Özer YILMAZ1
0 şiiri ve 65 yazısı kayıtlı Takip Et

İnsan



İNSAN

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 2.10.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Hayatımızda deprem ile yaşama düşüncesinin hâkim oluşu, 17 ağustos ile zihinlerimize yerleşti. 17 ağustos depreminden önce deprem zihinlerimizi pek de meşgul etmezdi. 17 ağustos depremi ile birlikte hem depreme bakış açısı hem de deprem ile birlikte yaşayabilme anlayışı değişti. Biz şunu hep birlikte öğrendik, acı ama ne yazık ki gerçek...

"Deprem öldürmez, çürük bina öldürür."

Bu zihniyet değişimi ile birlikte binaların zemin çalışması ve temelde demir döşeme tekniği ile birlikte temele beton atma tekniği de değişmiş oldu. İnşaat sektörünün temel atma tekniğinde radyan temel diye bir uygulama yoktu. Radyan temel ile binaların daha sağlam olacağı fikri zihinlere iyice yerleşti. Radyan temel ile birlikte zemin gerilim kat sayısı veya zemin yoğunlaşması kavramları, günlük kullandığımız dilimizin içine girdi, bu kavramlar literatürde vardı ama günlük olarak konuşmalarımızda pek kullanılmazdı. Bu kavramların yanında yeni bina, eski bina, deprem öncesi bina, deprem sonrası bina, çok katlı bina, az katlı bina, dikey mimari, yatay mimari kavramlarını da kullanır olduk.

Ölüm vardır ve her canlı onu tadacaktır, bu kaçınılmaz bir gerçek. Toplumuz kaderci bir anlayışa sahip, bu inanç gereği ancak şu hep akıllardan gidiyor, evet kaderimizde görmemiz gereken ne var ise onları göreceğiz, ondan kaçış yok. Kaçışın olmayışı demek, mental olarak birey kendisine salaş bir hayat tercih edemez. Öyle bir hayatın seçilmesi emredilmiş olsaydı, sevap, günah, iyilik, kötülük olmazdı. Yaratan salaş bir yaşamı insanlığa emretmemiş, insan olmasını emretmiş onun için; insan gibi yaşamak, insan gibi sevmek, insan gibi üretmek, kavramları kullanılır olmuş.

Son yıllarda insanlarımızın pragmatik yaşamı hayatlarının merkezine almaları, ona göre davranış sergilemeleri adeta moda haline geldi. Yani bana faydası olan şey faydalı, faydası olmayan şey faydasız. Bu anlayışın ürünü olarak gençlik, eğilen, bükülen, sözünde durmayan, özü sözü bir olmayan insan profili olarak karşımıza çıkmaya başladı. Bu tür davranışlar bizim ne kültürümüze ne de inanç değerlerimize uygun davranış biçimi değil.

Hedonist duygular davranışların önüne geçti, davranış biçimlerinin, duyguların terbiye ediliş halinin dışa vurumu olduğu unutuldu. Bir gayesi olmayan, insani olmayan davranışlar hayatın merkezine oturmaya başladı. Her türlü kazanç, kaynağı ne olursa olsun makul ve makbul görülmeye başlandı. Mutlu hayat yaşamak ile yaşanan hayattan zevk alma birbirine karıştırıldı. Her mutluluk size zevk verebilir ama her zevk veren yaşam sizi, ailenizi, çevrenizi ve toplumu mutlu etmeyebilir. Mutluluk beynelmilel bir yaşam tarzını ifade ederken, hayattan zevk almak, zevkli yaşamak, bunu bir tarz haline getirmek bireysel yaşamı ifade etmektedir.

Para kazanma zevki, insanların mutluluklarını karartacak zihniyetten uzak insani değerleri ön plana alan, beynelmilel olabilirse o zaman insanlık, insani değerlerine kavuşmuş olabilecektir.

Beğen

Özer YILMAZ1
Kayıt Tarihi:1 Ekim 2019 Salı 00:34:05

İNSAN YAZISI'NA YORUM YAP
"İNSAN" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Bir Dünyevî
2 Ekim 2019 Çarşamba 12:44:00
para olmadıktan sonra yaşam?? burada dünyanın en büyük ikilemi yatıyor.
kır ve şehir hayatı benzer değil. kırda köyde parasız da veya az parayla da yaşanır.. lakin şehirde her şey paradır genelde.

az hasarlı yarım hasarlı binalar piyasada yok değerine gittiğinden beli, topluma bakışımız değişmeye başlamıştır,

ve bu değişimde doğaldır. insan hayatında kaç defa deprem görebilir? Kültürümüzde allah rahmetinden bol bol söz edilir, lakin zerre rahmet ve adaletinin yok olduğunu öğrenmek için depremler de, hayatında hiç deprem yaşamayanla iki deprem yaşayanın düşünceleri birlikte olamaz.

ok yaydın çıktı sanki üstat.
yakınmak boşuna sanki.
saygılarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Özer YILMAZ1 8 Ekim 2019 Salı 00:10:23
Değerli katkılarınız için teşekkür ederim
Songül A Yılmaz
1 Ekim 2019 Salı 08:46:37
Takdir ve tebrik ediyorum güzel bir yazı okudum. Payımıza düşeni aldık elhamdülillah. Kaleminiz daim olsun.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Özer YILMAZ1 8 Ekim 2019 Salı 00:11:15
Yorumunuz için teşekkür ederim
Özer YILMAZ1 8 Ekim 2019 Salı 00:11:25
Yorumunuz için teşekkür ederim
Özer YILMAZ1 8 Ekim 2019 Salı 00:11:34
Yorumunuz için teşekkür ederim
Özer YILMAZ1 8 Ekim 2019 Salı 00:12:20
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.