0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
45
Okunma
GİRİŞ
Bana birisi “Türk insanını tek bir kelime ile nasıl tanımlarsın?” diye sorsaydı, hiç tereddüt etmeden “şair” derdim. En kadim çağlardan itibaren yazılı ve sözlü tarihimizde; savaşta, barışta, ağıtlarda, sevinçlerde, hüzünlerde, kahramanlıklarda, aşklarda, mitolojilerde, efsanelerde, sanatta, mimaride, medeniyette, kültürde, folklorda, estetikte, kısacası hayatımızın her alanında şiir vardır. Dilimizin bizatihi kendisi; fonetiği, vokali, ses uyumu, akıcılığı, mantığı, şiirsel bir yapıya sahiptir. Bu bakımdan dünyanın en bahtiyar milletlerinden biriyiz.
Alper Tunga’dan Karacaoğlan’a, Köroğlu’ndan Dadaloğlu’na, Pir Sultan Abdal’dan Âşık Garip’e, Bahtiyar Vahapzade’den Neşet Ertaş’a, Fuzuli’den Âşık Veysel’e, Baki’den Yahya Kemal’e, Itri’den Mehmet Akif’e, Nesimi’den Âşık Mahsuni Şerif’e, Nedim’den Orhan Şaik Gökyay’a, Dede Efendi’den Hacı Arif Bey’e, Avni (Fatih)’den III. Selim’e, Muhibbî (Kanunî)’den Nefî’ye ve adını burada zikredemediğimiz binlerce şairimiz başlı başına bir kültür hazinemizdir. Her biri tek başına bir akademidir.
Bu şiir kitabının adına “Seyhan Havzasının Çocukları” adının verilmesinin sebebine gelince; tüm Türk ülkelerinin her köyünün, her beldesinin, her ilinin, her obasının mutlak surette bir hikâyesi, bir şiiri, bir ağıtı, bir türküsü vardır. Seyhan Havzası, bir kolu Sivas topraklarından, bir kolu Binboğalardan doğup, yüzlerce derenin çayın katılması ile Torosları aşıp Çukurova’nın üst kısmında birleşerek Akdeniz’e dökülen yaklaşık 20.600 km karelik alanı içine alan bir havzadır.
Tarihin en eski çağlarından itibaren onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış bir havzadır. Malazgirt Zaferinden (1071) sonra Oğuz aşiretleri, boyları, obaları Anadolu’nun her yerine olduğu gibi, Seyhan havzasına da gelip yerleşmişlerdir. Ağırlıklı olarak Avşar, Kınık, Yüreğir, Bayat boyları yerleşmiştir. Yörük, Farsak diye de adlandırabileceğimiz bu Türkmen aşiretleri, bölgenin kaderinde de etkili olmuştur. Tabiidir ki, biz burada bu bölgenin tarihini, coğrafyasını detaylı olarak anlatacak değiliz. Konumuz gereği bizi daha çok ilgilendiren, bu bölgenin gönül insanları olan Karacaoğlan, Dadaloğlu, Âşık Garip gibi yüzlerce şair ve ozan yetiştirmiş olan, ünleri ülke sınırlarının dışına taşmış olan bu insanların penceresinden bakarak, bir nebze olsa da katkı sağlamaktır. Bunu başarabilmişsem ne mutlu bana.
Ejder YURTTAŞ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.