Gerçeğe yardım ediniz. gerçek size yardım etmekte gecikmeyecektir. h. newman
Nur tanesi
Nur tanesi

Kendimi Azad Ederken

Yorum

Kendimi Azad Ederken

( 4 kişi )

2

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

47

Okunma

Kendimi Azad Ederken

Kendimi Azad Ederken

"Sırrını insana değil, suya anlat. Zira insan sudandır ama sırrı sızdırır," derdi annem.

Küçücük bir bedenin o henüz kirlenmemiş, masum idrakiyle tam olarak kavrayamamıştım bu cümlenin omuzlarıma bıraktığı ağır mirası.

İnsan ne zaman ki insanı tanıdı,ne zaman ki o aynadaki tezatları, o çehrelerde saklanan yüzlerce maskeyi, yüzlerce yüzü gördü; işte o vakit anladı sırrın neden emanet kabul etmediğini ve neden hoyratça zayi olduğunu.

Şaşırdım.
Su bizzat kendisini tutuyordu da, suyun mukaddes mayasından gelen insan neden sızdırıyordu bağrındakileri?

Ey aziz İstanbul!
Asırlardır ne fısıltıları, ne kördüğümleri, ne ifşa olmamış sırları barındırdın o vakur, o her şeyi yutan derin bağrında.

Boğazın o serin sularından ne fırtınalar, ne sineleri yakan analar, ne dinmeyen acılar, ne de vuslatı kıyamete kalan aşklar geldi geçti.

Kimi o sularda sessizce boğulup yitti, kimi dilden dile gezerek zamansız bir efsaneye dönüştü, kimiyse akıntıyla beraber sonsuzluğun kollarına taşındı.

Ve şimdi, bunca dalganın, bunca gürültünün arasında nihayet ben geldim.

On altı milyon dertli, karmaşık, yarım kalmış hikayenin ortasında, bana da ayıracak sakin bir kuytun, bir parça nefesin var mıdır?

Bu efsunlu turkuazlığın içinden tek bir damlaya, benim payıma düşen o koskoca hikayem sığar mı?

Bilemiyorum,
nereye dokunsam, nereden başlasam?

Hangi sitemli kelimeye tutunsam, ucu yine dönüp dolaşıp o en başa, o dilsiz acıya varacak.

Yorgunsun, dalgalarının iskeleye vuruşundaki hırçınlıktan seziyorum.

Koca bir şehrin vebalini, günahını ve kederini taşımaktan, bir hikayeyi daha sırtlanacak, bir yükü daha omuzlayacak takatin kalmadı, biliyorum.

Ama müsterih ol ey koca çınar, ruhunu karartma.

Seni yormaya, insanları ve onların vefasızlıklarını sana şikayet etmeye gelmedim.

Benim hikayem, kendi cüz-i irademle, alnıma yazılan o mutlak mukadderatımın sessiz ve derinden işbirliğinden doğdu.

Belki de hikayemi en güzel, en müstesna kılan şey tam olarak budur.
Yaradan’ın hatırına, payıma düşen o çileli hikayeyi saf bir rıza ve muhabbetle sevebilmek.

Zira O, Kelam-ı Kadim’inde ruhları teskin eden o eşsiz ayette öyle buyuruyor:

"Rabbinin hatırına sabret."

İşte o yüce hatırın, o ilahi gölgenin altında, insandan yana heybemde biriken hiçbir kırgınlığı, hiçbir sitemi bırakmayacağım sularına.

Bugün, ruhumu kendi ördüğüm o karanlık zindanından, geçmişin prangalarından azad ettiğim o kutlu gün.

Herkesi, her haksızlığı hakkıyla affettiğim,nihayet kendimi de o bitmek bilmeyen suçluluk duygularından bağışladığım o milat.

Bu muazzam ferahlığı, bu içsel devrimi seninle, senin asırlık şahitliğinde kutlamaya geldim.

Geçmişin kırık dökük yükünü, yaşanmışlıkların tortusunu senin serin sularına emanet edip,senin sonsuz ummanında, yeni bir şafağa doğru, rüzgarı arkama alarak geleceğe yelken açmaya geldim.

Bak, sislerin arasından bir vapur yaklaşıyor kıyıya.

