Sevdiğine kavuşmak üzere...
Sabrettiği her saniye,
bitti nihayet !
...
Her an'ı ibadet.
...
Devamını oku »
Kanat çırpan martıya yürek derdimi saldım
Düşündükçe vuslatı, çok uzaklara daldım
Yokluğunun sancısı,kalbime vuruyor yar.
Vur sineme mızrabı, gönlümü derinden yar.
...
Devamını oku »
Kötülüğe kulak tıkatsın;
Kötü, takvimlerden silinsin;
Büyük ödül sağlıkta olsun.
Giymediğini de giydiren;
...
Devamını oku »
Her garibe el uzatsak!
İnfak etsek yoksullara!
Her sıkıntı, keder biter.
Garibanın her derdini,
...
Devamını oku »
Seni sevmek hayattan ödüldür bana
Bütün gece yüzüne bakıp kalayım
Senle geçen bir gecem ömürdür bana
Gözlerine bakıp da hâyal kurayım
...
Devamını oku »
türlü cinsten mallarından gayri düzenli gelirleri yoktu. Sosyal güvence, emeklilik nedir bilmezlerdi. Fukaradan hallice yaşarlardı. Hemen hemen tüm zenginlerin evleri İki katlı selamlık da otururlar, duvar konsolü üzerine iliştirilmiş ahşap radyodan ajans dinler, köstekli saat kullanır, pompalı gaz ocağında pişirilmiş yemekleri yer, hışırtılı löküz lambası aydınlığında aydınlanırlardı. Fukaradan ayrıcalıkları bunlardı. Zenginlerin isimlerinin sonuna bey, fukaraların ismlerinin başına sülale lakabı konulur öyle anılırlardı. Zengin beyler fakir fukaraya efendi diye hitap ederdi.
Ekseriya hicaza giden, misafirlerini minder ve yastıgı halı kaplı sedirde oturtan, nurlandıklarını şiddirip, löküz lambası aydınlığında aydınlanan, hurma ikramında bulunan, uğurlarken seccade hediye edenlerdi. Fukara sınıfındakiler yer minderinde oturan, yer yatağında yatan, tandırda pişen yemeği, yer sofrasında yiyenlerdi. Tezek közlü mangal da ısınan petrol lambasının loş ışığında ŞİNANAY mutluluğu yaşayanlardı. O günleri yaşamış, savaşı, yokluğu, fukaralığın mücadeleci bu yaşlı kuşağın kalanları, milenyum çağında hiç hatırlanıp onore edilmediler. Oysa edilmeliydiler. Her on yıl da bir değişen modern çağın çarkında, enflasyon canavarıyla boğuşan, zorunlu olarak boğazlarından artırdıklarıyla evlatlarının tahsilini düşünenlerdi. Bu fedakar fukara nesil, kırmızı kadife üzerine ilişik ipek kağıda yazılmış cumhur imzalı devlet brovesiyle onore edilmeselerde hatırlanmalı milli bayramlarda gaziler gibi hatırlanmalıydılar. Zaten otuzlu yıllarda yaşayanlar çoktan terki diyar eyleyip göçtüler. Kırklıların sayısı azaldı, ellililer ise göç hazırlığındalar. Atmışlıların henüz zamanla şindilik sorunları yok. Onlarında hatırlanmıyacağı, kırmızı kadife üzerine iliştirilmiş manevi ödülü alamıyacakları belli ! Nesli tükenmek üzere olan bu cefakar yaşlı kuşakların, hayat hikayemiz dedikleri siyah beyaz geçmişleri, renkli tv.de belgeselleştirilmese de, radyo skeci olarak renklendirilmeliydi. Skecin finalinde "Yaşam Mücadele Ödülü" makyajla yaşlandırılnış genç oyunculara temsili olarak verilirken, hiç olmazsa kalanlar sevindirilmeli diye düşünürüm. mcicek091220
...
Devamını oku »
2033 senesi Nobel Edebiyat Ödülü yeni sahibini buldu.
Zezezünd... Çartulet... Gırdımal... Vartmana... Zurzuna... Hoşret ve Kirman... Yaylacık köyleri ihtiyar heyetinin
müşterek teklifatıyla... Stokholm'de ki Nobel Sekretaryasına yapılmış bildirim... Ki hiç kimse üstlenmemiştir öneri sorumluluğunu... olay ve olgunun ortalıkta yekti yetim kalmasın diye cinlere, perilere yüklenilmeye çaba sarfedildiğini bilhassa belirtmekte kamu yararı varmış.
Ardahan'lı bir Loppaz'ın yürek sözü olduğu ihtimal... muhtemelen sahibi olduğu sanılmaktaymış.
Ozan yüreği taşıyan ve dev artistik edebiyatın sınırlarını artık aştığı da kesin ya... söz sanatlarını bitirmiştir: "Diskur, belagat, retorik ve tirad!"
...
Devamını oku »
Yalandan yüzlere gülmeyin
Sevgisiz kör kalple ölmeyin
Dünya size kalacak sanmayın
Yine bu günde aradım ben Leylam'ı
...
Devamını oku »
İnsan diyorlar rüşvet yiyene.
Faşist derler fakirleri ezene.
Ödül verirler cahiller düzene.
...
Devamını oku »
Sevdiğine kavuşmak üzere...
Sabrettiği her saniye,
bitti nihayet !
...
Her an'ı ibadet.
...
Devamını oku »