Edebiyat Defteri

Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım. (Dostoyevski)
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   


 
Şiir Bilgi
14.05.2008 tarihinde eklendi.
98 çoğul gösterim yapıldı.
89 tekil gösterim yapıldı.
0 yorum yapıldı.
 

Eklediği son resimli şiirler
   

 

haller


H A L L E R
1.

ay ışığı içip sızdı gece

elleri ellerinde

elleri alnında bir yazgı

yağmura kurumuş toprak

hiçbir şey yapmayan hiçlik

yürek atışı nefes alma bilgisi

mevsimin arifi kanın kara tarifi

herkesim ve hiç kimseyim şimdi


tekrarlarla hipnotize eden yaşam

telkinlerle tutar iplerimizi

geleye donen zarların utancında

kırık bir düş, mars

Zamanın karşısında bir gülüş



sağrısında f tipi maktuller taşıyan umut

Şehirler suskunluklar, martılar

Sonraya alabora savruluşlar

2.

geldiğinde gittiğin zamanlar

gözaltlarının alıştığı zamansızlıklar

mutluluğun Budist sonsuzluğu

acının kamçısında köle sırtlar

sudanda tecavüze uğruyordu insanlığım

yıkamıyordu kentin yağmurları

elini yüzünü coşkuların


merhaba dedim

boyayalım ağabey dedi çocuk

boyayalım

3.

yaşadığımın göstergesi 180

her seferinde bir duvar buluyordum

bir şaman gibi dolaşıyordum kalabalıkları

iyileşmiyordu kabile, esniyordu öğle

düştüm

en dibine

kalbindeki kuyunun




biliyordum

aslında sen

yoktun

bende gidiyordum


4.




kefenin beyazını heceliyor gün

ruhum ağır işitiyor artık

gülümsüyorum


bilmenin küsuratı amerikan aptalı oyunlar

hayatın muhasebesinde olunmalar

kapı duvar pencereli manzaralar

ağlasa yağmur

ağlasa yeşil

ama somurtuyor şehir



5.




farkındalığın ayrılıklar yarattığı aynalar

kırık dökük ruhlar giyinen masallar,

hüznün yırtık haritasını çiziyor


ben sadece gülümsüyorum

bozuk param yok

Allah razı olsunlar geçiyorum




6.

düşünmeye fırsatı olmayan anlar

fiyakalı incelikler içerken, sıcak

panoramik haller almıştı insanlar

adım başı, adam başı

kaç sözcük düştü bilmiyorum

küfretmenin erdemine ulaşırken

onurlu insanlar kadar soyundum




yoktun

yokluğun düş kadardı


7.


içimdeki tanrıyı ikna etmeye çalışıyordum

o yoksulluğun her şeyi değerli kılan tanrısını

neye dua ettiğini bilmeyen insanlar gibi




Bach ın kaybettiği karısı için bestelediği şarkılar

ve bir çift güvercin yuva yapmıştı yokluğuna




biliyordum

aslında ben

yoktum

sende gidiyordun










8.




kalbimin sina dağında

yağmur oluyor sarılsam bulutlar

sözcüklere esir erdemler

aksak ritimlerle dağılıyor geceye




ölülerim

gözlerimdeki nemli sonraları soruyorlar

kaybetmenin yol üstü sohbetlerinde

parasızlığı, ekmek kavgasını, sevdayı…

ben sustukça üstüme geceyi giydiriyorlar

9.




uyanılan

uykular

sokaklarım

sen sanmaların

dar ağacına

adını

yokluğuna kazıdım

10.




ezan okunuyor saatlerindeyim sevginin

matemsiz soluklanmalar geçidinde

tarihsel birer dipnot söylemler




nefret kontrol dışı çocuk

kırgın düşlerin doğurduğu

ömür boyu yitirilenlerin

istemsiz istençlere gece ziyaretleri


11.




bedenin psikoloji dengeleme merkezi

ağrı kesici yüksek doz sevişme halleri




bedenim hareketsiz özgürlük direnci

ipsiz çerçevesiz bir tür uyku vakti

12.




boyalı gezmeler görsel aktiviteler

şeytan tanrının mazereti

düşünceler sarhoşluğun ihtiyaç dahili




ölümlü olmaların yaşam bilinci

anti kapitalist bir meta hali




kovulup her şeyden aşkta sabahlamalar

cennet cehennem arası bir vivaldi




içe almanın kadın

içe girmenin erkek retoriği

13.




kargalara böceklere, ağaç gölgelerine

bitip gitmelerin acıdan mührüyle

bir tokat gibi esiyordu rüzgar




varoluşun felsefesine inat

yalnız kalmak istiyordum

bir tanrı gibi




aşktan ve sevgiden emekliliğe ayrılmış ihtiyar ruhum

beynimde biriken anılar kadar kirliydi




bildiği gibi yaşayan

bildiği gibi düşünen insanlardan

artakalmıştım

14.




geceye havlayan köpeklerin sessizliği

dans eden ölüler gibi kuşlar

geceye yakışıyordu

çıplak gövden

ay ışığı perdeler




martılar yıldızları avuçlarken uyanmıştım

üşüyordu

içimdeki suretler

tenime değen tenler




şiddetin morarmış halinin şokunda

bilincime uğruyordu gerçekler

paramparça umutları toparlıyordum




geceydi

gece adın gibi ezberimdi..

15.




Mevlana nın Şemsi yitirdiği yerde

Düşüncelerden dualara ağladım




Yazınca geçmedi

Yaz geçmedi



16.




Sade cezalandırıyordum kendimi

Sözcüklerin çarmıhında düş gülüşün

Masmavi bir ölümle örtünmüştü

Kanatlarıma dardı gökyüzü




İpleri tutan ne varsa kesmiştim

Bileklerimde duruyordu eski intiharların




Varacağımız yere vardık

Sonrası yok nedenlerde kelam




Uyandır beni sevgilim

Uyandır

Uyan


şoreş haki çelik
Haziran/temmuz

Eskişehir/Edirne

2007
   
Acaba Nedir?: 2007 , adam , ağaç , anılar , bir , çift , dua , duvar , düş , ekmek , erkek , esir , gece , gibi , güvercin , hiç , ihtiyaç , inat , kadar , kara , köle , meta , nefes , özgürlük , razı , sadece , sözcük , şarkılar , tanrı , ve , yağmur , yalnız , yaşam , yuva
 Yorumlar
Bu şiire henüz yazılmış yorum yazılmamış.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.