Yaşamdan korkmayın çocuklar!!. iyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki. dostoyevski

Ağa Şiirleri

Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Ağa" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Ağa ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Ağa" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Ağa ile ilgili " 1000 " şiir aşağıdadır.
Hep sonra dedik
Büyüyen gölgelerin
Dibine gömdük "şimdi"yi
Porselen bir fincanda soğurken vakit
Kendi sessizliğimizde boğduk cümleyi

...
Devamını oku »
Ne bir yaprak kalmış dalında,
Ne bir kuş uğrar olmuş sana.

Söyle bana kuru ağaç,
Sen de mi başkasının baharını çaldın?

...
Devamını oku »
yaprağını da farklı severseniz
bahçenin güzeli sayılır
okşamayanın
eline batar dikeni.
meyvası dilimlenir

...
Devamını oku »
öğle sıcağının yorgunluğunu serinliğe bırakmıştın.
Güneş, yaprakların arasından süzülüp
yüzüne altın bir şiir yazıyordu.

Öyle güzel yakışmıştın ki doğaya,

...
Devamını oku »
Mezarlıkta yata durur ağalar
Cemo ağa köşk gökdelen ne oldu
Ot bürümüş börtü böcek tef çalar
Cemo ağa yat konağın kim aldı

...
Devamını oku »
Dut ağacı altında bir ağıt yaktım,
Bülbül sustu, ben geceler boyu baktım.
Dalında kuruyan yaprak kadar kimsesiz,
Bir sevdanın ardından kendimi bıraktım.

...
Devamını oku »

Bir ressamın tuvaline yerleştirdim seni,
Gözlerini, gülüşünü, güzelliğini.


...
Devamını oku »
Fatiha okuyan, dua bilmeyen; abdestiz namaz kılan, hatim bilmeyen imam telkin verildi.
Cuma dışında namaz bilmeyen cemaat safları sıkıştırdı. Hak yiyen bütün günahkârlar hakkını helal etti.
Yağmur yağdı, mezar duvarı ağladı. Su aktı, toprağın rahminde ruhun bir çiçekte can buldu. Sen hâlâ yılanın mevtanın neresini yediğini merak ediyorsun. Yaratan ne demişti? Gidenin arkasında bile hatırlatıyorsun.
Ey münafık, “Beni affet.” diyorsun. Affedilmek için ne şimdi, ne yapıyorsun? Pişmanlık mı duyuyorsun?
Sana ömür versem, geleceği benden önce unutup geçmişten daha beter olacaksın.

...
Devamını oku »
I.

Öldüm...
Kadim bir saatin paslı pirinç dişlileri etimi kemiğimden milim milim ayırırken, ruhumu Eminönü’nün küf, tuz ve bayat kan kokan karanlık dehlizlerine fırlattım. Ölüm, her şeyden önce tıp kitaplarının sayfaları arasına gizlenmiş, teşhisi imkânsız siber-grotesk mutasyon gibi yerleşti omurgama. İnanç, parmaklarımın ucunda eriyen masum bir mum değil; doğrudan göğüs kafesimi testereyle yarıp içeri sızan, kalbimi donduran çarmıhtı. Yaşamak dedikleri gürültülü, zavallı burjuva tiyatrosunu, sahnenin arkasındaki çürümüş iplerinden asarak infaz ettim. Şimdi siber-gotik bir şafak söküyor körleşmiş göz bebeklerimde; içimde hiçliğin amansız, görkemli ve kara nehirleri akıyor.


...
Devamını oku »
Ama sen hâlâ kabuğun içindesin.

Kırılmayı unutmuş olanı
Parçalamak istiyorum.
Çatlaklarından içeri sızıp,

...
Devamını oku »

1 2 3 4 5 Son
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL