Selahattin YETGİN
1572 şiiri ve 1065 yazısı kayıtlı Takip Et

Mevsim Senfonisi



Mevsim Senfonisi


Aşklar yaşadım deniz fenerleri gibi uzak,
her fırtınanın sonrasında onu aradım.
Aşklar dolaştım, rotasız gemilerle
Her seviyorum dediğimde kaybettim...

Güneşine yüzümü döndüğüm günler gecemin atardamarını zorluyor şimdi. Geçmiş günlerin çamurlu akıntısında kendimi arıyorum. Bir üzüntü kaplıyor bedenimi. Sabahlar uzak, içimi bir ben görebiliyor, suskunluklarıma yorum arıyorum. Pencereme uzanan yaprak, odama girmeye çalışan ışık ve bedenimi saran yorgunluk anlatılır gibi değil.

Yaşarken aşılmalıymış oysa acılar. Yaşarken hesaplanmalıymış tüm ince değerler. İnsanlar yağmurdan niye kaçarlar diye düşünmüşümdür hep. Günler vardır hani, yaşanmışlığın akılda kalanları. İşte öylesi günlerde kuluçkaya belenen acıları çıkarınca tüm hüzünlerin biyografisi ile sevginin haritası çizilir; oluklardan akan su gibi sarıp sarmalar insanı.

Bir sabah ülkemin sokaklarında, şu ayağımı sıkan pabuca inat yürüyeceğim. Bir sabah, nemli bir göz olup yağacağım şu kentin üzerine. Sağa sola kaçışan insanlara rüyalarımı anlatacağım. Gördüğüm tapılası rüyalarda sevginin ne kadar yüce bir değer olduğunu, yaşamın rüyalardaki kadar gerçek olduğunu, ancak anlamsız kaprislerle bu büyünün bir sabun köpüğü gibi patlatıldığından söz edeceğim.

Sevginin ellerini her tutmaya çalıştığımda, itildim, kakıldım ve horlandım. Yüreğimdeki figürlerden yarattığım nice tabloları serdim önüne, eşsiz bir manzara gibi. Aşağılandım, girdaplara atıldım. Seviyorum dedim, yılmadan, usanmadan. Sevgi dağlarımdan topladığım rengârenk çiçeklerle ortada kalakaldım. Ferhat oldum, Kerem oldum, en sonunda Mecnun oldum bu yeryüzü cehenneminde.

Aşklar yaşadım deniz fenerleri gibi uzak, her fırtınanın sonrasında onu aradım. Aşklar dolaştım, rotasız gemilerle. Her seviyorum dediğimde kaybettim. Söylemek mümkün olsaydı bir daha sevdiğimi, veda ettiğim gözlerine asla bakmazdım. Mümkün olsaydı yeniden, yeniden sevmek, gözlerinden düşen o yaşlara kanmazdım.

Düşüyorsun gözlerimden şimdi. ’Kal biraz’ desem çok geç biliyorum. Aşina bir çehreyim sana bundan böyle. Vedamın suretlerine son kez bakabilirsin, son kez tutabilirsin bu aşk tabutunun ucundan. Güneşine sarıldığım günler ezgisini yitiren bir mevsim senfonisi olmuş şimdi. Aşınmış umutlarımla, bir üzüntü gibi sararmış yüzümle gülemem sana.

Bir öpüşün çekingen dudağında, susarak zor ve çözümsüz yollara sürdün beni. Güneşinin halkalı ışıltılarından uzak tuttun yüreğimi. Susuz yalnızlıklarının çöl iklimlerinde, acının dönemecinde çöreklenen sevdamı göğsünün kumsallarında yalnız bıraktın. Ateşler yaktım ısıtmak için bedenini, ışıklar yaktım aydınlatmak için yolunu. Saatlerin hızla dönen uçlarına her tutunduğumda yüzyıl ötelere düştüm, seni her özlediğimde hayali sarılışlarla avundum.

Saçlarımda ne çok güz birikti bir bilsen. Kimi zaman uzaklarda, öbür ucunda maviliğin, isimsiz bir balıkça, sonsuz zamanların yüreğime serptiği tuzlar gibiydi hayat. Ne zaman uyumaya kalksam düşlerime giriyor, ne zaman üşüsem ellerini buluyordu ellerim. Bir zamanlar kana kana içiyordum yüreğini aşk harmanımda.

Şimdi, örselenen yüreğimde sabah akşam kurtlar ulur oldu. İçimdeki simsiyah gecelerde uçuşuyor yarasalar. Amansız bir gökkuşağı dolanıyor şiirlerimde ve usul usul emziriyorum acıyı. Derelerim kurudu, acının göğünde her şey silik. Aşk’a yürümek için cesaretim yok. ’Susma’ diyorsun ve konuşmamı istiyorsun. Yıllardır ben konuştum, sen sustun. Bu aşk, bu sevda göze geldi ve yamalı bir bohça gibi bir kenara atıldı. Ne söyleyeceksen hemen söyle, yıllardır çalınan bu mevsim senfonisine asil bir duruş ol sözlerinle...

Selahattin Yetgin

Beğen

Selahattin YETGİN
Kayıt Tarihi:30 Eylül 2012 Pazar 11:48:01

MEVSIM SENFONISI YAZISI'NA YORUM YAP
"Mevsim Senfonisi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
şekerprenses
13 Ekim 2012 Cumartesi 17:43:47
emeğinize sağlık süper dizeler...

Cevap Yaz
zzeynepp
30 Eylül 2012 Pazar 12:16:32
harika olmuş yazınızın her cümlesi..

yalnız bir yerde 'Gördüğüm tapılası rüyalarda sevginin ne kadar yüce bir değer olduğunu, yaşamın rüyalardaki kadar gerçek olduğunu, ancak anlamsız kaprislerle bu büyünün bir sabun köpüğü gibi patlatıldığından söz edeceğim.' demişsiniz ya keşke ' tapılası ' yerine başka bi sözcük kullansaydınız...

umarım eleştirmeme kızmamışınızdır..

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.