yasukukla
217 şiiri ve 64 yazısı kayıtlı Takip Et

Kınıyorum! (son devam)



Ekim,05/07

Evet… Nerede kalmıştık?
“Arkası yarın”a benzedi bu yazı, hatırlayan kaç kişi kaldıysak? Zaman sular gibi akıp gidiyormuş gerçekten, vallaha bunlardan söz edeceğimi hiç zannetmezdim!

Evliliklerde de böyle oluyor…Hiç benzemeyiz sanıyoruz, hani şu restoranlarda gördüğümüz doğru dürüst iki laf etmeden oturan, etiketi üstünde eski evlilere, ama… Biz görmüyoruz yaşarken de… Bir anda benzemişiz bile…

Farkında bile olmuyoruz yaşarken…

Biraz dışarıdan bakmak lazım!

Dışarıdan bakabilmek için, biraz o ortamdan uzaklaşmak lazım!..

Ortamdan uzaklaşmak tek başına da yetmez!...

Tüm kırgınlıklarınız, kızgınlıklarınız da sizle beraberdir, ilk başlarda…

Boşalmanız gerekir! Sağaltma için de bu zaten gereklidir!..

Kırıklık ve kızgınlıklar ancak ayrıyken irdelenir…

Kendi hatalarımız da ancak bu zamanlarda belirginleşir…

Yalnızlıklar bir anlamda insanı geliştirir!

İnsanoğluyuz, ne yaparsak yapalım, ne kadar bilirsek bilelim, kaybetmedikten sonra anlayamıyoruz bazı değerleri…

Sahip olduklarımızın ayırtına onları yitirdiğimizde varıyoruz, maalesef…

Varlarken ise… Evet, ama varlar ve bizler o döngüye öyle bir alışıyoruz ki… Varlıkları anlamını mı yitiriyor ne? Hatta sıkıyorlar bile...

Ne kendi kaprislerimizi görüyor gözümüz, ne de ayırtına varabiliyoruz karşı tarafın anlamsız kaprislerinin!

Horlamasına sinir olduğunuz adamı özlemeye başlayabilirsiniz, “yanımda olsa da ah keşke de horlasa” diyebilirsiniz…

Ya da ”salak mıymışım ayol ben, bu kadar şiddete neden katlanmışım” diyebilirsiniz…

Bunları düşünmek…Bunları diyebilmek için ise zaman gerek ve bu zaman o ortamdan ayrı kalındığında başlayacaktır, ancak…

Birlikteliğin ki, buradaki konu evlilik kurumudur ama yinede elma ile armudu toplamak gerekir, adı evlilik bile olsa özü birlikteliktir, devamı ya da buraya kadarı ancak ve ancak sağlıklı olarak o ortamdan uzaklaşmakla anlaşılır…

Bireylerden birinin anlaşmalı olarak o ortamı boşaltması bile her iki taraf için ortamın dışına çıkmaktır ki, evde kalanın bir derece daha eksisi vardır ama o eksi diğer tarafın yeni ortamına alışması ile eşitlenmektedir…

Biraz karmaşık mı oldu ne?

Neyse… İkili ilişkiler zaten hep böyle…

Sonuç itibariyle… (Ehhh… En sonunda bağlayabildi diyenleri duyuyor gibiyim, haksız da değiller gerçi, ki, ayrıca bir teşekkürüm vardır ki onlara, sabırlıdırlar ve yazdıklarımı takip ediyorlar, etmeyenler lütfen alınmasın, ama inanın onlar, ki kimse eksik olmasınlar, nacizane şu yazdıklarımı takip ederek emek harcadılar, haa şu an okuyanlar da emek harcıyorlar ki, onlara da teşekkürüm bakidir…)

Her zamanki gibi lafı karıştırdım…

Diyorum ki, sonuç itibariye evli çiftlerin belli dönemler ayrı kalmaları ilişkileri açısından elzemdir, kalınmalıdır ve değerlendirilmelidir…

Daha sağlam temeller kurulması, ya da sonlandırılması gerekenin gereğinden fazla uzatılmaması amacıyla, ki burada amaç kişilerin,ki buna çocuklar da dahil, hatta tüm aile efradı, ruhsal ve elbette dahası bedensel sağlıklarını korumaları anlamındadır...

Evlilik ant değildir dostlar, evlilik birlikte yürümekten keyif alınan bir yol olmalıdır, birlikte yürüdüklerimize cefa değil, sefa vermemiz gereken bir yoldur ve birilerine sefa vermek için ise ancak kendi ruhumuzu sefalandırmamız lazımdır, ki ancak bu da zaman zaman kendi başımıza kalışlarımızla sağlanır ki, aramadan kimse bulamıyor kendini…

Kendini bulamayan bir insandan da kime ne hayır gelir ki!...

Gülgün Karaoğlu

Ekim,05/07

Beğen

yasukukla
Kayıt Tarihi:5 Ekim 2007 Cuma 20:11:31

KıNıYORUM! (SON DEVAM) YAZISI'NA YORUM YAP
"Kınıyorum! (Son devam)" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
AyşegülTezcan
6 Ekim 2007 Cumartesi 22:54:09
Güzel bir yazı diziydi...
Olgun beye de katılıyorum süreli evlilik konusunda...

Kutluyorum sevgiyle...

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
6 Ekim 2007 Cumartesi 15:17:00
Güzeldi.Doğruydu.Anlatım da,verilmek istenen mesaj da.
Kutlarım yazarı.

Cevap Yaz
Ahmet Bektaş
6 Ekim 2007 Cumartesi 01:01:11
"Evlilik ant değildir dostlar, evlilik birlikte yürümekten keyif alınan bir yol olmalıdır, birlikte yürüdüklerimize cefa değil, sefa vermemiz gereken bir yoldur ve birilerine sefa vermek için ise ancak kendi ruhumuzu sefalandırmamız lazımdır, ki ancak bu da zaman zaman kendi başımıza kalışlarımızla sağlanır ki, aramadan kimse bulamıyor kendini…

Kendini bulamayan bir insandan da kime ne hayır gelir ki!..."

---------------
Bu konu bitmez ama bizim hamur tamam oldu.
----
Evet evlilik tabu değildir.
İki kişi arasında verilen bir karardır.
Esas itibariyle de iki kişiyi ilgiendirir,
gerikalmış toplumlarda herkesi ilgilendiriyor.
-----------
Tebrikler.
Baştan sona merakla okudum.


Cevap Yaz
Olgun Ekinci
5 Ekim 2007 Cuma 20:33:32
Biraz karmaşık mı oldu ne?

OLMADI..OLAMAZ...HER EVLİLİK DOĞARKEN SAKATTIR ZATEN...SONRADAN BELLİ DÖNEM YADA EVRELERDE AYRI KALMAK DEĞİL SONLANDIRMAK GEREKİR..SÜRELİ OLMALI EVLİLİKLER BAŞLARKEN...BİR - ÜÇ -BEŞ YIL GİBİ SÜRE KONMALI..İMZA MI? ZATEN EVLİLİK BİR SÖZLEŞME ..O ZAMAN SÜRELİ OLMALI...VE BİTMELİ..

SEVGİYLE...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.