Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan, düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur. BEYDEBA [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

10 10 7
Toplam: 35.0 puan
7 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
07.06.2011 tarihinde eklendi.
780 çoğul gösterim
715 tekil gösterim
7 yorum
1 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
Şiiri Beğenenler
En son eklediği şiirler

ben, seninle varolma orucuna niyetlendim






zaman,hicranla nikah kılmış besbelli
şehr-i İstanbul’a kara bir peçe sererken efsunlu Ay
yüreğim, arsızca yanıyor ateşi aşkta şimdi
ben, sensiz Araf’ın tam ortasındayım
gecenin en dar vaktinde antik bir saatin pusulasında
sana geliyorum El – Vedud’um
kaldır beni kara hicranın rucüsun’dan ..
Azrail’in içime attığı ölüm tohumlarının gazelini durdur cancağızım..
beni iki toprak avuca mahkum eyleme Marmara
Yedikule zindanlarının en ücra kuyusunda hapiste ruhum
ve
hayra yormak istediğim düşümün eşğali var göz uçlarımda
dilime maviliğini at cancağızım ..
âşık-ı bi kararım her harfim gözlerin eşliğinde anlamlanmaktayken
bir bilsen cancağızım
sensiz bu beden hangi acının pençesinde çırpınmalarda..
İşte sözler yine sende bütünleşti şehr-i İstanbul
şimdi
avaz avaz susturuyorum içimdeki kırmızı rugan ayakkabılı küçük kızı
ellerinde rengarenk balonlar
gözlerindeki tuzlu sularını sebeb-i belli
beyaz duvaklı bulutlarda suretimize yağan turuncu yapraklar
meyil vermiyor Kız kulesi
hicranın hevesini kırıyor Haccac-ı Zâlim’e bürünerek
vuslata çalınan iki âşık’ız seninle şehr- i istanbul
bırak!
yanı başında bir lokma geçsin boğ-azımdan
yüreğim işkillensin maviliğinde.
Marmara’ya baktığım an
yokluğunun yoksulu hatırına damlayan rahmet gözlerimden öpsün cansızım
fiyakalı bir tebessümde simit attığımız martılar
dudağım(n)ın kenarından sıçrayan izinde ..
âşkın kelamı gece şövalyesini hicranın sırtına bıçak dayadı
Altın Boynuz tam ortasında
iğreti hüzzâm şarkılarını silk üzerinden gece
şaşırtma doğru bildiğim yoldan beni..
en doğru yolum sensin şehr-i istanbul
maviliğine doğayım hiç ölmemek üzre müsaade et Marmaram!
beni kendinle süsle
payını çıkar 32 harfimin sözcük cümbüşünü
ben sana kıyamazken cancağızım
sen kıy yarınlarıma nikahını!
vuslat anıyla şahlan ürkmeden Boğaz
korkma sakın!
bir anne kucağı kadar masum özlem yanığı düşlerim
sebeb-i kanadıma değen Şems’in
uyuya kalmama izin verme
uyursam uyanamam bir daha senden
beni düşür nar-ı aşkına cancağızım
vakit, sensizliğin sessizliğin cirit attığı Beyoğlunda
bedenim tüm gebe bıraktığın(m) ağlayışların arifesindeyken
terleme cancağızım
kanamalı geceler, sırtına entari koyarken ben bakarım öksüz ruhuna
cehennemin ateşbâz çukurlarında kor alevlerde yandığım yeter
ikimizin yerine de şehr-i İstanbul
sessizdi kalemim
senli cümlelerimin sessiz harfleri yüceliğinde
geleyim ahu efgan ettirme aşk-ı biçarene!
Süleymanî kalemin ah ettiği tüm şiirleri susturayım seninle
bismi hü diyen dilim(n)den dökülen cümleler adına
dudağımı, dudağınla baş göz et nazınla yâr
o vakit ki
kalemimde,
yüreğimde
âşkın kanatları alevlenir senin masum bakışlarınla cancağızım
göğsümde yüzdürdüğüm fecr gecelerdeki kağıt gemilerim
meleklerin uzandığı ellerde
âşka boyandı şehr-i İstanbul’un deliverenleri
vuslata gebe bir gecenin tam ortasında
ben, sen oluyorum her gece...
akrep ve yelkovan yüreğime giydirilmiş prangaları çıkarma derdine düştü
bendeniz,fikatine gark olmuş bu sözsüz âşık
doldur kadehime aşk şarabını kana kana içelim seninle şehr-i İstanbul!
satır satır susalım ayrı kılınan tüm âşıklara.
kalemden damlarken hûn renginde mürekkeb,
sol yanıma yazıyorum senli cümlelerimi
ve
bir dakikalık gülüşünün zekatını ödüyorum ıslak vaveylarda
geliyorum sana şehr-i istanbul
arınarak günahlarımdan birazda Züleyha bedeninde
örtüyorum tüm mahrem duyguları
dürtüyorum sende kalan yarımı cancağızım
Şems’ine değdiriyorum sevdayı
vuslata koşuyorum gelincik gecelerde ism-i nâzımı okurken
ben, seninle har ateşlerde yanar iken şehr-i istanbul
hala ortasındayım Araf’ın gönlümde seninle el ele dolaşırken
kırlangıçın kanatlarını diktim bir tersi ustalığıyla kırılkanlıklarımı
sana geliyorum El Vedud
tengri dualarımı o’nun üzerine helal eylerken
içi yanmasın uzaktan ab-ı hayat hürmetine..
sevgi doğarken kalbin(m)e bırak gebe kalsın yarında ki bize cancağızım.
tezatlığa teğet geçiyor özlem yanığı düşlerim
vav haliyle boynum bükük
halimi daha beter yokluğun yoksulu etmeden tut ellerimden şehr-i İstanbul.
maviliğine kaçan saf tutmuş bir çocuğum.
en deli
en hırçın ..
en masum
en yalın halimle zikrimsin
tarifsiz bir divaneyim sözlerin mintanında
sana geliyorum cancağızım
yüreğimi, yüreğinle sulandır
yeşersin çorak coğrafyamdaki vuslat filizleri
bir rahmet harf damlat maviliğinle
tel örgülerle çevirdiğim etrafıma
sevdiğimi, sevildiğimi şükrederken yaradana medd-ü sena yapayım.
abdest suyu gibi Enfa Olan gözlerim
bir soluk yanı başında her an’da ..
hiçliğimi bıraktım ucaksız bucaksız
harflerin(m)i zemzem’im diye niyetlenip dikiyorum dilime..
son orucumu tutmaya geliyorum şehr-i istanbul
belki Azrail vals yapıyordu sana
bana
ve
yarına cancağızım
avuç içlerimde rahmetli zemzemim var
unutma şehr-i İstanbul
ben, seninle varolma orucuna niyetlendim
er ya da geç vuslat topu patlayacaktır
cancağızım
cansuyum

gordion
07/06/2011

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




anne aşk ateşlerde azrail ben beter bıçak bi bilsen bir boynuz çorak daha deli doğru efgan en gece geç gelincik gibi harf hayat hırçın hiç hüzzam ıslak iki istanbul kadar kâğıt kalan kara kırmızı ki kor küçük masum o ölüm özlem peçe rahmet rengârenk rugan saf sana sen sena sessiz simit sözcük şimdi tam toprak turuncu tüm vals ve vuslat yağan yalın yeter züleyha
 Yorumlar
 LESKÜY NARUT
 
07 Haziran 2011 Salı 21:05:58
bir dakikalık gülüşünün zekatını ödüyorum ıslak vaveylarda
geliyorum sana şehr-i istanbul,,ah istanbul gözlerinde öldüğüm istanbul..kutlarım değerli üstadım her şey sizin istanbula olan düşkünlüğünüz gibi olsun
 Metin Demirkaya
 
07 Haziran 2011 Salı 20:23:46
soluk yanı başında her an’da ..
hiçliğimi bıraktım ucaksız bucaksız
harflerin(m)i

unutma şehr-i İstanbul
ben,
********
soz kaldi mi ki,yazam
pardon pardon,biraktiniz mi ki,
yani
aktaram

sevgi kucak kucak,ustune bin selàm
varip akacak..
 Ya Tabe Volim
 
07 Haziran 2011 Salı 19:11:06
Yine muhteşemsin gordion,aydınlık bir dünyada buluşmak,özgür olmak dilegiyle...........
 tan 1919
 
07 Haziran 2011 Salı 17:10:12
el Vedud sevgisinde ne canlar arafta kaldı aslında,
tebrikler,
şaire hürmetle...
 Mehmet Çobanoğlu
 
07 Haziran 2011 Salı 13:34:58
Tebrikler güzel bir şiir okudum,kalemin daim ,geleceğin aydınlık olsun şair arkadaşım.
Saygılarımla
 suat çakır
 
07 Haziran 2011 Salı 13:19:10
çok güzeldi dost kalem yüreğine sağlık


ben, seninle varolma orucuna niyetlendim şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum