0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma

KARGALAR
Küçük bahçeme karpuz ekmiştim. Balımın yaptım. Suladım. Yetmiş günün dolmasına on gün kala evime gittim. On beş gün sonra köye gidince, olgunlaşmış karpuzları koparmayı hayal ettim.
Bahçeye girmeden karpuzların olduğu yerin kırmızı renklerle bezenmiş olduğunu gördüm. Bahçenin içine girince gördüm ki o kadar olgunlaşmış karpuz oyularak didiklenmiş. Acaba bizim karpuzları bu hale kim getirdi?
Birisi getirmiş işte! Karpuzların sağlam yerlerini kesip aldım. O gün durmadan karpuz yedim.
Ertesi gün erken bir vakit bahçeye gittim. Büyük meşe ağacının tepesinden “gark” diye bir ses geldi. Bahçenin içinde dört karga kalkıp gitti. Anladım ki bizim karpuzları sabah kahvaltısında didikleyenler kargalar. Bir bekçi ağaçta gözcülük ederken, diğer kargalar karpuz yemekte. Can güvenliği önemli.
Kargalara kızmadım. Doğadaki hayvanların yaşam alanlarında yiyecek bir şey bırakmayan insanlara kızdım.
Neyse!
Kargalar sevimsiz görünen hayvanlar olsa da akıllı hayvanlar. Topraktan tohumu çıkarıp yiyebilirler. Şişenin içine taş atıp suyu taşırıp içebilirler. Bir dal parçasıyla bir yiyeceği alabilirler.
Bu akıllı hayvanları en kötü tarafı yuvalarının çok pis olmasıdır. Bir de yuvalarında milyoncu çerçiler gibi her çeşit eşya bulunur. Elbiseden ayakkabıya kadar. Hatta cep telefonu bile bulunabilir.
Ülkemizde birkaç tür karga vardır. Ala karga, kara karga, tohum kargası, kuzgun gibi. Ülkemizde kısacası: yedi yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip on bir tür karga varmış.
Kuzgun, en güzel siyah rengin olduğu kargaymış. Kuzguni diye bir rengin patenti bu kargaya aittir.
Kargalar, korku filmlerinde başrol oynamışlardır. Ünlü yönetmen Alfred Hitchcock’ kuşlar adlı gerilim filmindeki korkulan kuşlar kargalardır. Kargaların olduğu başka korku filmleri de vardır.
Fabl türü kısa hikayeler içindeki “Karga ile tilki” en popüler hikayedir. Çirkin sesli karganın şarkı söylemesi, ağzındaki peyniri tilkinin alabilme palavraları…
Bir de güzel tekerleme var.
“Karga karga gak dedi.
Çık şu dala bak dedi.
Çıktım baktım o dala
Şu karga ne budala
Karga fındık getirdi
Fare yedi bitirdi
Onu tuttu bir kedi
Miyav dedi av dedi. “
Bir de içinde kargaların geçtiği atasözleri vardır.
“Karga, kekliği taklit ederken kendi yürüyüşünü unutmuş.”
“Karga, yavrusuna bakmış, benim ak pak evladım demiş.”
“Kılavuzu karga olanın burnu poktan kurtulmaz.”
Deyimlerde var elbette.
Karga bokunu yemeden… Kargadan başka kuş tanımam! Karga gibi…
Kuzgunların kursağı yokmuş. Sürekli yemek zorunda olan bir karga türüymüş. Ve de en akıllı.
Ha unutmadan, ülkemizdeki sanatçılardan Libya kökenli heykeltraş “Kuzgun ACAR” teninin renginden dolayı, babası tarafından verilen “kuzgun” adıyla, tek Türk vatandaşıdır.
Kargalar insanlarla dost olabilirler. Düşmanlıkları kan davası gibi bir ömür sürebilir.
Kargalarla iyi geçinmek lazım.
Benim karpuzları yiyebilirler.
Kargalar gibi uzun ömrünüz olsun.
Sorun yok!
Şuayip ODABAŞI
Şubat 2026