Ramazan Teke
171 şiiri ve 18 yazısı kayıtlı Takip Et

Şehit babası



Derme çatma çatılı evimizin önünde çocukluğumun en güzel yıllarını yaşıyorduk, yağmur yağdığında tavandan sular oturduğumuz ve hatta yattığımız tahtadan divanlara damla damla düşerdi. Yağmur damlaları düşmediği zamanlar da hüzünlenirdik, çünkü o zaman evimiz yağmur sonrası toprak gibi kokmazdı, askerde olan abim bir gün babama neden çatıyı yaptırmıyoruz baba, yağmur her tarafı ıslatıyor, önlemini alsak olmaz mı dediğinde, babam bereket oğul bereket yağıyor ve bizde nasipleniyoruz derdi.
İşin aslı yaptırmaya parası bile yoktu, abim bunu biliyormuş.
Yine çocukluğumun en güzel günlerinden biriydi, sanırım günlerden cumartesi ve öğleden sonraydı.
Evin önüne askerler gelmişti, tabi biz yine olan bitenden habersiz oyunlarımıza devam ediyorduk, o sırada babam kapıya çıktı, gözlerinden düşen yaş yanaklarından dudaklarının kenarlarına kadar uzanıyordu, kısık bir sesle vatan sağ olsun dedi babam ve ben babamı o güne kadar ağlarken hiç görmemiştim.
Çocuk tadında gülüşleri vardı babamın, öyle içten gülerdi ki, sanırsın güzün ortasında bahar gelir, meyve vermeyen ağaçlar çiçeklenir, güller tomurcuklanırdı.
Ne olduysa o öğleden sonra oldu, sanırım aylardan Nisandı, yağmurlar yağıyor, yazın habercisi ilkbaharda çiçekler açıyordu.
Birden karardı gökyüzü, babamın mavi gözlerinden düşen yaşları gizlemek için yağmurlar yağmaya başladı, Çardak ( salon ) un camı olmayan penceresinden bayrak astıklarında babam kısık bir ses tonuyla hatun dedi hatun ve öyle bir deyişi vardı ki sanırsın bu son seslenişiydi, öyle kısık öyle hüzünlü.
Anam, elleri nasırlı, yüzünde hüzün çizgileri olan, candan öte can anam bahçe kapısından ne oldu bey dedi ve çardak camından sallanan anlı şanlı bayrağı gördüğünde oğul diyerek dizlerini dövmeye başladı, bende anam ağlıyor diye ağlamaya başladım, gel oğul dedi ve yanına gittim, dizlerine oturdum, yüzümü okşuyor, saçlarımı öpüyor sarılıp ağlıyordu.
Bir oğlum daha var dedi anam, o da vatana helal olsun!
Anamın hıçkırıkları köydeki bütün sesleri örtüyordu, babam ayağa kalktı, anamın yanına geldi, nasırlı ellerinden tutup ayağa kaldırdı, ağlama hanım sen şehit anasısın, ağlama dedi.
Babam beni kucağına aldı saçlarımı koklayarak yanaklarımdan öptü.
Dedi ki;
Oğul!
Abin şehit oldu, abin artık gelmeyecek, sende abinin gittiği yolda gideceksin, ben şehit ne? Abim neden gelmeyecek? Diye sordum.
Babam, abin öldü oğul, abin artık düşüncelerimizde, abin artık resimlerde yaşayacak, o cennetle müjdelenenler arasında katıldı, o artık şehit.
Ben şehit ne demek bilmediğim için, abimin şehit olmasına değil de, bir daha gelmeyecek olmasına ağlıyordum.
Evimizin ahşap kapısından içeri girdiğimizde, babamın o dört basamaklı merdiveni çıkmaya gücü kalmadığını gördüm ve askerler babamın koluna girerek yağmur damlaları düşen evimizin odasına kadar götürdüler.
Omuzlarında yıldızlar olan bir asker, beni yanına çağırdı,
Asker: Adın ne?
Ben: Ramazan
Saçlarımı okşayarak bana aldığını söylediği oyuncağı verdi, ağlama dedi asker, sen şehit kardeşisin, sende abin gibi kahraman biri olacaksın.
Elimdeki oyuncağı geri ona verdim, ben abimi istiyorum.
Anam babam o gelmeyecek diye ağladılar, ben abimi istiyorum dedim.

