1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma

İstemem..
İstemem o sahile vuran köpükleri yeniden görmek,
İmbat’ın tuzuyla yanan tenimizde
birbirimize tutuştuğumuz o anı.
Bir cırcır böceğinin bitimsiz, erkek sesli şarkısıydı
içimizde zonklayan o deli yaz.
Aşkın o hem kumlu hem taşlı zemininde
kur yapıyorduk hayata, birbirimize.
Ayaklarımızın altı hep mıcırlıydı, evet.
Her adım bir sızı, her adım bir haz.
Ben, o dağların efendisi, o beyaz kartal,
sana en vahşi, en ürperten serenadımı söylüyordum.
Sesim rüzgara karışıyordu, rüzgar dalgaya, dalga sana...
Sahi, duymuş muydun?
Sonra o an...
Göğün kararmasından hemen önce,
deniz kabuklarının arasına gizlenmiş
o kayıp, tek terliğini buluşumuz...
Belki de son masum anımızdı o telaş.
Sonra gök, yüzünü bir fırtınaya kiraladı.
Ne olduysa, o an oldu.
Ne bir söz, ne bir veda.
Sevgi, bir gelgit gibi ansızın çekilip gitti.
Sadece dalgaların değil, hayatın da sesi kesildi.
Akçay sustu, İmbat sustu.
Ve o beyaz kartal...
bir daha hiç ötmedi...
Hasan Belek
05 07 2025
Akçay
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.