ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
İşler iş olarak şerefli veya şerefsiz diye ayrılmazlar, yapılışlarındaki maksada göre şerefli veya şerefsiz sayılırlar. ARiSTOTELES Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Suruç Ovasının ünlü Şairleri

Suruç Kaymakamlığının "Okuma Kampanyası" kapsamında düzenlemiş olduğu şiir şöleniyle Suruç Ovasında gül kokulu şiirler dile gelecek.

16.12.2009

Suruç Ovasının ünlü Şairleri

İlçede ilk defa ciddi anlamda düzenlenen şiir şöleninde asıl hedef okumayı yaygınlaştırmak ve okuma kampanyasına renk katmak olduğunu söyleyen yetkililer, şiirin ak sakallısı olan değerli şair Şeyh-ül Şuara Bahattin Karakoç gibi bir şiir devini ağırlamanın heyecanı içinde olduklarını ifade ettiler. M.Atilla Maraş, Saadet Ün ve Kadir Turan’ın katılacağı şiir şöleni, 20 Aralık 2009 Pazar günü yapılacak.

Aslen Suruç’lu olan Kadir Turan’ı ses ve tiyatro-sinema sanatçısı olarak da bilmekteyiz. Ayrıca; Yüreğim Tetiktedir, Kimliğime Dokunmayın ve yeni çıkacak olan Eylül Kelebekleri adlı kitapları ile de bilinmektedir. 1997 yılı 17 Mayıs günü Bahattin Karakoç için sözlü tebligatta bulunarak, üstadın "Şeyh-ül Şuara" ünvanıyla tanımlanmasını talep etmiş ve bu tebliğ kabul görmüştür.

Saadet Ün ise Şanlıurfa’nın yetiştirmiş olduğu ender kadın şairlerinden. Şiirsevenler onu "Kadınlığım" adlı kitabından tanıyor.

Aney şiiriyle popüler olan şair M.Atilla Maraş da Şanlıurfalı olarak gecenin ağır konukları arasında yer alacak.

Yetkililer, okuma kampanyası kapsamında ayrıca düzenlenen kitap toplama kampanyasına da halkımızın ilgi göstermesinin beklendiğini belirkterek, kitapların doğrudan Suruç Kaymakamlığına gönderilmesi gerektiğini belirtti.

Yorumlar
Mesaj Yaz 23.12.2009 12:46:34
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman III

Saçlarına pütür pütür yapışmış,
Gözlerinin rengi ile sıvanmış
Bir avuç kuru çiçek topladım.
Kırılıp dökülmesinler diye
Sevgiyle, özenle tek tek topladım.
Yürek fideledim zamana ve mekâna,
Hasat vakti geldi yürek topladım.
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek
Aşıdır, serumdur, besindir her umut,
Ey sevgili umudunu diri tut! ...
Bedenim hür değil, mühlet ver bana,
Er veya geç çıkıp geleceğim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,
Hep böyle dönüyor zaman tekeri.
Biri gider, biri gelir mevsimlerin,
Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın.
Acılardan damıtırsın şekeri,
Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların.
En ışıltılı çağında yıldızların
Kaç bıldır öteden göz kırpar bana,
Her umut bir yoldaş, her dert âşina.
Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar? ...
Beni güneşin ortasına atsalar da
Yanarım, pişerim, gelirim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

BAHAETTİN KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman/Ay Işığında Serenatlar - Sıla Kitapları)

Bahattin Karakoç




Mesaj Yaz 23.12.2009 12:45:38
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman II

Bilirsin ki burda değilim artık
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...
Gelir benim yüreğimde toplanır,
Dağların üstünden sıyrılan duman.
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.
Can evime bakışların saplanır;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
Senden gayrısına bakmam mümkün mü;
Gözlerimi esir alan dağlardan.
Kapımı üç defa çalan postacı
“Adresinde yok! ” Diye notlar düşer,
Eski adresimde bir hüzün eser;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Eski adresimse kurumuş bir gül,
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
Yaba yaba yelde savrulur gönül,
Firkatli turnalar geçer uzaktan.
Dalgınlığım debimetre tanımaz,
Başım çarpar bir gemi bordasına
Düşerim bir girdabın ortasına
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Birden bezeklenir sevda haritam,
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...
Lâleler toplarım ben tutam tutam,
Bizim için çalar kıvrak bir keman.
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
Aşka ışık dokur kuşların sesi.
Seninle hep aynı yerde oluruz;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır anlıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burda değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Gülde çiy damlası... Buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param parçayım.
Bir gün Emirgân’dayım, bir Kanlıca’da,
Üsküdar’da, Beykoz’da, Çamlıca’da.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu deli yürek?
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Bahaettin KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman/Ayışığında Serenatlar-Sıla Kitapları)

Bahattin Karakoç



Mesaj Yaz 23.12.2009 12:44:51


Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaeddin KARAKOÇ
(Uzaklara Türkü)

Bahattin Karakoç



Mesaj Yaz 23.12.2009 00:14:27
Bahaettin Karakoç üstadımı tanıyordum. Şükürler olsun ki daha da yakından tanıma şansım oldu.
O, bir değer... O, şairliğinin yanı sıra insan gibi insan. Yüreği güzel; elleri öpülesi...


