13
Yorum
43
Beğeni
5,0
Puan
1381
Okunma

kıraç topraklarımın ana erkil’i
Rüveyda duruşlu gönül revanım
baksan görürdün huzur denizlerimde deli bir mavi
umuttur belki de senden
usul usul gidenim
asude bir gönül engini
şirazesini bana kör düğüm bağlamış
incecik ruhumun ömür yası
Zühre yıldızımdın bir baksan
belki de dağılırdı ufuklarda
seninle muhacir yalnızlığım
nice öfkenin kederli yalnızlığı
tutmuş benimde iki yakamdan
titretiyor bütün bam telimi
halimi arzdır belki de ezeli geçmiş günlerden
dağılan cümlelerin öznesi bu yerde
dokunur sonsuz bir emir
yedi kat arş ötesi...
bu sabah yine rıhtımında dolaştım
delice savruluşlarımla
gönül yaralarım kanadı
bilsen bu gözlerim, hep seni, hep seni aradı
bir kırmızı gül kadar "aşk" kanadı
sorma bana o eski günlerden
bir canım var kanatları kırık
vahasındayım çöllerin
hayali serap gibi duran dünyamda
gözlerin tutsağıyım ben
gel desen de gelinmiyor
aşk bu istesen de silinmiyor
kıyılarında çok bekledim seni
turnaların telli kanadına
bir kanat daha taktım
acıların gül yanında
sen söyledin adını
ben dinledim "aşk" diye...
pırıltısı gözlerimi kamaştıran
ay yüzünden bakar gibi
içimdeki bir bana fısılda
yorgun halimin afili düşlerinden
güneyin kahır denizlerinde
defne kokulu kadim zeytin ağacıyım ben;
asi bir gülümseme ile bakma bana
sıcağında bir ömür yandım
yağmurlarınla ıslandım
ve seninle hüzünlendim
koca çınarların kadar dert gördüm
hepsi de bu kış yaprağını döktü
bir kader yokuşunun
kıyısında sıcak bir Akdeniz
dalgaları beşik bir o yana bir bu yana
bir bilsen beni
gözlerinden başka
aynadaki bir "sen" öptü...
27/01/2021 İskenderun
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.