Mustafa Topaloğlu
4 şiiri ve 535 yazısı kayıtlı Takip Et

Ah elazığ!




AH ELAZIĞ!

.

Ah Elazığ! El aziz... Yaktın yüreğimizi nara. Acın acımızdır. Seninle ağlıyoruz, bilesin.

Bilesin ki yanındayız. Yaraların bizi de yaraladı. Çaresiz miyiz? Hayır çare biziz. Çare birliğimiz.

Sevgili dostlar, bilindiği üzere Sivrice merkezli bir deprem oldu Elazığ’da. 25 Ocak akşamı saat 20.55 sularıydı. Biz Mersin’deki evimizde, salondaydık Fatma’mla. Bir dalgalanma oldu. Fatma heyecanlandı:

-Deprem oluyor Mustafa.

Baş dönmesi sandım. Baktım avizeler sallanıyor. Evimiz dokuzuncu katta.

-Evet, dedim, deprem oluyor.

Avizelerin salınımı saniyelerce sürdü. Biz bir an için telaşlandık. Ama yapacak bir şey yok. Bekledik. Yavaş yavaş salınım durdu. Baktık, sosyal medyada haberler düşmeye başladı. Elazığ’da Sivrice merkezli 6.8 şiddetinde deprem olmuştu. Deprem taa buralardan, Mersin’den hissedilmişti.

Sivrice, Elazığ ve Malatya’da durum vahimdi. Yüce Tanrı devlete, millete zeval vermesin. Anında yardım elleri uzandı Elazığ’a. Mağdur durumdaki kardeşlerimize yardım etmek için seferber olduk. Herkes elinden geleni yapmanın telaşı içinde. Yaraların sarılması bağlamında her türlü yardıma hazır. Bu birlik ve beraberlik tablosu takdire şayan.

Ben de bir Elazığ Türküsünden yola çıkarak duygularımı anlatmaya çalıştım. Bu türkünün adı Duman Almış Mezarımın Üstünü. Vasfi Akyol 1952’de derlemiş ve notalamış bu türküyü. Uşşak makamında 2/4’lük ölçüyle.

Ben sözlerini güncele uyarladım. Ezgisinde de ufak tefek değişiklikler yaptım. Çaldım söyledim. Sevgili Ertuğrul Yalçın aradı bu sabah.

-Hocam, dedi, Enver Demirbağ gibi söylemişsin.

İltifat ediyor Ertuğrul kardeşim. Enver Demirbağ nere, ben nere? Teşekkür ediyorum kendisine.

Eğer bir kusurum varsa affola!

Bizim çocukluğumuzda Boğazlıyan pazarında destancılar olurdu. Destancılar trajik olaylarla ilgili destan satarlardı. Trafik kazası, sele gitme, kavgada ölüm, kar tipisinde donarak ölme … gibi. Birer sayfa olurdu bu destanlar. Destancılar yanık sesleriyle bozlak ayağında söylerlerdi. Kimi kez hicazdan… Alır,ilgiyle okurdum. Çok da etkilenirdim.

İşte bu çalışmayı yaparken o günlere gittim. Kendimi bir destancı gibi düşündüm. Ben de uşşaktan söyledim. Daha önce paylaştım ama hikayesini anlatmamıştım. Şimdi hikayesini de ilgilerinize sunuyorum. Bakalım nasıl bulacaksınız?

.

“Duman almış Elazığ’ın üstünü

Ahbaplarım acep bana küstü mü

Gardaşlarım benden ümit kesti mi
.

Konma bülbül konma daldan ayrıyım

Sade daldan değil candan ayrıyım
.

Atımı bağladım ben bir adaya

Karşı duram sana gelen gadaya

Yeminliyim sensiz girmem odaya
.

Konma bülbül konma binek taşına

Bu günlerde neler geldi başıma

.

Konma bülbül konma dalım yok benim

Sineme saracak yârim yok benim”


Beğen

Mustafa Topaloğlu
Kayıt Tarihi:26 Ocak 2020 Pazar 18:51:35

AH ELAZIĞ! YAZISI'NA YORUM YAP
"AH ELAZIĞ!" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.