Mesaj Yaz 21.12.2009 01:24:11
"Süleyman Özerol 12/18/2009 1:19:13 PM

"Şiirin ak sakallısı olan değerli şair Şeyh-ül Şuara Bahattin Karakoç gibi bir şiir devi"
?
!
... "


Sayın Özerol, anlaşılmayan birşey mi var, işâret ettiğiniz kesitte..? Bakınız ben bir başka kesit ileteyim..:

"İlk şiiri 1942 yılında “Yurt Gazetesi”nde yayınlandı ve böylece 63 yıllık sanat macerası başladı.1960’lara kadar yazıp çeşitli dergilerde yayınlattığı şiirlerinin hiç birini kitaplarına almadı. Esas sanat dönemi 1973’de yayınlanan Seyran kitabıyla başlar ve üslûbu netleşir.
1962’de Akşam Gazetesiyle Türk Kadınlar Birliği’nin ortaklaşa düzenledikleri Türkiye çapındaki bir edebiyat yarışmasında hikâye dalında “İSA ile İSHAK” adlı hikâyesiyle ikincilik ödülü aldı.
1983 yılında KASD (Kayseri Sanatçılar Derneği) tarafından yılın şairi seçildi.
1986 yılında “Bir Çift Beyaz Kartal” adlı kitabıyla şiir dalında Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü aldı.
1986 yılında çıkarmaya başlayıp 37 sayı çıkardıktan sonra ekonomik sebeplerden dolayı kapatmak zorunda kaldığı “Dolunay Sanat ve Edebiyat Dergisi” ve ülkenin dört bir yanında kendisini ispatlamış şairlerin katılımıyla 16 yıldır aralıksız gerçekleştirilen “Geleneksel Dolunay Şiir Şölenleri”yle şiiri ayağa kaldırmaya soyundu ve vermek istediği mesaj Türkiye genelinde yayıldı.Kurmuş olduğu Dolunay Yayınları ile de yazarlık ve şairlik damarı olan gençleri edebiyat dünyasına kazandırmayı amaçladı.
1989 yılında Kültür Bakanlığı’nın tercihi ile Türkiye’yi temsilen STRUGUA ULUSLAR ARASI ŞİİR AKŞAMLARI FESTİVALİ’NE katıldı ve burada bir de tebliği sundu.
1991 yılında Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen münacaat yarışmasında “Beyaz Dilekçe”isimli şiiriyle birincilik kazandı.
1993’de Türkçenin Uluslararası 2.Şiir Şöleni”için gittiği Kazakistan Başkalası Almaatı’da “Büyük Abay Ödülü”yle ödüllendirildi.Ayrıca “Uzunağaç Kolhozu”nda kendisine at hediye edildi ve Çapan giydirildi.
1997’de Malatya Büyükşehir Belediyesinin açmış olduğu Malatya konulu şiir yarışmasında birincilik ödülü aldı.
1998’de iki aylık “Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi SEVİYE” (Mart-Nisan 1998) 6.sayısını “Yaşayan Türk Şiirinin Dede Korkutu Bahaettin KARAKOÇ”üst başlığı ile; 2003’de “Mefkûre” Dergisi 11.sayısını “Türk Şiirinin Yaşayan Aksakalı”üst başlığı ile Bahaettin KARAKOÇ özel sayıları olarak çıkardı.Aylık fikir ve sanat dergisi Türk Edebiyatı ise Temmuz 2003 tarihli 357.sayısında kapağına şairin fotoğrafını koyarak”Şiirimizin Yüz Akı Bahaettin KARAKOÇ”spotuyla açtığı dosyada ona geniş sayfalar ayırmıştır.
2003’de Türkiye Yazarlar Birliği 25.yıl faaliyetleri yaşayan yazarlara saygı”kapsamında”Şehrin Kapılarındaki Şair Bahaettin KARAKOÇ ve Türk Şiirinin Çeyrek Asrı”2 gün süren (17 Mayıs 2003-18.Mayıs 2003) bir program gerçekleştirdi.
Çeşitli üniversitelerde şair ve sanatıyla ilgili çok sayıda bitirme ve yüksek lisans tezleri yapıldı.
Onlarca şiiri yabancı dillere de çevrilmiştir.
2004’de sponsorluğunu başından beri Tarsus Belediyesinin yaptığı “Karacaoğlan Şelâle Şiir Akşamları”etkinlikleri içerisinde her yıl bir şaire verilen “Karacaoğlan Onur Ödülü”nü aldı.
Şiir,hikâye ve yazıları Hisar,Varlık Yıllığı,Türk Edebiyatı,Dolunay,Doğuş Edebiyat, Milli Kültür, Kültür ve Sanat gibi yüzlerce sanat edebiyat dergilerinde yayınlandı.Önceleri halk şiirine daha yakın olan şiir anlayışını son dönemlerinde modern tarzla birleştirip kendine özgü yeni bir çizgi ortaya koymayı başardı.
Birebir yaşadıklarını yazan yazarken de yeniden yaşayan KARAKOÇ, gölgesi, çiçeği, meyvesi ve kendine özgü bir aroması olan şairlerdendir. Şiirde biçimi bir enstrümana benzetir, bunu da sesin belirleyeceğine özellikle vurgu yapar.”Yarar yönünden ister meyve versin, ister gölge, ister yaş olsun ister kuru, ister bir tenhada dikili dursun ister bir eşya olarak evimizin bir yerinde otursun, ağaç hep aynı ağaçtır, muhakkak bir yerde ihtiyacımızı karşılar. Sağlam bir etik, ilkeli bir estetik ve helâl ölçekli bir yarar sarmalında şiir de tıpkı bir ağaç gibidir; sanatı besleyen bu üç ana arterdir.”diyen Karakoç bir yerde şiiri tanımlarken de “kalbin bir zikir aracı olan şiir, trajik bir iç yangını, aşkın sıcak kanatları altında doğan bir kutsanmış sözler armonisi ve dört kelimeyle özetleyecek olursak evrensel bir dua biçimidir.”der ve bu tanımlamanın sınırlarını daha da genişleterek”Mutlak Gerçeğe,Mutlak Güzele Yönelmenin dillenişi ve Kalbin Dirilişidir”hükmüyle noktalar."



