0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
98
Okunma
Terinos mutfağa girdi,
sessizlik vardı ocakta.
Eski çaydanlık
köşede duruyordu,
sanki kırgın,
sanki unutulmuş bir hatıra.
Elini uzattı,
sapını tuttu usulca.
“Ne çok sabah gördük seninle,” dedi,
“Ne çok akşam geçirdik birlikte.”
Kaynayan suyun sesi
bir zamanlar evin kalbiydi,
şimdi susmuştu.
İçinde
Keliternos’un telaşı,
Timenos’un gülüşü,
Tontonitos’un ayak sesleri
saklıydı.
İki gün sonra
yenisi geldi.
Parlak, sessiz, yabancı.
Keliternos dedi ki:
“Bunu çöpe koyacağım,
belki başka bir eve gider.”
Terinos sustu.
Gözleri çaydanlıktaydı.
“İnşallah,” dedi içinden,
“iyi bir aileye düşersin.
Çayı güzel kaynatan,
kıymet bilen bir eve…”
Sonra yavaşça ekledi:
“Bizimle çok yaşadın sen,
bizim kadar eskidin.”
Ve o an anladı Terinos:
Bazı eşyalar
atılmaz…
uğurlanır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.