kaderin elini tutup başka bir rotaya yönlendirir,
seninle karşılaştığım anın etrafına daha fazla ışık koyardım.
Belki o zaman birbirimizi daha iyi görür, daha çok anlar, daha az kırardık.
Zamanı geriye sarsam, o ilk heyecanı, o ilk masumluğu, yüreğinde sakladığın o ürkek sevinci daha sıkı sarar, daha özenle taşırdım avuçlarımda.
Şimdi anlıyorum en çok sahip çıkmam gereken şey, henüz kaybetmediğimi sanırken
...
Devamını oku »
Boş sokaklar fısıldar adını,
Gölgeler sessiz bağırır karanlığı.
Nerede kaldın be adam,
Kırık camlar yerde yatar.
...
Devamını oku »
Bakıp gidersin maziye
Geçip gider yıllar
Bir daha geriye dönemezsin
Anısı kalır zamanın
...
Devamını oku »
Bırakmıyor peşimi, insanları deneme, kendimce bir sınava koyup sınıfta bırakma isteği. Biliyorum, delirmek üzereyim. Çünkü çekip kulaklarından alamıyorum aklımı karşıma ve konuşmak için fırsat bulamıyorum. Kapatıp gözlerimi, dünyamı ona anlatamıyorum. Beni dinlemiyor, farkındayım, farkındalık ile kalıyor... Aklım, çelimsiz, kara kuru bir tene yenik düşecek değil. O yeni doğmuş çocuk değil. Konuşamıyorum diye beni anlamayacak değil. Olgun, biliyorum ama yaşlı da değil. Şimdi beni selamlamak ve birkaç kelimeyi alıp avucuma koymaktan başka işi yok. Çektirip burnumu, kulaklarıma dert koyup anlamsız şekilde beni üzüyor. Akılsız başım... Bir de şu göğsüm sıkışınca yerine gelse ya. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Birinden kurtulsam yenisi hazırda bekliyor. Kalbim her an duracak gibi. Beni ayağımdan prangalı bir şekilde gezdiriyor avluda. Kusup atmak istiyorum içimden. Çünkü kimse gelip o tokadı atmıyor artık. Üzüntü vermek için gitmemeliyim hiçbir yere. Hâlâ gözlerim doluyor. Sağımdaki insan, solumdakine benzemiyor ve hepsinin insanlık ile arasına mesafeler girmiş. Uçurumlar var. İşte bu anlattıklarım rafta eskimiş romanlar. Gemiden limana sallanan mendiller. İçimde yanıp kül olan bir orman ve işte bunlar içimdeki sessizlik. Her insan kör gelir dünyaya. Beklemek aciz insanların işidir. Kalkıp bir şeyler yapmalı. Hiçbir zaman öldürmemeli içindeki çocuğu ama onu herkesle tanıştırmamalı. İnsanlar ile kalabalıklaştırılmış bir dünyada yapayalnız ve kaybolmuşken kışın ortasında bir gamzeli güle içim gidiyor. Yalnızlığımla hiç kimseyken, buğday tanesinden insan olmayı öğrendim. İnsan kalmak artık elimde değil.
2019'
Mehmet Habip Güney
...
Devamını oku »
A radığın yerde bulamazsın beni.
M abedimi kazsanda kanter içinde
A kıbetimi soramazsın
N afiledir çaban , var git yüreğinle oyalan.
...
Devamını oku »
Sana sağlık ve mutlu bir ömür diliyorum
Seni ne kadar çok sevdiğimi hatırlamanı
Kalbimde aşkını taşıdığımı bil istiyorum
Mektubumu yazarken yine gözyaşımı tutamıyorum
...
Devamını oku »
Duvardaki o donuk çerçeveni görüyorum.
Güne seninle başlıyorum diyorlar ya hani, yalan...
Ben güne, senin yokluğunla başlıyorum.
Resmin gülümsüyor orada, zaman durmuş,
Ama benim odamda mevsim hep kış, hep soğuk.
...
Devamını oku »
Benden geri çekilen, bir mevsim değildi; ışıktı.
Güneş, avucumda unuttuğun bir mendil gibi,
Sarı ve anlamsız.
Odanın ortasında, bıraktığın boşluk
Sesinle dolmayan, yutulan bir çığlık.
...
Devamını oku »
Yorgunum, daraldım, nefesim kesildi bazen.
Bu beden bana artık ait değilmiş gibi,
Ruhum yürümek isterken ayaklarım tutmuyor sanki…
Ey her şeyin sahibi Rabbim,
...
Devamını oku »
Zaman hekim değil ki
İyileşir diyorlar zamanla
Aldatıcı bir sargı
Bir yanılgı
Sarar, sarar , sarar
...
Devamını oku »