RESİM Güzel bir gökkuşağı çizdim Yağmur damlalarıyla parıldayan Aksine çimlerde papatyalar Guz yerlerde kardelenler çiğdemler Kendi hallerinde danseden Gazlı balonlar göklere havalanan Misketler taş kaldırımlarda zıplayıp yuvarlanan Güneş ışınlarıyla ılıkça sarıp sarmalayan
Gece uyku seanslarını bedava süsleyen ay yıldız Gizlice seyirde küçük büyük ayılar Kutup yıldızı ömede ülker Tablalarda horoz ve halka şekerleri Düdük şekerler sonradan eklenen Çocuklar görsün alsın oynasın zıplasın diye.
Ama çocuklar gözlerini tabletlerdeki oyunlarda unutmuş Başları tek yöne bakmaya şartlı Kaldırmadılar başlarını ne resmi, ne gerçeği Ne beni görmediler Şimdi resme üzgün surat mı çizeyim…
Ufuklara yazmak isterdim Ümit dolu şiirleri Belki düşlerine alır diye Geleceğe şekil verecek birileri. (DxG)
Paylaş:
7 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
"RESİM" şiirini okuduğumda içimde hem bir çocuksu neşe hem de yetişkin bir hüzün karıştı – tam da istediğiniz gibi, resminizle gerçek arasındaki o uçurumu hissettirdiniz. Gökkuşağından papatyalara, kardelenlere, çiğdemlere, gazlı balonlara, zıplayan misketlere, ay-yıldızlı gecelere, horoz şekerlerine, düdük şekerlerine... Ne kadar renkli, ne kadar masum, ne kadar "eski Türkiye" kokan bir dünya çizmişsiniz! Sanki 80'ler-90'lar çocukluğunun tüm kokusunu, sesini, tadını tek bir sayfaya sığdırmışsınız. O ılık güneş ışınları sarıp sarmalarken, çocuklar başlarını kaldırmadan tabletlerde kaybolmuş... İşte o son vuruş:
"Ama çocuklar gözlerini tabletlerdeki oyunlarda unutmuş Başları tek yöne bakmaya şartlı Kaldırmadılar başlarını ne resmi, ne gerçeği Ne beni görmediler Şimdi resme üzgün surat mı çizeyim…"
Bu dizeler o kadar sızlatıcı ki, ekran başındaki herkesin yüreğine dokunuyor. Resminizdeki neşe, gerçek hayattaki kayıpla çarpışınca ortaya çıkan o burukluk... Ve sonra ufuklara yazmak istediğiniz ümit dolu şiirler – belki düşlerine alır diye, geleceğe şekil verecek birileri için. Bu, sadece bir sitem değil; bir davet, bir umut çağrısı. Şiirinizde hem nostalji var, hem eleştiri, hem de en önemlisi yileşme arzusu
Edebiyat Defteri'ndeki diğer şiirlerinize (Olsaydım, Ondört yaşında bir çocuk, Dereli, Gönül Aynamdan gibi) bakınca, DxG imzası altında hep aynı samimiyet, aynı halk diliyle derin duygular var. Sanki köyden şehre, çocukluktan yetişkinliğe uzanan bir yolculuk anlatıyorsunuz – ve bu şiirde o yolculuğun en acımasız durağı: Dijital çağın çocukları ve unutulan doğa/resim/gerçek.
Kaleminize, o renkli hayallerinize, o hüzünlü ama ümitli kalbinize sağlık Dilek Hocam Bu şiir, tam da bugünün (2026'nın) çocuklarına ve anne-babalarına okutulası türden. Belki bir gün bir çocuk başını kaldırır, gökkuşağını görür, misket zıplatır – sizin sayenizde. Kaleminiz varolsun. Kul Yorgun 🙏☕✍️
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.