Mesaj Yaz 19.12.2009 13:55:49
Suruç'lu Mehmet Necip Özmen'den,

Demin bir hasret şiiri yazıp yaına sundum.Bu haberi okuyunca heyecanlandım.O Suruç'tur ki;doğdum,büyüdüm,yükünü tuttum kültürün.Bu günkü şiirim Suruç'a ve Suruç'lulara..
Hepinize sevgi ve selamlarla...


Hasreti Varsa Kardeşlerin

Kardeşlerim
Bir sabah selamı yollayın onlardan bana
İçinde
Adları olsun
Her renkten güller olsun
Kokularında kardeşlerimin

Türkü
Bir türkü tüter
Her gözüm dalıp gittikçe
Ah derim
Gurbetlik
Yürek ta derinden titrer

Yokluk
Yarar mı hiç yokluk
Yarar mı hiç ayrılık
Özlerim ki nasıl özlerim
Nasıl arzularım sizleri
Canım
Canımın içi kardeşlerim

Garaz
Garazın sivri mi sivridir dili
Batar
Acıtır
Garazın dikenli telleri
Ne felaketi ki ayırır
Uzaklıkların şol zalim illeri

Gün
Gün vursun
İçim dış
Dışım iç gibi
Yunayım tez zamanda
Kör tutsaklığındaysam
Benciliysem düşüncelerimin

Kim ki
Kimin ki gümanı
Dinlerim ne dini
Ne de imanı
Alındıysa ahı günahı
Burası da azap
Orası da azaptır
Ne yazar
Cihanın olsan şahı

Kuşlar
Hey kara kara
Uçup giden uzaklara kuşlar
Ne olur
Yük tutsun kanatlarınızda
Sizinle savuşsun
Sizinle yok olsun hasretler

Kurun
Çare olun
Taht kurun
Getirin güzel haberler
Gönlüm yoksul
Yoksul gönlün gözü kör olsun
Yeşersin
Naif ve güzel hasletler

Yağmur
Yağ yağmur
Damlaları yağmurun
Yağın yanaklarıma
Hiç bir damla benzemesin
Kan sıcak
Cehennemi kızıl
Göz yaşlarıma

19 Aralık 2009 Denizli


Mesaj Yaz 19.12.2009 02:51:54
Bu olağanüstü paylaşıma neden gidemediğim için üzgünüm davete icabet edememmem yurt dışında olmamdan kaynaklanıyor aklım suruç'ta olacak

Mesaj Yaz 18.12.2009 13:19:13
"Şiirin ak sakallısı olan değerli şair Şeyh-ül Şuara Bahattin Karakoç gibi bir şiir devi"
?
!
...


Mesaj Yaz 18.12.2009 01:05:56
"bazi siir aksamlarinda oldugu gibi ahbap cavus iliskilerinden uzak olmasi..." gibi bir ifadenin yeri bu haberin alti olmamaliydi. en azindan Bahattin Karakoc adina saygi gösterilerek böyle yakisiksiz bir söz sarfedilmemeliydi diye düsünüyor ve müessif buluyorum sayin "Sair.Arast.Yazar. Hidir Canalan"

Mesaj Yaz 17.12.2009 19:39:49
Bu tür etkinliklerin çoğalması artması kültürümüz açısında çok gerekli ve isabetli buluyorum bazı şiir akşamlarında olduğu gibi ahbap cavuş ilişkilerinden uzak olması ve devamında başarı dilyorum. Zevraki ŞAİR OZANIMIZIDA UNUTMAYALIM ÖLÜMÜNÜN 2. YIL DÖNÜMÜNDE RAHMETLE ANIYORUM.
Hıdır Canalan [Elazığ]
Şair. Araşt. Yazar.
[email protected]



Yorum Yapın

Suruç Ovasının ünlü Şairleri ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.