1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
18
Okunma
Yüreği yaralı, bakışı bıçak,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
Ona ne bir yuva, ne sıcak kucak,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
Dünya bir han ise, o garip yolcu,
Belli değil sağı, ne de bir solcu.
Sırtında yüküdür kederin borcu,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
Ne bir dayanağı, ne tutan eli,
Sanki bir fırtına, sanki bir deli.
Kırılmış kanadı, bükülmüş beli,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
Gözünde birikmiş bin yıllık hüzün,
Feri sönmüş artık o eski yüzün.
Anlamı kalmamış baharın, güzün,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
Minnet eyleyerek boyun eğmemiş,
Namert sofrasına eli değmemiş.
Gönül hırkasını kimse övmemiş,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
Toprak çağırdığında biter bu çile,
Gerek kalmaz artık tek bir tek dile.
Karışıp giderken toza ve yele,
Geziniyor öyle mesbursuz adam.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.