0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
61
Okunma

Sen belirle, gençsin; AVM’leri ve lüks restoranları seversin,” dedi.
İki cambazdan biri.
“Bu çağın insanı değilim, siz söyleyin,” diye karşılık verdim.
Gayesiz, sadece dürüsttüm.
Gösterilerini yapacakları yeri kendileri seçti.
Ben ücretsiz, en önden izledim.
Memleket dedi.
Güzellik dedi.
Yemek dedi.
İnsanlık dedi.
Ve sonunda altın tepside yalanı koydu önüme yine aynı cambazın teki.
“Biz dün bunu yedik, sana da ısmarlıyoruz.”
“Zahmet etmişsiniz, tokum,” dedim.
“Ye,” dedi.
“Yiyemem.”
“Ye.”
“Midem almıyor.”
Midem yalanı almıyor.
İftirayı, kalleşliği, ihaneti almıyor.
Sahte insanlığınızı, iki yüzlülüğünüzü, adiliğinizi sindiremiyor.
Zorlanıyorum.
Bu çağda kendim kalmakta zorlanıyorum.
İyi kalmakta.
Umutlu kalmakta.
İnsanları sevmeye devam etmekte.
Diyemedim.
Cambaz yine “ye” dedi.
Ben ipe çıktım.
Biraz salladım.
Üç cambaz bir ipte uzun süre duramaz.
Birileri düşecek.
Umarım düşen kötülerden olur.
Kendime merhametle…
18.02.26 1:19
Tablo - George Grosz / Pillars of society