ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Deha, gerçekte alışılmamış şekilde görmekten başka bir şey değildir. William James Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Yunanlıların değil aslında bizimmişler!

Müzik tarihinde Yunanlılara mal edilen telli saz olarak bilinen 'lir' ve 'çifte kaval' çalgı aletinin kaynağının aslında Anadolu toplumuna ait olduğu belirlendi.

03.08.2009

Yunanlıların değil aslında bizimmişler!


Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nce ( AÜ ) yapılan araştırmada, müzik tarihinde Yunanlılara mal edilen telli saz olarak bilinen ’lir’ ve ’çifte kaval’ çalgı aletinin kaynağının aslında Anadolu toplumuna ait olduğu belirlendi.

’Anadolu’nun gizemli sesleri’ adlı çalışma ile bu çalgı aletlerinin Yunan müzik kültürüne Anadolu’dan geçtiğinin ispatlandığı, Türkiye ve dünya müzik tarihi için çok önemli bir kazanım olduğu bildirildi.
Araştırma üzerine batı bilim camiasında ve yeni müzik kitaplarında ’lir’ ve ’çifte kavalın’ Yunan çalgısı olduğu yönündeki bilgilerin değişmesi için çalışma başlatıldı.

AÜ Devlet Konservatuarı Müzik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bülent Alaner, müziğin Anadolu’daki 3 bin yıllık serüvenini, farklı etnik yapıları ve kültürleri bir arada tutucu gücünü incelemek üzere başlattıkları çalışmayı tamamladıklarını söyledi.

Anadolu’nun kültürel açıdan çok büyük bir coğrafya olduğunu işaret eden Prof. Dr. Alaner, 3 bin yıl öncesinden, günümüze kadar, kültürler, devletler, dinler, dillerin değişmesine rağmen müzikal yapının farklı kültürler içerisinde kendisini koruyarak günümüze kadar gelmeyi başardığını vurguladı.
Araştırmada, merkez olarak Frigya’yı ele aldıklarını belirten Prof. Dr. Alaner, bunun nedeni olarak ise Anadolu’da yaşayan farklı kültürlerdeki müzik öğesinin incelenmesi ve günümüz Türkiye’sindeki bu kültürel yapının ne şekilde olduğunu göstermek olduğunu dile getirdi.

Alaner, Frigya Ana Tanrıçası Kibele’nin yanlarında bulunan "küçük melekler" olarak adlandırılan "Lir" ve "Çifte kaval" çalan çalgıcıları incelediklerinde bu enstrümanların günümüz Anadolu’sunda da mevcut olduğunu gördüklerini kaydetti.

"Lir ve Çifte kaval Yunalıların değil Anadolu insanın eseri"
Prof. Dr. Alaner, araştırmanın bir diğer şaşırtıcı sonucunun geçmişte Anadolu’da yaşayan Ermeni, Ortodoks, Süryani, Yahudi ve İslami yeti benimsemiş olanlarla, İslam toplumlarında aynı melodinin çeşitli versiyonlarını kullanılmış olması olduğunu dikkat çekti. Prof. Dr. Alaner, araştırmayla toplumlar, dinler, diller ve devletler ne olursa olsun, müziğin değişmeden günümüze kadar gelebildiğini gördüklerini ifade etti.

Araştırma sonucunda, bir gerçeği ortaya çıkardıklarını işaret eden Prof. Dr. Alaner, müzik tarihinde Yunanlılara mal edilen ve halk arasında telli saz çalgısı olarak bilinen "Lir" ve "Çifte kaval" estrümanlarının kaynağının aslında Anadolu toplumu olduğunu belirlediklerinin kaydetti.
Prof. Dr. Alaner, bu çalgı aletlerinin Yunan kültürü ve müziğine Anadolu’dan geçtiğini tespit ettiklerini ve elde edilen bilgilerin kitap haline getirileceğini aktardı.

Bu tespitin Türk ve dünya müzik tarihi için çok önemli bir kazanım olduğunu anlatan Alaner, bunun üzerine batı bilim camiasında, yeni müzik kitaplarında yer alan her çalgı aletinin Yunanlılara ait olduğu yönündeki bilgilerin değişmesi yönünde ilk adımı attıklarını ve çalışma başlattıklarını açıkladı.
Alaner, konuyla alakalı bilgileri brifing olarak ABD de müzik alanındaki çeşitli seminer ve konferanslarda anlattıklarını ve olumlu sonuçlar aldıklarını kaydetti.

LİR VE ÇİFTE KAVAL

Lir, bir tür telli saz, arp çalgı aletinin küçüğüdür. Halk arasında daha çok telli saz olarak bilinir. Kaynaklarda Yunan çalgısı olarak adlandırılır. Ayrıca bu çalgıyı Arapların da kullandığı belirtiliyor. Çifte kaval, çoğunlukla kartalın kanat kemiğinden yapılan iki kavalın, yan yana birbirine bağlanmasıyla yapılır. Her iki kavalın da üflenen ucunda, kamış düdükler vardır. Uzunlukları 20 cm dolayında olan kavalların yedişer deliği vardır. İkisi birden üflenen kavallar arasında akort farkı yoktur. Hatay’a özgü argun adlı üflemeli çalgı da, çifte kavala benzer. Bunlar da çoğu kez kartal kemiğinden yapılır. Çifte kaval ile argun arasındaki başlıca fark, argunun kavallarından birinin deliksiz oluşudur. Perde deliği olmayan bu kaval, sürekli aynı sesi vererek öteki kavala eşlik eder.



Yorumlar
Mesaj Yaz 13.08.2009 11:12:43
Bizim olması gayet normal.Ne varsa hep araklamaya çalışıyorlar zaten.Yakında biz Türküz derlerse hiç şaşırmam.


Yorum Yapın

Yunanlıların değil aslında bizimmişler! ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.