1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
218
Okunma

Yürüyordum onlarca odanın arasından
Kenetlenmişti isli duvarlar
Sırt sırta vererek
Şövalye zırhlarını kuşanmış halde
Kokusu sinmişti her yere
Yeni dönülen atlı seferlerin
İspanyol avlusunda…
Açılmasını beklemezdim
Sabahın perdesinin
Karanlıkta atardım kendimi
Gündüzü emen topraklara
İspanyol avlusunda…
Toplanırdı geniş şapkalar
Akşam omuz vurunca güne
İspanyol ateşinin başında
Çalınırdı titrek romanslar
Gecenin yanağını okşayan
İspanyol avlusunda…
Gerek kalmazdı yağmura
Ayaklandırırdı kadınların gülüşü
Ezgin açan çiçekleri
Biteviye fışkıran yeşilliği
Çok kurak diyarların fatihlerini
Uğurlayan
İspanyol avlusunda…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.