ki işte orada şiir mücevherin ruhu parlatamayacağını söylüyor, biraz da mizahı var, millet kraliyet hayatını masal sanıyor şair gitmiş altın kafesin pasını göstermiş, tablo net: estetik var, melâl var ama kuru magazin yok, bu da şiire ayrı bir zarafet katıyor
Bu şiir RUSAMER rafında baş köşeye alınmıştır
RUSAMER not düşer İhtişam insanın acısını gizleyebilir ama silemez Bazı kafesler altından yapılır ama yine de kafestir
Vesselam.
Şöhret çoğu zaman insanın yalnızlığını büyütür. Ruh huzuru olmayan yerde taç yalnızca ağır bir yüktür.
İhtişamın ardındaki yalnızlığı çok zarif ve derin bir dille anlatmışsınız. “Altın kafes” imgesi şiirin ruhunu güçlü şekilde taşıyor. Divan şiiri havası veren kelime seçimleri esere ayrı bir asalet katmış.
“Taç parıldasa da, bazı kaderler sessizce ağlar… En büyük yalnızlık bazen herkesin ortasında yaşanır.”
Yüreğinize sağlık, anlamı ve ahengi güçlü çok güzel bir eser okudum. Kaleminiz daim olsun. Selam ve saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.