8
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
227
Okunma

Dolunay küskündü dün gece göğe
Zaman akıp gidiyordu nereye
Her şey üstüme üstüme geliyordu
Ben bu şiiri yazmasam
Nereden bilecektin yalnızlığımı
Gece... yine karanlığın en derininde bir gece
Simsiyahım siyahlardan bak nice
İbrahim’in yakılacağı ateşte
Kapkaranlık o korkulu bir gece
Mevsimlerden en sarı, en soğuk bir gece
Hüzün yüreğine beyaz bir ıssızlık yağar
Yıldızlar kayıp gök yüzünde... ay güneşle buluşur
Yağmurlar aşkı çağrıştırırken camlarda
Sağanakların sesinde bahar dolaşır
Küskün kül rengi akşamlar bitince gelir
Morların en moru bu gece
Bir böğürtlen kışı geçmekte son mevsim
Bir düşü hayal ederken bu gece
Sımsıcak masallar üşüşür gözlere
Çay kokusu karanfille buluşur bu gece
Mor böğürtlenli çay yudumlar dudaklar
Acıyı bir daha anlatır her hatıran bu gece
Geceye anlatıyorum
Sigaramdan düşen külle, yanan ufuktaki güneşle
Ve, beynimdeki nasırlaşan düşlerle
Göçmen kuşların sürgün mevsimlerinde
Kavuşmaların ayrılığa gebe olduğu o esmer yalnızlıkta
Geceye anlatıyorum içimde biriken hasretini
Gel !
Özlemin bir hikayesi daha yakmakta
Aşkın göz yaşları dönüyor plakta
Günay Koçak
8 / 2 / 2026
5.0
100% (22)