22
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
329
Okunma
Gelme ecel, gelme…
Dur!
Nereye böyle?
Sanki bütün yapacaklarımı yaptım da geliyorsun,
sanki eksiksiz bir defter bıraktım da kapıyı çalıyorsun.
Daha içimde yarım kalmış dağlar var,
önümde sıralanmış hayaller,
arkasında bir başka dağ,
onun ardında bir başka ömür arzusu…
Yetmezdi bir ömür,
yetmezdi bir dağ silsilesi kadar zaman,
ben daha kendime bile yetişemedim.
Daha kendimi düzeltemedim ecel,
daha nefsimin pasını silemedim,
daha içimdeki çocuğu büyütemedim,
içimdeki kul’u diriltemedim.
Dur biraz…
Elimde yarım projeler,
yüreğimde yarım iyilikler,
dilimde yarım dualar var.
Daha torun kokusu çekmedim içime,
daha bir kenara çekilip
“şimdi kendim için yaşayacağım” diyemedim.
Hep koştum,
hep erteledim,
hep “yarın” dedim…
Şimdi sen mi geldin?
Gelme ecel, gelme…
Bak söz veriyorum;
eski ben olmayacağım.
Yarım bırakmayacağım secdelerimi,
geciktirmeyeceğim tövbemi.
Ateşe atılmadan
ateşi söndüreceğim içimde.
Nefsimi dizginleyeceğim,
gönlümü arındıracağım.
Biraz daha mühlet…
Biraz daha sabah…
Biraz daha ezan sesi…
Git şimdi.
Git hele…
Ben kendime geleyim.
Çünkü ben daha tamam değilim,
ben daha hazır değilim,
ben daha kul olamadım.
Gelme ecel…
Şimdi değil.
Ama bir gün geldiğinde
kapıyı çal usulca—
beni secdede bul.
ALİ RIZA COŞKUN ©
---------------------------------------
Dost Kaleminden;
hosoglu, @hosoglu
Ah ettim kendime, yanıyor içim
Dertlerim sıralı, kalmadı seçim
Belki de bitmişim, belki de hiçim
Talihim tersine dönmeden gelme!
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.