Bu sıradaki vapur,
geçmişin prangalarından sıyrılanlara, dünyadan ve en çok da kendinden azad olan tüm hür ruhlara gelsin.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Kendimi azad ederken Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kendimi azad ederken yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kendimi Azad Ederken yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu, @tokdemirkansu
8.6.2026 10:03:05
5 puan verdi
Yazıynızı okurken içimde bir ferahlık, bir genişleme ve en çok da bir özgürlük hissi oluştu. “Sırrını insana değil, suya anlat” cümlesiyle başlamak… Ne kadar eski, ne kadar derin bir bilgelik. Annenin o cümlesi, küçücük bir bedenin masum idrakiyle tam kavranamaz, ama zamanla her kelimesi birer birer yerine oturur. İnsanı tanıdıkça, o aynadaki tezatları, maskeleri, yüzlerce yüzü gördükçe anlıyorsun sırrın neden emanet kabul etmediğini. Şaşırdım, diyor. Su bizzat kendini tutuyor da, sudan gelen insan neden sızdırıyor bağrındakileri? Bu soru çok yerde kalbime saplandı.

Sonra İstanbul’a sesleniş… Ey aziz İstanbul! Asırlardır ne fısıltıları, ne kördüğümleri, ne ifşa olmamış sırları barındırdın o vakur bağrında. Boğaz’ın serin sularından ne fırtınalar, ne sineleri yakan analar, ne dinmeyen acılar, ne vuslatı kıyamete kalan aşklar gelip geçti. Kimi sessizce boğulup yitti, kimi efsaneye dönüştü, kimi akıntıyla sonsuzluğa taşındı. Ve şimdi, bunca dalganın, bunca gürültünün arasında nihayet ben geldim. On altı milyon dertli hikayenin ortasında, bana da ayıracak sakin bir kuytu, bir parça nefes var mı? Bu efsunlu turkuazlığın içinden tek bir damla, benim payıma düşen o koskoca hikayem sığar mı? Bu soruları okurken İstanbul’un sırtındaki yükü hissettim, ama aynı zamanda kendi hikayemin o şehre sığıp sığmayacağını düşündüm. Bilemiyorum, nereden başlasam, hangi sitemli kelimeye tutunsam, ucu yine dönüp dolaşıp o dilsiz acıya varacak.

Yorgunsun, dalgalarının iskeleye vuruşundaki hırçınlıktan seziyorum. Koca bir şehrin vebalini, günahını ve kederini taşımaktan bir hikayeyi daha sırtlanacak takatin kalmadı, biliyorum. Ama müsterih ol ey koca çınar, ruhunu karartma. Seni yormaya, insanların vefasızlıklarını şikayete gelmedim. İşte bu çok önemli bir ayrım. Gelen dert anlatmaya değil, özgürleşmeye, affetmeye, kendini azad etmeye gelmiş.

Benim hikayem, kendi cüz-i irademle, alnıma yazılan mukadderatımın sessiz işbirliğinden doğdu. Belki de hikayemi en güzel kılan şey, Yaradan’ın hatırına, payıma düşen o çileli hikayeyi saf bir rıza ve muhabbetle sevebilmek. Zira O, “Rabbinin hatırına sabret” diyor. İşte o yüce hatırın altında, insandan yana heybemde biriken hiçbir kırgınlığı, hiçbir sitemi bırakmayacağım sularına.

Bugün, ruhumu kendi ördüğüm karanlık zindandan, geçmişin prangalarından azad ettiğim o kutlu gün. Herkesi, her haksızlığı hakkıyla affettiğim, nihayet kendimi de o bitmek bilmeyen suçluluk duygularından bağışladığım o milat. Bu muazzam ferahlığı, bu içsel devrimi seninle, senin asırlık şahitliğinde kutlamaya geldim. Geçmişin yükünü, yaşanmışlıkların tortusunu senin serin sularına emanet edip, yeni bir şafağa doğru, rüzgarı arkama alarak geleceğe yelken açmaya geldim.

Bak, sislerin arasından bir vapur yaklaşıyor kıyıya. Bu sıradaki vapur, geçmişin prangalarından sıyrılanlara, dünyadan ve en çok da kendinden azad olan tüm hür ruhlara gelsin.

Bu yazıyı okurken öyle derin bir huzur ve özgürlük duydum ki… Uzun yıllardır görmediğim güzel şehre geldim, sanki ben de o vapura bindim. Kendi prangalarımı, kendi suçluluklarımı, kendime yüklediğim yükleri bir bir sırtımdan indirdim. İstanbul’un sularına emanet ettim. Affetmek bu kadar ağır, bu kadar hafif olabilir. Kendini bağışlamak belki de en zor zafer. Ama bu yazı, onun mümkün olduğunu fısıldadı bana. Sırrını suya anlatmak, insana değil… Ve suyun asla sızdırmayacağını bilmek. Ne büyük bir teselli. Bu yazıyı yazdığınız için teşekkür ederim. Kendi azad oluşuma küçük bir adım daha attım. Ruhunuza, kaleminize sağlık. O vapur hepimize gelsin.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
8.6.2026 08:11:33
5 puan verdi
Kırılmasın kalemin. Mutluluk gölgen olsun güzel insan...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL