MENÃœLER

Anasayfa

Åžiirler

Yazılar

Forum

Nedir?

Kitap

Bi Cümle

Ä°letiÅŸim

-Başlıksız-
Rabia BARIŞ

-Başlıksız-






ÞEMSÝ ÞEYDA
Þems gibi yar olmayýnca,
Bu alemde durulur mu?
Sevgi kalbe dolmayýnca,
Dosta vefa sorulur mu?

Yanmadan aþkýn nârýna,
Doymadan gönül yarýna,
Mevlana’nýn diyarýna,
Gaflet ile varýlýr mý?

Kudümü inleten neyle,
Neyle bütünleþen böyle,
Nasýlsan gel diyen öyle,
Kuru dala sarýlýr mý?

Urum kýrým gelir ona,
Huzur arar yana yana,
Her sözünde bin bir mânâ,
Buza saray kurulur mu?

Þevkle döner semazenler,
Gýpta eder tüm sevenler,
Yolunda yürür erenler,
Bu semaya doyulur mu?

Hakký arar bakmaz yada,
Onunladýr daim Huda,
Hazret aþýk Þemsi þeydâ,
Can canana darýlýr mý?

Bilen bilir Mevlana’yý,
Sarar ruhuna sevdayý,
Aydýnlatýr tüm dünyayý,
Altýn kuma karýlýr mý?

Rabia BARIÞ

ÜÇ SUÂL VE BÝR CEVAP

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunlarý Þems-i Tebrîzî’ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanýna gittiler. Þems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasýl yapýlacaðýný gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Þems-i Tebrîzî;
’Sorun! ’ buyurdu. Ýçlerinden birini baþkan seçtiler. Hepsinin adýna o soracaktý.
Sormaya baþladý:
’Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalým.’
Þems-i Tebrîzî hazretleri;
’Öbür sorunu da sor! ’ buyurdu.
O;
’Þeytanýn ateþten yaratýldýðýný söylersiniz, sonra da ateþle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateþ ateþe azâb eder mi? ’ dedi.
Þems-i Tebrîzî;
’Peki öbürünü de sor! ’ buyurdu.
O;
’Âhirette herkes hakkýný alacak, yaptýklarýnýn cezâsýný çekecek diyorsunuz. Býrakýn insanlarý canlarý ne istiyorsa yapsýnlar, karýþmayýn! ’ dedi.
Bunun üzerine Þems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamýn baþýna vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânýn kâdýsýna gidip, dâvâcý oldu.
Ve;
’Ben, soru sordum, o baþýma kerpiç vurdu.’ dedi.
Þems-i Tebrîzî;
’Ben de sâdece cevap verdim.’ buyurdu.
Kâdý bu iþin açýklamasýný istedi. Þems-i Tebrîzî þöyle anlattý:
’Efendim, bana Allahü teâlâyý göster de inanayým, dedi. Þimdi bu felsefeci, baþýnýn aðrýsýný göstersin de görelim.’
O kimse þaþýrarak;
’Aðrýyor ama gösteremem.’ dedi.
Þems-i Tebrîzî;
’Ýþte Allahü teâlâ da vardýr, fakat görünmez.
Yine bana, þeytana ateþle nasýl azâb edileceðini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun baþýný acýttý. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratýldý.
Yine bana;
’Býrakýn herkesin caný ne isterse onu yapsýn. Bundan dolayý bir hak olmaz.’ dedi. Benim caným onun baþýna kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkýný arýyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranýrsa, o sonsuz olan âhiret hayâtýnda niçin hak aranmasýn? ’ buyurdu.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karþýsýnda mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düþtü.
Alýntýdýr.



Sosyal Medyada Paylaşın:



(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.