2
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma

"Sayın dinleyiciler, burası 98.4 frekansından yayın yapan TRT Çukurova Radyosu.
Programımıza Yurttan Sesler Korosuyla devam ediyoruz. Solist: Osman Türen..
Yüce dağ başında yanar bir ışık.
Saat 20.00: Radyo Tiyatrosu.
-----Bu anons duyulmadan önce o akşamın bütün işleri tamamlanır, ateş harlanır, ortada kuruyemiş gibi eğlencelik ne varsa derhal toplanırdı. Evde nefes bile almazdı hiç kimse. Yanan kütüklerin çıkardığı çıtırtı bile tahammül sınırlarını zorlardı;
söz konusu olan "Arkası Yarın" veya "Radyo Tiyatrosu" ise dünya dururdu.
------İzahat kısmının geçmesi o kadar uzun gelirdi ki...
Rüştü Asyalı veya Müşfik Kenter’in sesi duyulduğunda herkes tuttuğu soluğu serbest bırakır, nefesini en düşük tonda alırdı.
Biz çocuklar, tiyatro yarılanmadan uykuya yenik düşer, sabah anneme sorardık:
"Ne oldu?"
-----En büyük korkumuz pilin bitmesi olsa da bu masalsı eğlenceden vazgeçmek kolay olmazdı.
Babam, bu kısacık ve bölüm bölüm anlatılanlardan tam tatmin olmamış olacak ki; gitmemek için binbir bahane uydurduğu ilçeye bir gün gidip, kucağında bir sandık dolusu romanla dönmüştü.
-----1940’lı yılların o idealist köy eğitmenlerinden biriydi.
Sonraları büyük ağabeyim beni Yaşar Kemal ve İnce Memed ile tanıştırdı. O gün bugündür kendimi okumaya, o bitmek bilmeyen "Arkası Yarın"lara adadım.
3 Nisan 2026/Hatice Ak
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.