Her doğan çocuk, Tanrı'nın insanoğlundan hala umut kesmediği mesajını getirir. Sir Rabindranath Tagore [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

TERS AYAK


Tarihi ve bıraktığı perşomen kağıdıyla geleceğe kültürün ışığını bırakan yer

Bergama/Pergamon

İzmir de unutulan bir ilçe sessiz sakin emekli tarım şehri
Evimin karşısında mahallemizin kahvesi içeriye girdiğim zaman aynı kişilerin taş oynadığı dedelerin genç iken unutup bu yaşda camiden gelip oturdukları ve asgari maaşla çalışanların uğrak yeri
Kahvenin içerisi dumanın derdinden sallanan bir insanın kaderini öyle işlemişti ki
daldım bi an kahvenin ışıkları sanki çalışan yüzlerin yansımasıydı.
Gençler muhabbetten soğuk ellerinde ki teknolojilerin kölesi olmuşlar.
Yanıma dünyanın yükünü sırtında taşıyormuşçasına yorgun
yer yer kırlaşmış ve sararmış sakalları ile hayata meydan okurcasına parlayan gözleriyle etrafı süzen
yirmi beş yaşlarında ama elliymiş yaşlarında bir adam
etrafı buza kesen kışın soğuğundan kendisini ve yüreğini sıcak tutan
etrafına bakarak hayat demin içtiğim çay kadar bir şey diye düşünen
sıcağı ağzında kaybolur kaybolmaz kendisini unutturan
ve içine kaç şeker attığınıza bağlı olarak tadı değişen döngü hayatı...

Arkadaş iki çay söyledi.
kahveci hala atanamadın mı sen dedi.

İçim ağlıya ağlıya güldüm sadece...

Kahvede oynanan taş sesleri tek eğlenceydi.
İçeriye göz attım on beş kişi ya var ya yoktu.
Küçük kapağının içinden alevler atarak yanan çayı gördüm
bekliyordu içi buz tutan yürekleri ısıtmak için...
Solumda kağıt oynayanlar vardı. Sağımda deniz manzaralı bir tablo.
Bir zaman onlara kağıt oynayanlara daldım.
Ara ara gözüm havaya bakıyor havanın rengi değişiyor küçük bir fırtına çıkıyordu.

Bir ara kahvenin kapısından biri girdi üzerinde kendisinden büyük siyah paltosu vardı.
Sobanın önüne kadar geldi ve başı eğık öylece durmaya başladı.
Ortalıkta oturulcak o kadar yer varken o ayakta durmayı tercih ediyordu.
Gözlerimi tekrar dışarıya çevirdim.
Köşede oturan elinde kumanda olan ihtiyar herkes e çay söylemişti sanırım dede oldu.

Artık epey bir zamandır kahveye insan gelmediğini farkettim.
Yanımdaki arkadaş havanın bu kadar kötü olacağını düşünmeyerek gitti.
Öyle bir uyuşukluk içinde idim ki kalkıp gidemiyordum.

Tekrar içeri baktım paltolu hâĺa ayakta sobanın yanında duruyordu.
Yüzünüde göremiyordum. Sanırım kimse de tanımıyor. Hiç mi kimse konuşmaz görmez ?
Üzülüyorum böyle durumlara dışlanmış gibi oluyor insan.
Onu bunu geçtim kahveci yeni gelene en azından çay verirdi daha vermemişti.

Iyice merak etmiştim. Kahveciye çay işareti yaptım. Kahveci çayı getirdi.
O sırada sobanın yanındaki kim dedim.
Hangisi dedi.
Abi o uzun paltolu ayakta duran kim dedim.
Oğlum sen iyimisin orda kimse yok dedi.
Şaşırmıştım yüzüm kireç gibi oldu.
Tam o sırada
Tuhaf bir şey oldu paltolu birden
Hızlı bir şekilde kahveden çıkarken baktım
ayakları ters idi....





Etiketler: sayfam ,


İrfan Yıldırım Çevik  | irfan Yıldırım çevik
20 Nisan 2018 Cuma 11:50:23


Şeytanın ayağı terstir ama...


    [ Cevap yaz ]    

cinitas  | İlker Murat ÇİNİTAŞ
20 Nisan 2018 Cuma 11:32:56


☻☻☻ Kutladım emeğini.


    [ Cevap yaz ]    




TERS AYAK başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
13.2.2018 23:36:25
Toplam 2 yorum yapıldı
162 çoğul gösterim
157 tekil gösterim

Diğer Öyküleri