Ben ilk defa babamı ağlarken gördüm, lütfen abimi verin anam babam ağlamasın artık.
Yıldızları olan askerde ağlamaya başladı sözlerimden sonra, aslında eve gelen komşular, diğer askerler herkes ağlıyordu.
O sırada ambulanstan inen iki beyaz önlüklü kız annemi götürdükleri ve diğer kadınlarında olduğu odaya girdi, anam nefes nefese kalmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Asker babama, oğlunuz gelmek üzere dedi, ben sevindim asker abiler abimi getiriyorlar ana ağlama dedim, babam benim sözümden sonra gözyaşlarını gizlemek için bana hiç bakmıyordu.
Art arda arabalar geliyordu, bizim köyde hiç bu kadar araba görmemiştim, babama hangi arabada abim diye sordum, en önde oğul dedi en önde, içinden inenler abime benzemiyorlar baba dedim, babam kısık bir sesle birazdan omuzlarla eve götürecekler dedi.
Baba dedemi de öyle götürmüştünüz bir daha gelmedi, birde üstüne toprak attınız, abimde mi aynı olacak?
Evet dedi babam.
Ve evin çardağına kadar götürdüler, babam yattığı odaya götürmelerini istedi, son defa yatağına yatıralım, son defa yatsın oğlum dedi ve götürdüler.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama anamın gözyaşları hiç dinmemişti.
Abimin şehit olduğunu duyan herkes evimize geliyor, küçük olan evimiz ilk defa bu kadar kalabalık olmuştu, gelenler sığmıyor evimizin önü bile insanlar ile dolup taşmıştı.
Akşam saatleri;
Yavaş yavaş evimize gelenler gitmeye başlamıştı, abimin yattığı odanın kapısında bir asker abi duruyordu, abimi görebilir miyim? Dedim, gözleri nemli bana baktı evet ya da hayır diyemedi, kapıyı açtı içeri girme buradan bak abine dedi, abime bunun son bakışım olduğunu nereden bilebilirdim ki?
Kafamı uzattığımda abim tabutun içinde sette yatıyor.
Abi…
Babam ve anam sen gelmedin diye ağlıyor dedim, abim cevap vermedi.
Sonra asker abi kapıyı kapattı ve ben babamın yanına gittim.
Babam ilk defa çok farklıydı, neşesi yoktu, sarıldım öpmeye başladım ama hiç keyfi yoktu çocuk olsam da bunu anlayabiliyordum.
Hava iyice kararmıştı, ben babamın dizlerinde uyuyakalmışım, kalktığımda babamın dizlerinde değildim, babama baktım dünden hiçbir farkı yoktu, annem babama bakarak biraz daha sakinleşmiş bir görüntü içerisindeydi, yanına gittim kokladı, öptü, sarıldı.
Öğle saatlerinde askerler abimi omuzlarına aldılar ve caminin avlusuna kadar götürdüler.
En önde abim, hemen arkasında ben babam ve askerler ve arkamızda yüzlerce kalabalık, abimin cenaze namazını kıldıktan sonra helallik istediler, hep bir ağızdan çıkan helal olsun sesleri adeta kulakları sağır edecek kadar çoktu, babamın gözlerinden yine yaşlar düşmeye başlamıştı, mezarlığa kadar şehitler ölmez vatan bölünmez sözleriyle omuzlarda giden abime eşlik etti herkes.
Sonra dedem gibi onu da gömdüler.
Herkes gitti sonra, ne askerler kaldı nede o yüzlerce kalabalıktan bir eser, gözü yaşlı anam, boynu bükük babam ve birde ben kaldım geride.
Yıllar geçti hiçbir şey değişmedi, iki günde bir mutlaka gideriz abimin mezarına, anam yine sanki dün olmuş gibi ağlar ve babamın boynu hep bükük kaldı abimden sonra.

Beğen

Ramazan Teke
Kayıt Tarihi:24 Şubat 2020 Pazartesi 22:17:41

ŞEHIT BABASı YAZISI'NA YORUM YAP
"Şehit Babası" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Nevin Aktekin Gülfırat
28 Şubat 2020 Cuma 14:00:31
yüreğinize kaleminize sağlık 👏👏👏 Ruhu şad olsun 🇹🇷🇹🇷
Vatan için ne seitler veriyoruz,o şehitler olmasa vatanda olmazdı zaten... Allah geride kalanlara sabırlar versin inşaallah 🙏

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ramazan Teke Yazının sahibi 4 Mart 2020 Çarşamba 10:11:30
Çok teşekkür ederim. Allah Şehit ailelerine ve yüce Türk milletine sabır versin.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.