Bir su damlası olarak tutunmaya çalıştığım nefes adacığımda zeminin ıslak olduğunu çoktan öğretmişti bulutlar ve kendim de dahildim bu ıslak mevzuya...Adacığımda ne zaman televizyonu ya da masaüstümü açsam ekranın kayışına şahit oluyordum. Ekran önce kayıyor sonra da donuyordu sebepli sebepsiz. Çamaşır serdiğim çamaşırlık da geri kalmıyordu bu kaydırak işinden. Zaman kaydırağında bir bakıyordum, düşünceler kayıyordu onları taşıyan sahiplerinden habersiz...
Üzerine bastığımız toprak peki? Ülkeler, haritalar, faylar, erozyonlar, heyelanlar? Bir çöle birik/tir/medim, bir vahaydı istediğim dedim çatlamışlığıma bakıp. Çölü vahaya çevirecek o ilk damla olmayı isteyecek kadar cesur olmadım hiç? Başka damlalara tutunup kayıp gidecektim oysa okyanusyamdan habersiz...Şekli ruhuma en yakın damlaya yapıştım. Bir su damlası hikayesinden fazlasıydı ve ben belki bir damla eksik anlattım...Müzik dinlediğim kulaklığımın bir teli kopmuş olmalı ki ses de kayıyordu kulağımın dibinde...Tiz bir sese dönüşüyordu dinleme zevkimi süpürerek...Elimden yemin etmiş gibi sık aralıklarla kayıp düşen telefonuma ne demeli peki? Bir su damlası için aşırı sakarlık içeriyor hepsi de...Ben mizahla, gerçekçiliğin akordunu yapmaya çalışırken en nihayetinde kainat, mikrofonu alıp eline bir şarkı patlatıyordu çok derinlerden...Şarkı beni benden alıp çok uzaklara, okyanusyama götürse de artık hatırlamıyordum geldiğim yeri.
...
Devamını oku »
Bir su damlası olarak tutunmaya çalıştığım nefes adacığımda zeminin ıslak olduğunu çoktan öğretmişti bulutlar ve kendim de dahildim bu ıslak mevzuya...Adacığımda ne zaman televizyonu ya da masaüstümü açsam ekranın kayışına şahit oluyordum. Ekran önce kayıyor sonra da donuyordu sebepli sebepsiz. Çamaşır serdiğim çamaşırlık da geri kalmıyordu bu kaydırak işinden. Zaman kaydırağında bir bakıyordum, düşünceler kayıyordu onları taşıyan sahiplerinden habersiz...
Üzerine bastığımız toprak peki? Ülkeler, haritalar, faylar, erozyonlar, heyelanlar? Bir çöle birik/tir/medim, bir vahaydı istediğim dedim çatlamışlığıma bakıp. Çölü vahaya çevirecek o ilk damla olmayı isteyecek kadar cesur olmadım hiç? Başka damlalara tutunup kayıp gidecektim oysa okyanusyamdan habersiz...Şekli ruhuma en yakın damlaya yapıştım. Bir su damlası hikayesinden fazlasıydı ve ben belki bir damla eksik anlattım...Müzik dinlediğim kulaklığımın bir teli kopmuş olmalı ki ses de kayıyordu kulağımın dibinde...Tiz bir sese dönüşüyordu dinleme zevkimi süpürerek...Elimden yemin etmiş gibi sık aralıklarla kayıp düşen telefonuma ne demeli peki? Bir su damlası için aşırı sakarlık içeriyor hepsi de...Ben mizahla, gerçekçiliğin akordunu yapmaya çalışırken ennihaye Kainat mikrofonu alıp eline bir şarkı patlatıyordu çok derinlerden...Şarkı beni benden alıp çok uzaklara, okyanusyama götürse de artık hatırlamıyordum geldiğim yeri.
...
Devamını oku »
Bir su damlası olarak tutunmaya çalıştığım nefes adacığımda zeminin ıslak olduğunu çoktan öğretmişti bulutlar ve kendim de dahildim bu ıslak mevzuya...Adacığımda ne zaman televizyonu ya da masaüstümü açsam ekranın kayışına şahit oluyordum. Ekran önce kayıyor sonra da donuyordu sebepli sebepsiz. Çamaşır serdiğim çamaşırlık da geri kalmıyordu bu kaydırak işinden. Zaman kaydırağında bir bakıyordum, düşünceler kayıyordu onları taşıyan sahiplerinden habersiz...
Üzerine bastığımız toprak peki? Ülkeler, haritalar, faylar, erozyonlar, heyelanlar? Bir çöle birik/tir/medim, bir vahaydı istediğim dedim çatlamışlığıma bakıp. Çölü vahaya çevirecek o ilk damla olmayı isteyecek kadar cesur olmadım hiç? Başka damlalara tutunup kayıp gidecektim oysa okyanusyamdan habersiz...Şekli ruhuma en yakın damlaya yapıştım. Bir su damlası hikayesinden fazlasıydı ve ben belki bir damla eksik anlattım...Müzik dinlediğim kulaklığımın bir teli kopmuş olmalı ki ses de kayıyordu kulağımın dibinde...Tiz bir sese dönüşüyordu dinleme zevkimi süpürerek...Elimden yemin etmiş gibi sık aralıklarla kayıp düşen telefonuma ne demeli peki? Bir su damlası için aşırı sakarlık içeriyor hepsi de...Ben mizahla, gerçekçiliğin akordunu yapmaya çalışırken ennihaye Kainat mikrofonu alıp eline bir şarkı patlatıyordu çok derinlerden...Şarkı beni benden alıp çok uzaklara, okyanusyama götürse de artık hatırlamıyordum geldiğim yeri.
...
Devamını oku »
birin manasını çözemezsin
Birin manasını çözemeyenler kalıplaşmış yöreye töreye
göre tek bir kalıp üzerine yaşarlar her yöre her millet
kendi töre ve yörelerine taptıkları sürece kendi
...
Devamını oku »
öldürürler gerçekten öldürseler en azından bu
cehennemden kurtulmuş olursun
İlyas Ateş
...
Devamını oku »
bir sevince benziyor hayat,
rüzgâr hayatımdan
çocukluk fotoğrafları düşürüyor.
Ne kadar toplasam da,
eksik kalıyor yine de anılar.
...
Devamını oku »
Mesela,
Bir gülün açışı kadar sessiz ,
Ama kalbimde gök gürültüsü olsun,
Sevdamız rüzgarın dilinde gizli,
Onunla yürürken, ayak izlerimiz kaybolsun,
...
Devamını oku »
Sevdikte ne oldu güldü hep tasam
Bana kalanlar tek hicranla devam
İçimde yangınlar özleme selam,
Bir ben bilirim bir gündüzüm gecem
...
Devamını oku »
Umut yüklü gemilerden merhaba
Miladındır vefa dolu gün bugün
Ufuklardan beklenen geldi sana
Daim olsun Samidlere merhaba
...
Devamını oku »