Amansız bir aşkın acı bir umutsuzluk içinde kıvrandırdığı kimseler gider, gözlerden uzak bulunan ağaçlıklı yollarda saklanırlar... vergilius
Bayram Kaya 3
Bayram Kaya 3
VİP ÜYE

Avram 20

Yorum

Avram 20

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

40

Okunma

Avram 20

Çünkü mülkiyetçiliğin yerleşme safhasında mülk sahibi hiç kimsenin kendi gibi mülk sahibi malik olmasını istemez. Hiç kimsenin kendine mülk ortağı olmasını veya mülk eşiti denen, irade eşiti ortaklar oluşmasını istemez.

Böyle bir eşitlikçi durum, köleci var oluşa kökten aykırıdır. Kendine ortaklar tanıyan kendisine denk eşitlikçi bir durum, köleci sistemin temeline dinamit koymak olurdu.

Ama her ne hikmetse ve hayli yerleşmiş köleci koşullara izafe edilen tarihsel aktarım içindeki kimi derebeyler (feodalite) Awram’a üç kez mal mülk verecekti!

Bu hikaye aktarımları içinde anlam boşluğu oluşan nişli ifadeler güncel duruma göre veya Tevrat yazarının anlatmak istediği bağlamla doldurulacaktı. Gelelim hikayenin bir kısmına.

El hala zaman zaman mülk dağıtmaya devam ediyordu. Bu nedenle El toprakları sık sık melikini değiştiriyordu. El dağıtacağı kolektif alan mülkü bulamıyorsa, dağıtılmış olan başka El mülkü ensi, patsi topraklarına o patsi, ensi inandırlarını saldırtıyordu.

Hem de ganimet adına savaşılıyordu. Hem de giderek tevhitçi tek bir El olma hırsı yolunda savaşılıyordu. Hem de El ‘in yanında ve El yolunda savaşa davet edilerek saldırtılıyorlar dı.

Ama bu kes meliki değişecek olan topraklar kolektif alanda değildi. Daha önce başka El ’in başka El kişilerine verdiği mülkü yani Rab-El mülk denen toprakları el kesesinden dağıtıyordu.

Çünkü gerçekte ortada verili düzlem dışında Ne El vardı. Ne de El ’in dağıtacağı bir kendi mülkü vardı. İlk zamanlar dağıtılan mülkün gizli özneli sahibi, kolektif alandı.

Şimdi dağıtılan mülkün gizli özneleri olan kişi tamahlı El, başka El ’lerin daha önce başkasına verdiği mülkleri gaza yoluyla güya El mülkü yapma adına dağıtıyordu.

Bu aşamada etrafındaki inanlılarıyla mülk sahibi olan El, mülk talancısıydı. Yağmacı monarşik mantığa göre güçlenmek, yayılmak adına özel mülkü olan bir mülk sahibi monarşik diğer monarşilerin mülkünü El adına, ele geçirecektiler.

Unutmayın ki Avram ‘ın kişi tanrısına ve kişi tanrısı melik Rabb ’in Avram ‘a mülk verdiğine inanan taat, itaat, biat ve ibadetler o egemence inancın anlayışlarıydı. Ve bu egemence inanışlar yavaş yavaş inancın yani dinin oluşumunu biçimlendiriyordu.

Bu biçimleniş içinde oluşan durumlara bahaneler üretiliyordu. Bu bahanelerden biri de başka El topraklarını fitne olarak görmekti. “fitne ortadan kalkancaya kadar ve din yani egemenlik Rabb El ’in oluncaya kadar onlarla savaşın. Lakin boyun eğerlerse zalimlerden (boyun eğmeyenlerden) başkasıyla savaşmak yok” diyordu

Bap; Tevrat ayetiydi. Veya bap Tevrat ’ın konu bölümleri demekti. Bap 12: Rabb (mülk sahibi efendi) Awram ’a: "babanın memleketinde çık. Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak. Sana göstereceğim yere git. Seni büyük adam yapacağım ve seni mübarek kılacağım" diyordu.

Gösterilen yer başka El adamlarının mülküydü. Avram’ın El ’i, Awram ’a böyle diyordu. Mülk sahibi efendiyim diyen Awram ’ın El ’i gerçekte mülk sahibi değildi.

Awram’ın El ’i Avram’a göstereceği yerlerdeki El mülkünü hile ile, aldatma ile savaşla ele geçirtmekle "seni büyük adam yapacağım. Seni mübarek kılacağım" diye İbrahim’i bir çeşit gasba, talana, savaşa çağırıyordu.

El zaten kolektif alan muktedirliğine göz diken gaspçı biri olarak tahayyül edilmişti. Bu tasarım, kolektif alanın biriken zenginliği olan kamu sal malları, kamu sal mülkü; Mülk El söylemi içlemine inandırma üzerinde gasp etmemiş miydi!

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Avram 20 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Avram 20 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Avram 20 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL