Şeref, kumsalı olmayan arızalı bir adadır; bir bırakırsak bir daha geri dönemeyiz. BOiLEAU
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
   

E-kart Olarak Paylaş


 
Şiir Puan
 

10 10 1
Toplam: 5.0 puan
1 kişi puan vermiş.
 


 
Şiir Bilgi
14.09.2012 tarihinde eklendi.
567 çoğul gösterim yapıldı.
497 tekil gösterim yapıldı.
2 yorum yapıldı.
1 kişi favori listesine aldı.
Portfolyo: Genel

Favorisine ekleyenler
 



   

 
YALNIZ KADINDAN YALNIZ ADAM ŞİİRİ...!

YALNIZ KADINDAN YALNIZ ADAM ŞİİRİ
Çok uzun bir hüznün yolculuğu içinde dans ediyor gözbebeklerin,yorgun ellerin ceplerinde,ıslak kirpiklerinden habersiz,okyanus kadar bir bütünün ortasında ışıldayan bir kristal yüreğin.
Tuz buz olmuş hiç yoktan bir sevda dansı yaşamın,mütebessim dingin,bin bir opera yalnızlığında için...
Sevmiş sevilmiş sevmemiş sevilmemişsin,saçlarında yılların derin yorgunluğu,ak bir mintana bezenmiş gölgesi,sus pus olmuş duruşun,ay gibi parlayan gözlerinle ne kadar mütebessimsin.
Halbuki çok yorgunsun,gizli bir sükut içindesin,ve bir çağlayan gibi gözlerin,dokunsalar ağlayacak kadar üzgün belkide,nasıl taşınır bunca yük,insan nasıl güler aynalara ağlayan çehresiyle,kalabalıklar içinde bir sükutsun...
Kimsenin olmadığı bir uykunun masumluğunda uyuyor umudun,gitmek istiyorsun belki çok uzaklara,uzaklarca çoğalmak çağlamak istiyorsun,gizleyemiyorsun içinin ıssızlıklarını...
Bir senfoni akışı gibi,dilsiz bir söyleşiv okunuyor gözlerinden,keşfedilmemiş bir çocuksun bu evrende,dışın kocaman bir adam,yaşlı yorgun,unutmuş unutulmuş bir yanın,diğer yanın geçici aşkların hevesinde belki,belki yatak çarşaflarında bitmiş en güzeli ve belkide hiç yaşamamışsın...
İnsan nasıl taşır bir sevi hüznünü böyle sersefil duygularla,olgun bir yaşamın çocuksu yüzünde,bebeksi bir ömrün yaşlı hüznünde raks ediyor duyguların,içini acıtıyor bu hayat tangosu,sendeliyorsun,saçlarına vuruyor yorgunluğun ama hala güçlüsün bir o kadar çaresiz,ah bunu bilmiyor kimse...
Hiç kimseler içinde koskoca bir dünyasın,gezip dolaşıyorlar içinin ülkelerinde,şehirleri sokakakları sana yabancı,belki viran olmuş gecekonduları içinin,belki avrupayi bir yaşam içindesin,her taraftan yıkılmış yok olmuşsun,belki herkesin içinde ama kendinin dışındasın...
Öyle muhtaçsın ki bir sevinin sevincine,ürkek duygularının üstüne koymuşsun gücünü,sevmiyor sevilmiyorsun,esir olmuş duyguların,içinin boşluğunda dans ediyorsun,gönül gözüne sıçramış belki kirli aşkların,kör olmuş gönül gözün,görmüyor duymuyor konuşmuyorsun belki...
Niçin yaşar insan her gönülde her bedende,ne kalır bize özel neyindir kutsalın,her petekten bal almak mıdır aşk.Bu mudur ben hayatı yaşadım anlayışı,sevmek ateşten bir top sevişmekse bir yangının korlarını avuçlamak sonra uçuşan küllerini izlemektir...
Hayat acı bir coşku coştukça çağlayan çağladıkça çoğalan ama güzeldir yinede o bin bir acıya rağmen bize böyle güç veren,hayatı öğreten dolu dizgin,yaşlı çehrelerimizle aynalara gülümseten...
Biz o acılara ne zaman büründük,acıdan kolye taktık taktıkta bitti aşk,resimleri çizildi saçlarımızın aklarından tüm yaşamışlığımızın,bizi kimse bilmedi ama biz gülmeyi bildik yinede, affettik bir büyük hatayı kırmadık belki kimseyi...
Ne kimseye aşk vaat ettik ne en büyüğünü yaşadık aşkın,bizim aşklarımız meyveleridir irem bahçelerinin,biz bilmeyiz her petekten süzülen balın tadını.
Hiç yoktan bir sevda dansı mı yaşam,kaçıncı yazın güneşiyle baktık sımsıcak,kaçıncı kışın bulutları doldu gözlerimize,kaç çift gözü ağlattık buz gibi bakışlarımızla,kaçını güldürdük sımsıcak manalarda,kaçı mütebessimdi yaşamlarında ve mutlu aşk yoktu mutlu insanda...
Uzun ayrılıklar dolu hayat,şehir dedikleri köy kasaba toplanmış tüm dünya cesetleri bir toprakta,şimdi nasıl oluyorda gülebiliyor insan,hayır o siz değilsiniz gülen o ben değilim,bu maskeler şimdi bize yabancı,hadi tutma kendini,hadi dök yüreğini gözlerinden utanma herkes üzgün...
Sen ALLAH ın nurundan üflediği ilahi soluk,ben onlar herkes öyle,biz nasıl görüyorsak bir karıncayı ayaklarımızın dibinde nasıl koruyorsak onu bir an,o bizi her an.Bundandır bizim aşklarımız meyveleridir irem bahçelerinin deyişim...
Çünkü en büyük aşktır o hiç bir zaman bitmeyecek olan ALLAH a duyulan o içimizde hep yaşayan biz varlığından birhaber,yaşamıyor sayarız aşkı oysa en mutlu aşktır o,şimdi aç kollarını göğe,rüzgarı dinle denize bak,bak dans ediyor dalgalar kıyılarda sevişircesine kumlarla,gülümse,bak bu bir soluk,yıldızlara bak ışıl ışıl,olmasada ışıklar bize yeter yıldızlar,gülümse sevincin gül yüzü aksın yüreğinden...
Bilir misin gözlerimde gökkuşağının yedi rengini gördüm ben işte ben aşkı o zaman tattım o zaman anladım ki aşk yok bu yaşamda,,,şimdi sığ duyguları içinde bir kadın gözbebeklerinde tutuşan şafakları okuyor yüreğinden,zaman akıp geçiyor saatten süzülen kum taneleri gibi engel olamadığın...
Gecenin ipek örtüsü serildiğinde göğe yalnızlığın hınzır asiliğindesin,gündüzlerin umursamaz edası içinde lal gibi gülümsüyor acıların çırılçıplak,yalın kalabalıklar içinde belki,işte o zaman bir başına buluyorsun yolunu kimse olmuyor sende,gül oluyor kendin ayıklıyorsun dikenlerini,acıyor belki bir yerlerin lakin batan her diken senin için bırakacak tohumlarını,her tohum senin için bitecek,sonra yüreğinle bırakacaksın bu yaşam karmaşasında döktüğün teri...
Şimdi ister bacak aralarındaki sıradanlığı ister uç noktalardaki kutsallığı solu,ya çek git bu yaşamdan,ya kal sana düşen asaletini yaşa,kalma sakın ortalarda,zaman geçiyor işte öbür yüzüne yaşamın,yavaşlıyor yaşlanıyorsun,herşey sıradan belki sence bu yaşamda yanılgılı, acı ama olgun,zaman dinlemiyor seni,neleri taşıyor zaman,nerden getirdi seni,nerelere götürüyor...
Acı bir tebessüm akıyor yüreğinden gözlerine,gülümsüyorsun ne kadar mütebessimsin,kim bilir kaç kez geçtin bu andan,gözlerin hala kapalı o hüznün örtüsüyle ama kalbin sonsuza dek açık,hislerindeki ağırlığı duyuyorum ne kadar derin,ürkek şaşkın bir çocuk gibi tedirgin bir eda içindesin...
Gizli bir sükut tatlı bir serinlik ama ne çok yangın var içinde,ya o ateşte yanmalı ya çelikten duvarlar örmeli ölmemek için,duymalı acısını ta içinde sabrı öğreten,her yaşımda geçtim o acılardan kanatırcasına içimin duvarlarını,çağlarcasına çoğalarak zincirler vurdum bağrıma ve hiç bir ihtimali sevmedim içime ekilmiş ve büyümüş bir tohum sonrası...
Ya sen,hangi aşkın gözyaşlarını döktün yüreğinden,neydi aşk,okyanus kadar bir bütünün tamamlanamayan yarısı mı,yoksa gizleri deşifre olmuş bir öyküsü mü var sende,utanma ben utanmam,kelimeler dökülebilirler yüreğimden özgürce,akabilirler gözyaşlarımız yorgun gözbebeklerimizden...
Yağmur yağsın istiyorum şimdi,yalnız bir opera çığlığında,çıplak ayaklarımın yorgun asfaltlarda biriken yağmurla sevişirken,melodilercesine çıkardığı sesi dinlemek,ıslanmak istiyorum,saçlarımızdan süzülen yağmur damlalarındaki anlam olmak...
Anlamsızlıklarında bir anlamı vardır ya aslında hani o anlamsızlıklar yerini bir hiçliğe bırakmadan yaşamalı mı o bin bir opera yalnızlığındaki hüznün sevince dönüp sevgiyle kucaklaştığı anı...
İnsan öyle usanıyor ki logorea saçmalıklarından merdumgirizliğin pençesinde buluyorsun kendini,sendeliyorsun zaman zaman lakin hala bir sur gibi ayakta yüreğin,tüm anlamsızlıkların ortasınna bin anlamsın...
Yaşıyorsun ama atmıyorsun kendini her yüreğin kıyısına,hırçın beyin dalgalarının arasında boğuluyorsun aslında,gülüyorsun,her gülüşün içsel bir gözyaşı olup akıyor ruhundan,kimsin sen biliyor musun o okyanus ortasında bir balık,herkesten uzak herkese yakın,kayıp gidiyorsun hayatın parmaklarından usulca...
Uzaklarca yaşıyorsun şizoid bir eda içinde,herkes yaşıyor bunu olağan kutsal,yolculuklar toplamı bir hüzün duruşun,ay gibi,ateşten bir top işte bu yaşam,aşkta öyle ayrılıkta...!
GüLnAz YoRuLmAz

HAYRANIM SANA
SENİ ANLATABİLİYORSAM ŞÜPHE DUYARIM KENDİMDEN
SAKLANIRIM GİZLİ SÖZCÜKLER ARDINDA ANLATAMAM
VE NE VARSA ANLATAMADIĞIM BİL Kİ SENSİNDİR O
SAKLANIRIM GİZLİ SEVİNÇLER ARDINDA
GÜLEMEM ANLATAMAM AĞLAYAMAM
SENİ ANLATABİLİYORSAM ŞÜPHE DUYARIM KENDİMDEN
VE SENİ SEVİYORUMDUR HER SÖZCÜK
BELLEĞİMDE KALBİMDE DUDAĞIMDA
SENİ ANLATABİLİYORSAM ŞÜPHE DUYARIM KENDİMDEN
ANLATAMADIĞIM NE VARSA BİL Kİ SENSİNDİR O
BEN HAYRANIM SANA...!
GÜLNAZ YORULMAZ (GÜLNAZ YORULMAZ)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

   

Etiketler: aksın , aşkın , bak , balın , bilir , dünya , gülen , güler , hüzün , kum , kocaman , mutlu , okyanus , sakın , senî , tebessüm , acı , adam , anlam , , aşk , belki , ben , bir , bitti , buz , böyle , büyük , dans , derin , deşifre , diken , dinle , dolu , eda , en , engel , gibi , git , gönül , gözyaşı , gül , güç , halbuki , hayat , hep , hiç , hınzır , insan , irem , kadar , kadın , ki , kolye , köy , lakin , lâl , nasıl , niçin , o , oysa , raks , sana , sen , senfoni , sevda , sevi , sevince , siz , sur , sükut , sımsıcak , sıradan , sığ , tatlı , tedirgin , top , tuz , tüm , utanma , uzak , ve , viran , yalnız , yangın , yağmur , yaşam , yaşar , yeter , yorgun , zaman , çağlayan , çelikten , çift , çocuk , ışıl , şaşkın , şimdi , şizoid , şüphe ,
 Yorumlar
 dost46
 
16 Eylül 2012 Pazar 08:29:25
HAYRANIM SANA
SENİ ANLATABİLİYORSAM ŞÜPHE DUYARIM KENDİMDEN
SAKLANIRIM GİZLİ SÖZCÜKLER ARDINDA ANLATAMAM
VE NE VARSA ANLATAMADIĞIM BİL Kİ SENSİNDİR O
SAKLANIRIM GİZLİ SEVİNÇLER ARDINDA
GÜLEMEM ANLATAMAM AĞLAYAMAM
SENİ ANLATABİLİYORSAM ŞÜPHE DUYARIM KENDİMDEN
VE SENİ SEVİYORUMDUR HER SÖZCÜK
BELLEĞİMDE KALBİMDE DUDAĞIMDA
SENİ ANLATABİLİYORSAM ŞÜPHE DUYARIM KENDİMDEN
ANLATAMADIĞIM NE VARSA BİL Kİ SENSİNDİR O
BEN HAYRANIM SANA...!

Güzel duygular ve hazin bir bahçede kendimi görmüş gibi oldum...
Bu değerli gül uçlu kalemi sayfamda görmekten gurur duyarım...

Sevgi ve selamlarımla...
 alaturka044
 
14 Eylül 2012 Cuma 14:50:17

o hasret karası gözlerin yokmu bir içim su mübarek
rüzgardaki saçları ne güzel dans ediyor öyle tek tek
Allah'ım özenmişte yaratmış bu her halinden belli
ya rabbi böyle güllleri kıskandırmaya var mı gerek


Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.