1
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
664
Okunma
Yoruldum
Kara yıldızları gecelerle doyurmaktan
Bir masalla boy ölçüşecekti hüznüm
Gölgeler çökmeseydi düşlerime
Yapmasaydı “Dalgaların Efendisi”
Pabuçlarını giyip gitmeseydi
Bulutlardan koşar adım gelecektim
Dost olmak için ölümle, kaldırımları sökecektim
Yollarında heykelcilik oynamaktan bıktım
Çiçekleri sulayacak aynam yoktu hamhalat dünyada
Ay ışığında misket oynarken çocuklar
Saatimin karanlığa kurulduğunu nereden bilecektim
Ölümü geceye sordum ve duruldum
Üstümden garipliğim akar akşam sularında
Sulara gömülür acının gücünü denediği ne varsa
Suların esintisi beslermiş düşleri
Karanlığın direk mahkûmu yüreklerde
Islak kirpikleri her silişimde
Günler can çekişir avuçlarımda
Martı çığlıklarını taklit eder feryadım
Sokak lambaları yanaklarımda söner
Ve bülbüller şakırken karıncalar etrafımda fır döner
Hayallerim salkım-saçak asılı ölüler evinde
Seraplardan öte umutlara sarıldım
Mahur bir şarkı düşer dudaklarımdan
Denizlere salınırken kımıltısız akşamlar
Kimsesiz çobanın düşlerinden farksızdır yüreğim
Ben hep üzüm karası gözleri özlemekten yoruldum
Celil ÇINKIR - DELİBAL
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.