Akıllı bir insan kazandığı paranın bırazını, aldığı nasihatın ise birçoğunu bir yana koyar. harry carns

Oyun Şiirleri

Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Oyun" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Oyun ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Oyun" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Oyun ile ilgili " 2062 " şiir aşağıdadır.
Petrol yanıyor
tekerlekler dönüyor
ve ben gidiyorum...


...
Devamını oku »
Bu asil milleti ayı görüpte
Köprünün başında sayın dediler
Kurdele madalya halı seripte
Üç beş çapulcuya soyun dediler.

...
Devamını oku »
Ellerim dermansız,
Kaybolmuş gibiyim yalnızlığımda.

Ayağıma dolanmış dikenli teller,
Kaçmak, sıyrılmak istiyorum.

...
Devamını oku »
Hani ölümü çeyrek geçe gelecektin
Şakacıktan beni kandırıyor,
Benimle oyun mu oynuyorsun?
Bazen bulutların ardına saklanıyorsun
Ve ben gözlerimi gökyüzüne dikiyorum,

...
Devamını oku »
oysa bizim aşklarımız sandıklarda saklıydı
oyuncak olmuş aşk sözcükleri
oysa bizim içimizde kurşun gibi saplıydı.

Şimdi aşklarda veresiye

...
Devamını oku »
Güven kalelerimin bombalanıyor tümü

Benziyor, bilmiyorum; kıyamet bugün mü


...
Devamını oku »
Bir ben miydim sevdalı, bir benmiydim konuşkan
Karıncaya ben mi basmamalıydım yalnızca,

Sustum sonra,
Yıldızları yeniden saydım tek tek,

...
Devamını oku »
Bizler, bulduğumuz yavru kedileri, dedemin kızacağını bile bile korumak için bizim bahçeye taşıyan masum çocuklardık.Her zaman tek hedefimiz vardı; OYUN. Her şey, oyundan ibaretti bizim için. Kedilerin, annesi olurduk. Bazen dedemin taklidini yapar, eğlendirirdik ufacık yüreğimizi. Baktık karnımız acıkıyor, bir soluk eve koşup, yarım yamalak doyurup karnımızı, tekrar oyuna koşardık. Hatta bazen, sırf tekrar çıkabilelim diye, arkadaşlarımızı da sürüklerdik evimize. Annemiz kızmasın ve tekrar yollasın diye. Bazen gece yarılarına kadar birlikte vakit geçirirdik mahallenin çocuklarıyla. Mahalleye yeni taşınan bir çocuk varsa hele, canla başla aramıza katmaya çalışırdık. Onu tüm oyunlara çağırır, bizden olsun diye uğraşırdık. Çünkü o zamanlar; dil, din, ırk ayırmıyordu hiç bir çocuk. Ne günlerdi.. Ne "güzel" günlerdi öyle..
Toplumumuz, kabul etmiyordu, sindiremiyordu hiç bir suçu. Toplumumuzda, suç yok denecek kadar azdı. Kapılar kilitlenmiyordu, daha ne olsun? Toplumumuz, duyarlıydı bir zamanlar. Şimdi, kulaklarını tıkayıp, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek sürdürüyor yaşamını. Şimdi toplumumuz, sadece kendi çocuğunu düşünüyor. Ve işte şimdi bizler , korkan anneler, korkan babalarız! Sapık düşünceleriyle, çocukları katleden onca insanın, sırf aşık olduğunu için" hafifletici neden" olarak gösterilmesiyle , her an çıkabilmesi korkusuyla yaşayan, korkak anne babalarız!Çocuğumuzun dışarıya çıkmasından bin bir evhama kapılan, Okuldan dönerken, birinin onu kaçırması korkusuyla, kapının önünde çocuğumuzu bekleyen, aciz anne babalarız. Oysa ben, bu yaşıma kadar, birinci sınıf hariç, hep tek gittim okula. Onca arkadaşımla beraber, gidip geldik yolları. Kimse kaçırmak istemedi, kimse " seni babana götüreceğim" demedi bize. Kimse, şekerle kandırmak istemedi. Kimse, ablamızı sevdiği için, yakmak istemedi bizi!

Ne ara bu halde geldik biz? Neden masum binlerce cana kıyabilecek kadar kararttık kalbimizi? Küçük bedenlerle derdimiz neydi bizim? Hiç mahalle tadı tadamadan büyüyen çocuklara yaptığımız bu haksızlıkta neyin nesi? Ben, doyasıya yaşamışken çocukluğumu, şimdi ki kardeşlerimin yaşayamaması ve ölüm korkusuyla kavrulması hiç sızlatmıyor mu içinizi? Annelerin gözyaşları, ıslatmıyor mu sizi de? O gözyaşlarında boğulacak gibi olmuyor musunuz benim gibi? Peki ya, o minik bedenlerin tecavüze uğradığı, yakıldığı, bıçaklandığı, kuyuya atıldığı, boğulduğu,organlarının çalındığı bir dünyada susmayı nasıl başarabilir bi vicdan?

...
Devamını oku »
Hayat yükünü taşıyamaz omuzlarım
Sadece geleceğe dair olsun korkularım
Siz büyüklerim bana emanet gibi bakın

Emanete edilmez hıyanet

...
Devamını oku »
Bin bir ümitle ruhu, ovalanmış benim
Yüz karası zamanla, talihi yaşayan
Hangi hakikat için, küllenir bedenim

Derdi ve bahanesi, ya zevktir, ya cefa

...
Devamını oku »

İlk 86 87 88 89 90 91 92 93 94 Son
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL