Sessizliğin odamda uzun geceler kururdu,
Gözlerin benden kaçtıkça içimden bir şeyler kopardı,
Aynı masada oturup yabancı kaldığımız anlar vardı.
Bir akşam üstüydü, sesin sokağa karışmıştı,
...
Devamını oku »
Daha neler yapacaktık,neler
Kapılara sığmazdık taşardık,
Fokur fokur düşlerimiz kaynardı
Güle oynaya geçerdi günler,
...
Devamını oku »
O ilk buluşmamızın heyecanı neden bu kadar uzak, sanki bir asır geçmiş gibi…
Ruhlarımız neden iki ayrı kıyıya savruldu?
Bilmiyorsun; kalbim hâlâ senin avuçlarında, ürkek bir kuş gibi titriyor.
Sahilde yürürken ellerin ellerime değdiğinde,
...
Devamını oku »
pencereden süzülüp
avluya konmuştu.
Halı tezgâhında
yarı can
öylece duruyordu.
...
Devamını oku »
Niyet ettim sevdaya tekbirimi alarak,
Yönümü sana döndüm kıblegâhım sayarak.
Şaşırdım okunacak duamı unutarak,
Yarım kaldı namazım, huşuyla kılamadım.
...
Devamını oku »
Gün batmış ama gece olmamış.
Bir şey yarım kalmış gibi,
Masada unutulmuş bir çay,
Soğumuş ama dökülmemiş.
Ne seni çağırıyorum artık,
...
Devamını oku »
“Neden hâlâ buradasın?” diye fısıldadı sessizliğim.
Başımı salladım, cevap veremedim.
Güneş, utangaç bir misafir gibi çatlak sıvaların arasından süzülüyordu. Işığı terk edilmiş anıların yüzünü okşarken, karanlık biraz daha içime çekiliyordu. Bir zamanlar kahkahalar bu pencerelerin kenarına asılıydı, şimdi ise rüzgâr geçiyordu içlerinden, anılara dokunur gibi, usulca.
Gölgem, yanımda sessizce kıpırdanıyor ve fısıldıyordu; “Hâlâ bekliyorsun…”
...
Devamını oku »
Kerem, Cemre’ye âşık olduğunu hiçbir zaman yüksek sesle söylemedi.
Hatta kendi kendine bile tam bir cümle kuramadı. Çünkü bazı duygular, adını koyduğun anda ürküp kaçacakmış gibi gelir insana. Sanki kelimeler, hislerin ağırlığını taşıyamaz. Kerem de bunu hissetti. İçinde büyüyen şeyin adını koyarsa, kırılacağını düşündü. Bu yüzden sustu. Hissetti. Bekledi. Kendini oyaladı. Olmadı.
İş yerinde başladı her şey. Hayatın en sıradan, en savunmasız yerinde. Aynı binada çalışıyorlardı. Aynı kapıdan geçiyor, aynı turnikede duruyor, aynı asansörde sessizce yukarı çıkıyorlardı. Aynı saatlerde yoruluyor, aynı ışıkta soluyorlardı. Ama Kerem için Cemre, bu iş ortaklığının çok ötesindeydi. O, kalabalığın içindeki tek kişiydi.
...
Devamını oku »
Gönül penceremden sızan, kırık bir ışık
oldun sen.
Sustu deniz, sustu gök; yalnızca isyan
etti hüzün.
...
Devamını oku »
İçimde bir dinginlik vardı
ama bu, huzurun dinginliği değildi.
Bu, her şey yaşandıktan sonra
insanın kendine bile anlatacak
bir şey bulamamasından kalan sessizlikti.
...
Devamını oku »