1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
100
Okunma

Duvar dibine çökmüş,
ellerini ovuşturur bir yaşlı…
Eğmiş başını önüne,
sanki dünya sırtına binmiş gibi.
Eğilip yüzüne baktım—
sakalı birbirine karışmış, titriyordu.
Omzuna dokundum usulca,
kaldırdı başını…
Boncuk boncuk yaş akıyordu
fersiz, yorgun gözlerinden.
“Hey amca, kimsin?” dedim…
Ses yok.
“Kimsen yok mu?”
Başını yana salladı—
bir ömrü inkâr eder gibi.
“Gel amca,” dedim,
“sıcak pide aldım…
beraber yeriz.”
Usulca doğruldu,
utandı…
“Ya sen?” dedi kısık sesle.
“Var amca,” dedim,
“ben yine alırım,
sen beni düşünme…”
Bir çay demledik sonra,
beyaz peynir, zeytin…
Karnımız doydu belki ama
içimiz…
biraz daha eksildi.
Amca dertliydi,
amca yorgundu…
Ben sustum—
o sustu…
Gece ikimizi de dinledi.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.