sarı bir kederi takardık dudağımızın üstüne
Adamlığa ne çok heveslenirdik
sanki büyümek, bir harfin yerini değiştirmekmiş gibi
...
Devamını oku »
Eller güler ben ağlarım
Bir gün olsun gülemedim
Eller güler ben ağlarım
Derdim coşar nehir gibi
...
Devamını oku »
Üşüyen bu kadar yerlerimi!
Lâl leb, gül-ruhsar, mah çehreyle,
Temiz eyle nice kirlerimi.
Eller ne derse desin aldırma,
...
Devamını oku »
Hep birlikte ağlayıp, birlikte gülüşelim
Dünyalık malın varya, inan hep bomboş olur
Hakikate varalım, birlikte gülüşelim
Heybemde bir elma var, dostça gel bölüşelim,
...
Devamını oku »
Aşk sanki yakan top,
Yakaladım dersin, elinden kayıp gider.
...
Devamını oku »
Sevginin ayarı mı var?
İçinden geldiği gibi sev,
Yüreğinde ağırla,
Huzur salıncağında salla.
...
Devamını oku »
Senin o gözlerin var ya yâr; hani her baktığımda içimdeki o eski, tozlu kütüphanelerin paslı kapılarını gıcırdatan, sayfaları henüz çevrilmemiş o gizemli kitap... Bir yanı hırçın bir akarsu başı, bir feryat figan; diğer yanı sükuneti nakış gibi işlenmiş ıssız bir bozkır gecesi. Ben ne kadar "eyvallah" deyip uzak kalsam da bu fani dünyada, ne kadar arkamı dönüp gitmeye kalksam da... O bakışların, bir gece yarısı pusulası misali beni hep aynı menzile, senin o sarsılmaz, o dik duruşuna döndürüyor sonunda.
Gözlerin diyorum yâr, iyi dinle!
Hani bir şehrin bütün ışıkları fırtınadan sönmüş de, zifiri karanlıkta tek başıma kalmışım gibi... Yolumu bulmamı sağlayan o tek, o en parlak, o en mahrem yıldızım. Hem bir veda kadar hüzünlü sızlıyor sol yanımda, hem de her şeye ama her şeye yeniden başlayacak kadar cesur bir rüzgâr estiriyor fukara iklimimde.
...
Devamını oku »
Hani her baktığımda içimdeki o terkedilmiş mahzenlerin tozunu havaya kaldıran, henüz tek satırı bile okunmamış, mürekkebi taze bir sürgün destanı gibi gizemli gözlerinden.
Bir yanı kıyıya vuran hırçın bir fırtına kumpanyası, diğer yanı sükuneti geceyle demlenen bir bozkır yalnızlığıydı.
Ben hangi uzak iklime kaçsam, hangi yabancı rüzgârın peşine düşüp gitsem; o bakışların bir kutup yıldızı gibi yönümü hep senin o eğilmeyen, o sarsılmaz vakarına çevirirdi.
Gözlerin diyorum yar; bir kentin bütün şalterleri ansızın indiğinde, karanlığın bağrını yarıp geçen o tek damla ışık kadar mahrem, hem bir vedanın içe akıtılan hıçkırığı kadar kederli, hem de enkazın altından kalkıp yeniden başlamak kadar delişmen bir cesaretti.
...
Devamını oku »
adını fısıldadım bin kez,
her nefesimde onun nefesini aradım,
ama her arayışım biraz daha eksiltti beni.
Sevgi, bazen bir gülün dikeniymiş,
...
Devamını oku »