0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma

FARELER
Fare, her yerde yaşayabilen bir hayvan. Kadınların en çok korktuğu canlı. Eskiden kedilerin düşman olduğu hayvan. Günümüzde kedilere kafa tutan yaratık.
Çeşit çeşit fare var.
Fındık faresi
Keme
Lağım faresi
Tarla faresi
Dağ faresi
Hindistan’da bulunan mabet faresi. Daha birçok fare ve sıçan türü mevcuttur.
Fare pis bir hayvan mıdır?
Lağım fareleri hariç fareler temiz hayvanlardır. Ancak “veba” gibi bir mikrobu taşıma ustalıkları olduğu için tehlikelidir. Gemilerde en iyi korsanların fareler olduğu bir gerçektir. O fareler ki beslenmek için çalmak zorundadırlar. Fareyi zehirlediğinizde, ölen ölür. Ölmeyenler o zehre karşı bağışıklık geliştirirler.
Fareler ilginç hayvanlardır. Sivri dişlerinin bir işe yaradığı tartışılmazda, uzun kuyrukları baş belasıdır.
Düşmanları çoktur. Başta insanlar, kediler, yılanlar, baykuşlar ve daha birçok hayvan fareleri ana öğün ya da ara öğün yapabilirler.
Evlerde duvarların içindeki yuvalarında yaşarlar. Duvardaki deliklerden karanlık basınca kilerlere ve mutfaklara dalarlar. Yiyecek kutularını kemirirler.
Bedava peynir ya da bir kabak çekirdeğine can verebilirler. Açık alandaki yiyeceklere ilgi göstermezler. Açıktaki yiyecekleri tehdit olarak görürler. Kapalı kutulardaki yiyeceklerin kokusunu alıp kutuyu deler ve nafakasını alırlar.
Önce gemiyi farelerin terk ettiği ispatlanmış bir urum değildir.
Terk etmek yerine bol bol doğururlar. Aşiretleri çok kalabalıktır.
Ben çocukluğumdan beri farelerle iç içe yaşadım. Yattığım odada pencere perdesinde asılı şok geçirmiş on kadar minik fareyi bir ipe dizdiğimi hatırlarım. Daha sonra öğrendim ki o fındık farelerini şoka sokan büyük bir keme fareymiş.
Şimdilerde fare zehri, yapışkan var. En geçerli fare yakalama işi yaylı teneke kapanlar. Kapanın yaylı telini tettiren fare, tak kafasından yakalanır ve ölür. Kapanı tettirmeden ustalıkla peyniri yiyen farelerde vardır.
Ben şunu gördüm. Evdeki ekmekleri bir bez içine sarın. Fare bezi delip açtığı yerden ekmeği yer. Başını ekmeğin içine girecek kadar bir tünel acar. Dışarıda açıkta bırakılan ekmeğe okunmaz.
Kırsal kesimde, pislik içindeki kent sokaklarında varoşlarda, temiz olmayan lokanta fırınlarda, yemekhanelerde, un depolarında, buğday silolarında fareler kadrolu işçi gibidirler.
Fabl dediğimiz kısa öykülerde “Arslan ile Fare” öyküsü güzel bir öyküdür. Mike Mause (Miki Fare) Amerika’da doğmuş bir çizgi film. Kedi le fare sürekli kavga ederler. Kedi fareyi asla yakalayamaz. Neden? Kedi ev sahibi tarafından fareyi yakalamak için tutulmuş ve maaşa bağlanmıştır. Fareyi yakalandığı gün işsiz kalır. Bu nedenle yakalamak enayiliktir, işsiz kalmaktır.
“Fareli Köyün Kavalcısı’nı” unutmayalım.
Eve kapan alıp fareyi korkutan ve farenin horoz, koyun ve öküzden istediği yardım sonrası yaşananları anlamak lazım.
Bir de bir de Safranbolu’da Yörük köylüleri evlerinin kerpiçleri içine ve ara katlara keçi kılının içine katıldığı çamurla doldururlarmış. Keçi kılı tünel açan farelerin gözlerine batarmış. Evlerde asla fare olmazmış.
Bir de Dünyanın bazı yerlerinde toplu olarak intihar eden farelere var.
Her canlının bir görevi var.
Farelerinde var.
Kediler şeytandır deyip öldürten kiliseden, kedilerin intikamını fareler almıştır. Birçok inanç hurafelerle bazı hayvanları kötü ve şeytan olarak etiketlemiştir. Bu yanlış bir durumdur.
Doğanın ve hayvanların görevlerine özel hayatlarına karışmamak lazım.
Görevi olmayan canlı, canlı değildir zaten.
Bırakın canlıları kendi hallerine.
Şuayip ODABAŞI
Mart 2026