Or Orhan Eren UNCU
62 şiiri ve 9 yazısı kayıtlı Takip Et

Yolcu





Hava kararmaya başladı, ben yanıma birkaç eşyamı almış evden çıkmaya hazırlanıyordum aklımda binlerce anlamsız soru yürümemi engeliyor, olmadık yerlere bakıp yakıştırmalar yapıyordum evden çıkarken az eşya almam nedense yürümemi zorlaştırıyordu belki evden uzaklaşmamın verdiği yalnızlıkla her adım da ağırlaşıyordu,havanın kararması yanında serin havayı getirmiş benim için farklı bir sorun oluşturuyordu otobüs durağına geldiğimde az da olsa üşüdüğümü hissettim durağa yapıştırmış el ilanları posterler şehir de hala birilerinin bir şeyler yapmaya çalıştığını gösteriyordu. Aslında hoş bir durumdu bir şeyler olacaktı benden uzak olsa da sahne ışıkları her insanı içini kaynatan cezbeden bir olaydı herkes bir gün bir sahne de olma hayalini yaşatırdı için de …o an şimşekle çaktı otobüs durağı bana sahne gibi gözüktü ansızın spotlar vurdu gözlerime, kalabalık bana bakıyor gibi geldi.ben bir sağa bir sola yalpa yapıyordum…üşüdüğümde olsa gerek arabaların motor sesleri fonda hafif bir klasik müziğin ritmi gibi beni rahatlatıyor…ve ben başlıyordum proğramıma alkışlar,alkışlar…
Ne kadar süredir ordaydım…otobüs neden gecikmişti..ben bir yerlere gidiyordum…kayboldu bu duygular birden…çevremde insanlar birikmiş bir yerlere ulaşmaya çalışıyordu..yüzleri gülmeyen bu insanlar da benden farklı değildi…herkes bir şeyler düşünüyor bir şeyler hayal ediyor olmalılardı, acaba ne düşünüyorlardı…acaba hala sallanıyormuydum bir sağa bir sola, peki bu insanlar neden hiç gülmüyorlardı, bir kıpırdanma oldu anlamıştım artık sahnem bitiyordu oysa proğramıma yeni başlamıştım…şimdi de içimde otobüste oturabilme ihtimallerini hesaplamaya başladım….akşamdı,hava serindi ve ben herkesin geliş yönünün tersinden hareket edecektim dolayısı ile otobüste oturma ihtimalim çok yüksekti…hınzırca bir düşenceydi…zaten terminale vardığım da sabaha kadar otobüs koltuğuyla iç içe olacaktım…sabah ayrı bir sorun olacaktı benim için her yerim tutulmuş uykusuzluk her yerimde hissettirecekti kendini..Bir sabahçı kahvesinde simitle kahvaltımı yapıp yön tutturacaktım kendime…
Otobüse binmiş ve oturmuştum tam düşündüğüm gibi olmuştu otobüs fazla kalabalık değil di bizden önce binmiş birkaç kişi ve durakta benimle beraber olan sahne arkadaşlarımla ortalama on kişi kadardık..otobüse bindiğimizde de değişen hiçbir şey olmadı herkes robotlaşmış bir şekilde biletleri geçirdikten sonra otomattan kendileri için rahat olabilecekleri ve kimsenin kendilerine karışmasını istemediği bir alan bulmuş ve oturmuşlardı.. tüm düşünceli halleriyle…onlar ne düşünüyorlardı bilmiyorum ama ben onları düşünüyordum…onlara bakıp merakım gidermeye çalışıyordum….kendime bir iş çıkarmıştım tabi bunları yaparken onları rahatsız etmemeliydim bir camdan dışarı bakıyor yarım göz onları süzüyordum..bu merak pahalıya mal olabilir çıkacağım yola bayağı bir ağrılı başlaya bilirdim…
Otobüs şöforü avcı misali her durakta otomata bakıyor kısa bakışlarla yolcuları süzüyor otobüste sigara içmenin verdiği özgürlükle derin derin sigarasından çekiyor orta aynadan zaman zaman yolculara bakıyordu. Bende havaya girmiş kendimi oyuncu edasıyla yolcuların, otobüs şöforünun yerine koyup otobüs durağında başlayan oyuna devam ediyordum tek fark mekan değişmiş sağa sola sallanmıyor üşümüyordum.

