|
|
|

BU YÜREK GÖNÜLLÜ TUTSAK
``Göğüm karanlık, havam puslu Sensiz yağmurlar, kurak bana. Her dar vakitte, özür borçlu, Bu taş yürekli adam yara.``
Aysız ve yıldızsız gökyüzü, Soğuk bir matem havasında. Yüreğim, ağırlaşan hava koşulları altında Kara bulutlar içinde, derin bir sıkıntıda. Çok değil! Bir kaç saniye içinde Kuraklaşan göz pınarlarımdan, Sicim gibi bir yağmur başlar Her şeyi ıslatan. Durmaz, akan sular kaynağından Oluşturur, kesik kesik acı hıçkırıklar Yüzümde doldurur senin en sevdiğin İki kuytu çöküntü ovasını. Bitmek bilmez, süzülür taşan sular İki ayrı yakadaki uçsuz vadilerden. Bir yol seçer kendine Düşüverir kendince gidilecek En kısa yar denilen yerden. Yankılanır uzaklara hemencecik gözyaşlarım Yüreğim, gözlerimden bakarken buluşur Aşkımın yâre döküldüğü yegâne dehlizden Ve bir laf edilir, Hayatta ağızdan tek bir kez çıkanlardan ``Bu yürek gönüllü tutsaktır katıksız müebbet mahpus aşkına...``
2006
|
|
|
|
26 Nisan 2008 Cumartesi 10:43:38
Güzel bir şiirdi tebrikler,söylenecek herşeyi finalde bir cümleye sığdırmışsınız.
|
|
|
|
26 Nisan 2008 Cumartesi 07:44:50
tebrik ederim üstad yüregine sağlık
|
|
|
|
26 Nisan 2008 Cumartesi 05:22:36
ah be can aşk mapusluk değildir karanlık değil, tutsaklık değil... benti kaldırılmış bir akarsudur, çoşmaktır...
|
|
|
|
26 Nisan 2008 Cumartesi 03:03:33
``Göğüm karanlık, havam puslu Sensiz yağmurlar, kurak bana. Her dar vakitte, özür borçlu, Bu taş yürekli adam yara.``
Sadece bu dizeler bile yetti şair anlatımdaki naifliği görmek için.Ama şiir bütünüyle çok güzeldi. ...........................TEBRİKLERİM VE SAYGILARIMLA..........................
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|