1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Adam ve kadın, iki kişilik bir kanepede yan yana oturuyorlardır. Neden sonra adam, kolunu kadının omzuna atar. Kadın başını adama doğru eğer. Birbirlerine dayanmış halde konuşuyorlardır.
Ardından sözü adam alır:
Bugün, onlar kavga ederken fark ettim öfkenin bir ilişki için ne denli yıpratıcı olabileceğini. İnsan ne olursa olsun sakin kalabilmeli. Neticede bizi hayvanlardan ayıran şey bu. Öfkemizi kontrol edebiliyoruz biz. Mesela seninle en son ne zaman böyle kavga ettik, hiç hatırlıyor musun? Ya da ettik mi? Hem, birbirine artık alışmış iki insan neyi paylaşamıyor, şımarıklıktan başka bir şey değil bana kalırsa.
Kadın, adamın göğsündeki yerine daha sıkı yerleşir. Omzundaki elini tutar.
"Biliyor musun, ilişkimiz tanıdığım herkesinkinden daha farklı. Seninleyken, kafeste bir kuş gibi değil de kapana kısılmış bir kuş gibi hissediyorum. Kafes kadar bir hareket alanım yokmuş gibi. Bütün yaratıcılığımı öldürüyor bu."
Sanırım ayrılmak istiyorum, cümlesi aklıyla dili arasındaki yolu kat edemeden adamın koltuktaki izi kaybolmaya başlar.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.