5
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma

Geceler vardır,
Ölümün bile sustuğu,
Kendi gölgesinden ürktüğü...
Sessizliğin çığlığı dolar odalara,
Hasret, kör bir bıçak gibi
Yuvalanır karanlığın köşesine ...
En çok,
Anlaşılmamak yorar insanı.
Sözcükler düşer dudaktan,
Yabancı bir dilin taşları gibi.
Dinleyenin duymadığı
Duyanın anlanamadığı ...
Her bakış bir yargıç,
Her suskunluk bir hükmün mührü.
İçinde binlerce cümle konuşurken,
Dışarıda dilsiz bir heykelsindir.
Gülüşün bile tercümeye muhtaç kalır,
Yalnızlığın ülkesinde ...
Ve insan,
En çok anlaşılmadan ölmekten korkar.
Göçüp gidecektir toprağa,
Ama kalacak olan hikâyesi
Yarım kalmış bir cümle,
Çözülmemiş bir sır gibi
Asılı kalacaktır havada.
Belki bir rüzgâr savurur,
Belki bir yağmur siler izini ...
Bazı geceler vardır
Ölüm bile susar
Susarken dudaklar sevgiliye ...
Ve sabah ile gecenin uzaklığı
İki dudak arası mesafedir ...
Çağdaş DURMAZ
5.0
100% (8)