0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
33
Okunma
Sırtımı yasladığım gökyüzüydün, mavisini çekip aldılar,
Şimdi hangi duvara değsem, ellerim kimsesizlikten üşüyor.
Yıkıldı üstüme o heybetli gölgen, benide öylece bıraktılar,
İçimde bir yer var baba, her gün biraz daha ölüyor inan.
Hasretin, paslı bir bıçak gibi bilenmiş sabrıma...
Seni bir tabuta değil, soluksuz kalan ciğerime gömdüler.
Kimse sormadı "hazır mısın?" diye bu amansız kahrıma,
Dünya ışıklarını kapattı, benide karanlığına gömdüler.
Gidişin; bir vedadan öte, bir koca şehrin sessizce yıkılışı,
Adının geçtiği her cümlede, kan kaybediyor zaman.
Gözlerimin feri söndü, bitti bu ömrün en dik yokuşu,
Artık ne bir teselli kar eder bana, ne de bir aman.
Bir kere daha "evladım" de de, varsın kopsun kıyamet,
Sesin dünyadaki tüm gürültüleri sustursun,
Bu sensizlik değil baba, bu bitmek bilmez bir kıyamet,
Söyle, bu ağır hikaye daha ne kadar canımı yaksın baba?
Sana giden tüm yollar kapalı, gelmeye gücüm yetmiyor baba;
Ama her gece başımı yastığa değil, yokluğuna koyuyorum.
Gözyaşım toprağına sızsa, sesimi duyar mısın babam?
Benide senin gittiğin o gün, seninle beraber gömdüler babam.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.