Herkes de bir tedirginlik var sanki bir donukluk rol gereği öyle olmalıdır belki dedim kendime avuturcasına artık sıkıcı olmaya başladı diye düşünüp camdan dışarıya bakmaya başladım terminala yaklaşıyordum inenler binenler ayarlanmış insanlarla dolup boşanan otobüs artık artık zorlamamaya karar verdim. Oyun bitmişti benim için kısa bir oyundu ve bitmiş perde kapanmıştı…başladığı gibi..
Otobüs terminal durağına geldiğin de bütün yolcular acele acele geç kalmışcasına indik aşağıya bavullarla ite kalka. O kadar insan bu kısacık yol geçip otobüs durağında indiğimiz de geç kalmışlıktan değil sigara içmek isteğinden can hıraç inmişti her halde, herkes sigara paketine saldırdı.
Oysa ben geç kaldıklarını düşünmüştüm, ne kadarda safmışım. Bir daha oyunuma onları almayacağım. Sigara içmek uğruna oyunumu bozdular. Sigara sağlığa zararlı herkes de bunu biliyor. Hadi bilmiyorlar devlet yazdırmış sigara paketinin üstüne “Sigara içmek ölümcül akciğer kanserine neden olur” diye aldıran kim?
Aksine bu yazıyı görmemek için sigara paketlerine Türk usulü üstüne kapatacak paketler üretiyorlar resimli allı güllü.
Evet biletimi kontrol ettim 45 da ki bir zamanım var hala gözlerimle dolaştım terminalde insanlar hızlı hareket ediyorlar koştur koştur kocaman bavullar itenler, çekenler çocukların isyanı asabi anne babalar. Müşteri kapmaya çalışan otobüs firmaları yassak olmasına rağmen müşteri kapmaya çalışan otobüs firma çalışanları,-Mersin’mi abi…İstanbul exprees, İzmirmi abi…soruları …komik.
Bu arada terminalin değişmeyen yüzleri evsizler, dışarıda kalmış o günü atlatmayan çalışan akşamcılar sabahı oldurmaya çalışıyorlar her an tetik de onları öyle görünce bir biletim olduğuna sevindim. Yinede onları, o insanları görmemezlikten gelmek doğru olmayacaktı üzüldüm. Anlık da olsa kendimi onların yerine koydum hayal de olsa hiç eğlenceli değildi ama bazen zorunluluklar her şeyin önüne geçiyor ve aklıma ne oldum değil ne olacağım diye eskilerden bir söz düşüyor, aslında bende farklımıydım onlardan birazdan otobüse binecektim ve yeni bir sayfa açacaktım evden çıktığımdan beri aklımda sürekli dönüyor bir şeyler. Hemen aklımı boşalttım elimle bir duman hüznesini dağıtır gibi kurtulabildiğim kadar acaba daha duyarlı olunamazmıydı bu insanlar için bir şeyler yapılamazmıydı koruma evleri, rehabilitasyon alanları gibi düşünürken gazete manşetleri Tv lerde insanın yüzüne tokat gibi çarpan çocuk esirgeme kurumun da yatılı okullarda gelişen olaylar geldi, hiç güzel şeyler değildi bu olaylar ciğerlerimin tırmalandığını hissettim canım yandı başım öne düştü.
Devlet ve devlet çalışanlarımızın duyarlı olmasını isterdim öfkelendim. Bu olaylar böyle kalmamalıydı cezalılar mutlaka cezalarını çekeceklerdi fakat önemli olan bu sorunlar ortaya çıkmadan bir çözüm yolu bulmak olmalıydı acaba bu konuda ne yapılıyor aslında bir şey yapıldığını da sanmıyorum en büyük ispatı durmadan çıkan olaylar bunu doğruluyor. Bu kötü olayları benliğim de bir yere yerleşti unutulması gereken utanç olarak.
Hopörlerden bir bayan sesi yankılandı otobüs perona yanaşmış yolcularını bekliyordu yani beni, zaman gelmişti.
Yolcular otobüsün bagajı önün de bir an valizlerini verip kurtulmak istiyorlardı benim çantam küçük’tü ve sıraya girmeme gerek yoktu çantamın küçük olması o sırada olmayışım beni mutlu etti taktir ettim kendimi. O mutlulukla otobüse yerime oturup olan biteni bakınıyordum. Bu gün her günden farklıydı evden çıkışımdan bu ve bir çok olayı görüp farklı farklı değerlendirmeye almış hatta bir oyun yaratmıştım ve her şeyi görüyordum. Oysa sabah olacaktı ve ben fazla tanımadığım bir şehir de sabahcı kahvesin de simitle kahvaltı yapıyor olacaktım ve bir yön çizecektim yeni hayatıma.

Evet yeni bir hayata merhaba diyeceğim an geldi otobüsümüz hareket etti. Bagajlarını teslim eden yolcular kendilerinden emin bagajlarını garantiye almanın verdiği rahatlıkla otobüse biner binmez muavini sıkıştırmaya başladılar su verirmisin, şu nedir gibi tabiî ki bizim yeni oyuncumuz bitirim muavin çattık gibi bakarken yolculara servisin başlayacağını tatlı sert bir şekilde anlatmaya çalışıyordu. Sanki bu açıklamayı hiç yapmamış gibi elin de bilet kontrol listesi her koltuğa yaklaştığın da aynı taleple karşılaşıyor bazısına cevap veriyor bazı yolcuları tüm bıkkınlığı ile es geçiyordu. Bu arada bende bir tebessüm oyun bitmemişti belki yeni başlıyordu. Ben de su istemelimiydim acaba?,15.01.2007


Beğen

Orhan Eren UNCU
Kayıt Tarihi:15 Ocak 2007 Pazartesi 16:28:30

YOLCU YAZISI'NA YORUM YAP
"YOLCU" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
taymaz
16 Ocak 2007 Salı 11:58:10

İnsanın , yaşaduğı toplum içinde yabancılaşmayı en yoğun yaşadığı anlar , insanları en iyi şekilde gözlemleme
imkanına sahip olduğu anlar olsa gerek . yazınız bende böyle bir his yarattı .

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.