kırıkta cam kalbimden,
hayalin hayaline sığmıyordu,
bir bir sayfalarında dolaşırken,
bir masaldı,
...
Devamını oku »
Eski bir rum evinin cumbasından baktım kentin yüzüne.
Balıkesir’in o zeytin kokan, o dumanlı akşamında,
Bir karanlık çektin benim şu aydınlık gözüme.
Şeytan Sofrası’ndan seyrettim günün batışını yalnız,
...
Devamını oku »
Sadeleştirdi sanki.
Biraz yalnızlık,
biraz sessizlik
ve biraz da sensizlik çarptı aslında.
Ama iyi geldi.
...
Devamını oku »
Kendime her baktığımda...
Çünkü yüreğimin en derin yerinde
Sen vardın, yalnız sen.
Sonra aynalar kırıldı,
...
Devamını oku »
Sen bende bir liman aradın,
Ben uğruna denizi yaktım.
Kendi yaram kanarken,
Senin yarana merhem çaldım.
...
Devamını oku »
Bir tel saçına vuruldu da yandı gönül...
Ne zaman yüzün değse şu garip dünyama,
Orada dökülür içimdeki ayaz,
Orada biter bendeki akşam.
...
Devamını oku »
Görünmüyor; safında yer alıyor ölü ruh.
Yumdukça gözlerimi karşımda duran hayal,
gecede kal çıkma.
Gündüz umudun yolculuğu;
sırtım kambur,
...
Devamını oku »
Dünya mülevves oldu. cinayet tecavüz, gasp,kaza, savaş,kan, gözyaşı, ağıtlar biter mi bir gün. Adalet nerelere saklanmış. Ne bilen var, ne gören, ne de duyan. İnsanlar çaresiz.Oyun oynaması gereken, masal dinlemesi, okulda olması, gereken çocuklar açlıktan ağlayınca, kurşunlanıp ölünce, vicdanına kulak verip, kahrolmayı üzülmeyi, ağlamayı. Belki yemekten, içmekten kesilmeyi becerebilsek, yevmi mahşerde mazlumlar yakamızdan tutmadan önce. Acaba zalimin hasmı, mazlumun dostu olabilecek kaç yürekli insan var? Güneş tepelerden doğunca, bir kuş neşeyle pervazda ötünce ve bir çiçek açıp da mis gibi kokunca sevinebilmeyi, sırf sevilmek için ayak altında dolaşan, mırlayan kedime ne demeli? hâsılı okumayı yazmayı düşünmeyi, düş kurmayı, nefes almayı utanmayı, hayatta olmayı, fil hakika insan olup insanca kalabilmeyi. Yani yeni doğmuş bir bebek misali kirlenmeden masum insan kalabilmeyi çağın günahlarına bulaşmadan şeytanın hasmı, hakkın dostu olabilmeyi acaba kimler becerebilecek? Kimler ise imtihanı kaybedecek. Yürek taşlaşmadan umutlar yeşertmeyi bilmek gerek dostum.dünyayı zulümle, kavgayla, savaşla yaşanmaz hale getirenlere inat. Orhan Şentürk
...
Devamını oku »
Üzülüp bir bıçak gibi
Gözyaşların saplandı mı yüreğine?
Hiç hayata küsüp kalbin sıkıştı mı?
Hiç nefessiz, penceresiz, ışıksız,
...
Devamını oku »
Düşüp kalmış biz gibi bu devrik cümlelerinin arasında,
Can çekişen umutlarını okuyorum sanki seni okur gibi,
Harf harf, kelime kelime, hece hece...
Yine cansız ve soluk yazıların bu mektubunda da,
...
Devamını oku »