Ahmet Bektaş
156 şiiri ve 695 yazısı kayıtlı Takip Et

İlim bilim



İlim Bilim

İlim ve bilim konusunda genel bakış; her ikisinin de birbirinin yerinde kullanılması ve eşanlamlı gibi düşünülmesi. Bu kolaycı bir bakış olsa da sonuçta pratik olarak bir sorun çıkarmaz. Zihni açacağını düşündüğüm için konuyu detaylandırmak istedim. Bizzat kendi zihnimi de mevcut tanımlardan uzak tutmaya gayret ettim ki zihin etkilenip klasik kolaycılığa düşmesin!

İlim, teoride soyut olarak düşünülebilir!
Bilim, pratik ve somut olarak düşünülebilir!

Teorik olarak potansiyelde soyut mevcut olan “İlim”, “Bilim” vasıtasıyla açığa çıkarılıyor!
Biri diğeri olmaksızın açığa çıkmayacağı için pratikte birbirinin yerine kullanımı da sorun olmaz! İlim olmasa, (ilim, bilgi gibi düşünülebilir) “Bilim” neyi açığa çıkaracak! Bilim olmasa, “İlim” nasıl açığa çıkacak? Bu sorunun cevabı; bilim, ilmi açığa çıkarır! Açığa çıkmayan “İlim” teoride kalır ve pratik olarak işlevi insan gözlemciye sunulmamış olur!

İlim ve bilim konusunda daha pratik bir bakış; muhteşem bir ilim düşünelim, bu ilim soyut ve potansiyelde mevcut! Bu ilmi varlığın, “Bilim” olması için bir gözlemci tarafından algılanması gerekiyor! Bilinmediğinde potansiyel olarak yine mevcut olacak ama gözlemcinin gözlemiyle “Bilim” şeklinde açığa çıkacak! Evrendeki fizik ve fizik ötesi tüm işleyişin “İlim” levhasında potansiyel kaydı mevcut olmalı ki bu ilim, pratikte bilim olarak açığa çıksın! “Boyutlar” konusunu hatırlamakta fayda var! Hiçlik, boyutsuz olan mutlak kaynaktan boyutlara yansıma söz konusu! Güneş ışığındaki renk yansımalarının esas kaynağının “Güneş” olduğunu biliriz! Güneşten renk olarak yansıyan ışık, renkleri adeta boyutlar gibi açığa çıkarıyor! 1. Boyut için “Tercih-ben” düşünülebilir! 2. Boyut için “Tasarı-ilim-ruh” düşünülebilir! 3. Boyut için “Evren-Dünya-madde-bilim” düşünülebilir! Şimdi ilim ve bilim boyutlandırılabilir; ilim, 2. Boyut levhasında, alanında kayıtlı teorik, soyut bilgiler gibi! Bilim, 3. Boyut madde hacminde bu potansiyel bilginin seyri, görünmesi, algılanması gibidir! Soyut alanda kayıtlı olan ilmin, somut hacimde açığa çıkmasını düşünelim. Alan, “Kare” yani “2” ile ifade edilir; ben, 2. Boyut olarak düşündüm! Hacim, “Küp” yani “3” ile ifade edilir; ben, 3. Boyut olarak düşündüm. 1. Boyut “Ben-tercih” olarak düşünülebilir! Boyutsuz olan ise mutlak varlık-esas kaynak, hiçlik olarak düşünülebilir! Hiçlikten boyutlara yansımaları, üç aşamada düşünelim; 1- ben, tercih edici; 2- Ruh, ilim-tasarı; 3- Beden, bilim-madde!

Ünlü bilim adamı Stephen Hawking, sahip olduğu ilmi, açığa çıkarmasaydı bu ilmi, “Bilim” olarak algılanmayacak ismi, “Ünlü fizikçi” olarak anılmayacaktı! İlmini bilgisayar yardımı ile açığa çıkardığı için sahip olduğu ilim, “Bilim” olarak algılanır! Yani algılanmayan ilim, “Bilim” olarak açığa çıkmamış demektir! Algılanmayan ilim, teorik olarak 2. Boyutta levhada mevcuttur ancak “Bilim” olması 3. Boyutta algılanmasıyla ilişkilidir!

Boyutlarda açığa çıkma konusu akılda tutularak “İlim”, “Bilim” yerli yerine oturtulabilir! Kullanılmayan yani 3. Boyutta “Bilim” olarak açığa çıkmayan “İlim”, 2. Boyutta teorik olarak düşünülmeli. İlmin faydalı olması için teorik 2. Boyutta durması değil pratik 3. Boyuta “Bilim” olarak açığa çıkması önemlidir! Fiziksel alanda yani 3. Boyutta bilimsel olarak gözlenen işleyiş, 2. Boyutta teorik olarak düşünülebilir! Daha pratik bir bakış; fiziksel alanda gözlenen şeyler, maddi hacimde-3. Boyutta bilimsel olarak işlerken bu işleyişe dair teori yani tasarım 2. Boyutta ilim olarak vardır. Her makinenin bir yapılış şekli ve bu tasarının soyut ilmi vardır! Bu makinenin ruhu gibi 2. Boyutu olarak düşünülebilir! Teknolojinin ilmi, bilime çevirmek işi olduğu, toplumların gelişiminde ve geleceğinde taşıdığı önem unutulmamalı!

Son tahlilde; ilim, bilimsel ispat için gereklidir! İlmen var olan bilginin bilimsel olarak açığa çıkarılmaması; bilen birinin, bilgisini açığa çıkaracak donanımının olmaması gibidir! Benzer bir durum; pek çok şeyi, teorik olarak “İlim” kapsamında kendinde bulundurup “Bilim” kapsamında bunları açığa çıkarmamak! Bu kısır döngüye sebep olur! Çünkü pek çok şeyi “İlim” kapsamında teoride düşünen ancak pratik olarak bilimin somut alanına sunma gereği duymayan ya da bunu yapacak donanımı olmayanlar, teorik olarak ilim sahibidir ancak pratik olarak bilim sahibi olduğu gözlemlenmediği için bilinmez!

Saygılarımla,

Ahmet Bektaş

Beğen

Ahmet Bektaş
Kayıt Tarihi:12 Haziran 2017 Pazartesi 01:32:52

İLIM BILIM YAZISI'NA YORUM YAP
"İlim Bilim" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.